Cem Sultan ve Edebiyat

0
Cem Sultan ya da Şehzade Cem, II. Mehmed’in Çiçek Hatun’dan olma en küçük oğlu ve II. Bayezid’in küçük kardeşi. Ağabeyi II. Bayezid ile girdiği taht mücadelesiyle bilinir.

CEM SULTAN
ve
EDEBİYAT

Fâtih devri şairlerinden olan Cem, II. Medmed’in üçüncü oğludur.

Henüz küçük bir çocukken aldığı özel derslerle Arapça ve Farsça öğrenmeye başlayan Cem, 10 yaşındayken gazel yazmaya başlamıştır.

Sehî Bey, Cem’in şiirlerinin hayal dolu, gazellerinin öğretici olduğunu söyler. Latîfî ve Alî onun şairliğini överler. Âşık Çelebi, tezkiresinde onun müsahiplerinden Sa’dî-i Cem ile Divanını ve “kerem” redifli kasidesini II. Bayezid’e gönderdiğini bildirmektedir.

Affedilmesi umuduyla ağabeyine yolladığını yetmiş dört beyitlik olumlu bir sonuç vermemiştir. Yine aynı tez- kîreden “râiyye” kasidesinin daha o zamanlar bir hayli ünlü olduğu anlaşılmaktadır.

Köklü bir kültüre sahip olan ve klasik edebiyatı çok iyi bilen Cem Sultan, İran edebiyatına derin vukufu sayesinde zengin hayallerle dolu şiirler yazmıştır. Şiirlerinde klasik edebî mazmunları, kıssa, hikaye ve efsanelerle klasik edebiyatın hayal dünyasına ait unsurları çok iyi kullanmıştır.

Şiirlerinde devamlı olarak yalnızlıktan şikayet eden Cem Sultan’ın romantik bir ruh hâli içinde olduğu da göze çarpmaktadır.

Oğlu Oğuz Han’ın öldürülmesi üzerine yazdığı mersiyede kederli bir babanın acısını çok iyi yansıtmıştır. Şiirlerinde daha çok Ahmed Paşa’nın etkisinde kalan Cem’in, özellikle memleketinden uzakta bulunduğu yıllara ait şiirlerinde vatan hasreti çektiği göze çarpmaktadır. Bu şiirlerinde Cem Sultan; samimi, hüzünlü ve tamamen yaşadıklarını ifade etmekte olduğu için oldukça dokunaklıdır.

Divânları ve Tıpkıbasımları

Cem Sultan’ın Türkçe Divânı’nın tıpkıbasımı (İsmail Hikmet Ertaylan, Sultan Cem, İstanbul 1951) ve tenkitli metni (Halil Ersoylu, Cem Sultan’ın Türkçe Divan’ı, İstanbul 1981 [3 c].; 1989) yayımlanmıştır. Cem Sultan’ın ayrıca Farsça Divân’ı da vardır. Bursa nüshası, Türkçe divan ile birlikte İsmail Hikmet Ertaylan tarafından yayımlanmıştır.

 

Cemşid ü Hurşid

 

Cem Sultan Cemşîd ü Hûrşîd isimli mesnevisini, meşhur İran şairi Selmân-ı Sâvecî’nin aynı isimdeki eserinden esinlenerek kaleme almıştır.

Âyât-ı Uşşâk ismiyle de anılan eser, 5374 beyit olup 881/1477 tarihinde aruzun “mefâîlün mefâîlün feûlün” kalıbıyla yazılmıştır.

Fâtih adına nazmedilen eserde, Çin padişahı Şâh Fağfur’un tek oğlu olan Cemşîd’in Rum kayserinin kızı Hûrşîd’i rüyasında görüp ona aşık olması ve onu bulmak için yola çıkması, yollarda masal kahramanlarının yaşadığı maceraları yaşayarak Nakkaş Mihrâb’ın da yardımıyla Rum’a varıp Hûrşîd’i bulması, Hûrşîd’in de ona âşık olması ve önemsiz sebeplerle sevgililerin birbirlerinden uzak kalıp tekrar buluşmaları ve evlenmeleri işlenir.

Eserde hikâye içinde kırk dokuz gazel, altı adet nazım (rubai başlıklı), birer tane tercî-i bend, kaside ve murabba yer almaktadır. Bu nazım şekillerinde on değişik vezin kullanılmıştır.

Cem Sultan’ın Cemşîd ü Hûrşîd üzerine Münevver Okur Meriç (Cem Sultan Cemşid ü Hurşid [İnceleme – ], Ankara 1997) ve Adnan İnce (Cem Sultan, Cemşid ü Hurşid, Ankara 2000) tarafından farklı iki ilmî çalışma yapılmış ve neşredilmiştir.

Münevver Okur Meriç, Şehzâde Cem hakkındaki spekülasyonları gerek yurt içi gerekse yurt dışında yaptığı titiz araştırmalar neticesinde elde ettiği belge ve bilgiler ışığında aydınlatmayı amaç edinip şehzadenin başından geçenleri titiz bir tarihçi tavrıyla inceleyen ve eserlerinden hareketle onun edebî şahsiyetini ortaya koyan önemli bir çalışma yapmıştır. 

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here