Celal Bayar Kimdir ?

1
Celal Bayar Kimdir ?

Türk siyaset ve devlet adamı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin üçüncü Cumhurbaşkanı’dır. 16 Mayıs 1883’te, Bursa’nın Gemlik ilçesine bağlı Umurbey köyünde doğmuş Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç ederek Umurbey’de ilkokul öğretmenliği, bir ara da Gemlik’te müdürlük yapan Abdullah Fehmi Efendi’nin oğludur. İlkokulu Umurbey’de tamamlayan Celal Bayar, Bursa’da okuduğu yıllarda, Harir Darü’t-Talimi (İpek Meslek Okulu) ve College Français de ” l’Assomption ” adlı Fransız Okulu’ndan dersler alarak kendi kendini yetiştirmeye çalışmıştır. Bayar, bir süre Gemlik Reji idaresi ve mahkemesinde, sonra da Ziraat Bankası ile Deutsche Orient-bank’ın Bursa şubelerinde memur olarak çalışmıştır ancak daha bu yıllarda, özellikle dayısının etkisiyle siyasetle ilgilenmeye başlamıştır. II. Meşrutiyet’in ilanından bir kaç ay önce siyasal olaylara katılmaya başladı. 1907’de İttihat ve Terakki’nin Bursa” da ki gizli bir kolu olan “Küme” isimli örgüte giren Celal Bayar, kısa sürede yükselerek İttihat ve Terakki’ nin önce Bursa sonra İzmir şubelerine sorumlu yazman olarak atanmıştır.

I. Dünya Savaşı yıllarını, İzmir’de cemiyetin önde gelen kişilerinden İzmir Valisi Rahmi Bey’in yanında örgüt çalışmalarını düzenlemekle geçiren Bayar, bu sıralarda İttihat ve Terakki’nin görüşlerini yansıtan Halka Doğru adlı derginin sorumlu yönetmenliğini de yaptı ve dergiye “Turgut Alp” takma adıyla yazılar yazdı. Savaşın bitiminden sonra İttihat ve Terakki kapatılınca mütareke döneminde Müdafaa-i Hukuk-i Osmaniye Cemiyeti’ne girdi. İzmir’in işgali tehlikesi ortaya çıkınca Bayar, zeybek ve köy hocası kılığına girerek ve “Galip Hoca” takma adıyla köyleri dolaşarak işgale karşı propaganda yaptı. İşgalden sonra da silahlı direnişe katıldı, Balıkesir Kongresi kararı ile Akhisar cephesi alay komutanlığına getirildi.

Bayar, 1920’de İstanbul’da toplanan son Osmanlı Meclisi’ne Saruhan (Manisa) milletvekili seçilerek girmiş, 16 Mart 1920’de İstanbul işgal edilince de gizlice Ankara’ya geçerek Birinci Büyük Millet Meclisi’nde Bursa temsilcisi olarak yer almıştır. Meclisin karışık siyasal yapısı içinde Bayar eski İttihatçılar arasına katılmayarak, Mustafa Kemal’in çevresine girmiş ve bu çevrenin güvenilir kişilerinden biri olmuştur. Bayar, Mustafa Kemal’in direktifi ile Yeşil Ordu ve Resmi Türkiye Komünist Fırkası hareketinin yöneticileri arasında yer almıştır. 1921-1924 arasında, meclis çalışmalarına önce iktisat komisyonu raportörü olarak başlayan Bayar, 1921’de iktisat vekilliğine atandı. 1922’de Lozan Konferansı’na gönderilen ilk kurula danışman olarak katıldı, bir süre hariciye vekiline vekâlet etti, 1924’te de mübadele, imar ve iskân vekilliğine getirildi. Aynı yıl içinde Atatürk tarafından ulusal bir banka kurmakla görevlendirilince hükümetten ayrıldı. II. Dünya Savaşı döneminde Celal Bayar’ın siyasal etkinliği sınırlı kalmış, altıncı (1937-1943) ve yedinci (1943-1946) dönemlerde İzmir’den milletvekili seçilmesine karşın yönetimde önemli bir göreve getirilmemiş, bu yılları sıradan bir CHP milletvekili olarak geçirmiştir.

Demokrat Parti’nin Kuruluşu ;
İsmet İnönü’nün 1945 başlarında rejim değişikliği olasılığını açıklamasından sonra Celal Bayar ve üç arkadaşı (Fuat Köprülü, Adnan Menderes, Refik Koraltan) CHP Meclis Grubu içinde bir muhalefet hareketi başlatmışlardır. 7 Haziran 1945 tarihli “Dörtlü Takrir”le belirginlik kazanan bu hareket Bayar’ın aynı yılın sonlarında milletvekilliğinden ve CHP’den ayrılarak 8 Ocak 1946’da üç arkadaşı ile beraber Demokrat Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Yeni kurulan Demokrat Parti’nin başkanlığına seçilen Celal Bayar, 1946-1950 döneminde partisinin yurt düzeyinde örgütlenerek 1923’ten beri iktidarda bulunan CHP’ye karşı ciddi bir rakip olarak ortaya çıkmasını sağlamıştır. 1946 seçimlerinde DP’den İstanbul milletvekili seçilen Bayar, meclise giren 61 Demokrat Parti milletvekili ile beraber CHP hükümetine karşı zaman zaman çok sertleşen bir tutum izlemiş, ancak bu muhalefet iki parti arasında belirgin bir ideolojik farklılaşmaya dayanmadan genellikle CHP ve DP’nin yönetici kadroları arasındaki kişisel sürtüşmelerden kaynaklanmıştır. Tek-parti yönetiminden çok-partili rejime geçişi kesinkes belirleyen 14 Mayıs 1950 seçimlerinde Demokrat Parti oyların % 53’ünü kazanarak 416 milletvekili ile iktidara gelirken Celal Bayar da 22 Mayıs 1950’de Türkiye’nin üçüncü Cumhurbaşkanı olarak göreve başlamıştır.

Celal Bayar’ın Cumhurbaşkanlığı ;
Cumhuriyet Dönemi’nin asker kökenli olmayan ilk cumhurbaşkanı olan Bayar, on yıl süren Demokrat Parti iktidarı sırasında Demokrat Parti Genel Başkanlığından resmen ayrılmasına karşın Demokrat Parti hükümetlerinin politikalarının saptanmasında dönemin başbakanı Adnan Menderes’ le birlikte ilk derecede söz sahibi olmuştur. Bayar’ın, aslında partiler üstü bir görev anlayışı gerektiren cumhurbaşkanlığında tarafsız kalmayarak DP’nin önderi olduğu görünümünü veren bir tutum takınması, 1950-1960 döneminde kendisine muhalefet tarafından sık sık eleştiriler yöneltilmesine yol açmıştır.
27 Mayıs 1960’ta, ordunun Demokrat Parti iktidarını devirerek siyasal gücü ele geçirmesinden sonra Celal Bayar, diğer Demokrat Parti yöneticileri ve milletvekilleri ile beraber tutuklanarak Yassıada’ya götürüldü, Yüksek Adalet Divanı tarafından yargılanmıştır. 15 Eylül 1961’de idama mahkûm olan Bayar’ın cezası, Milli Birlik Komitesi’nce ömür boyu hapse çevrildi ve sağlık nedenleriyle serbest bırakıldığı 1964 sonlarına kadar Kayseri’de tutuklu kalmıştır. Celal Bayar, serbest bırakıldıktan sonra Yüksek Adalet Divanı’nca mahkûm edilen Demokrat Parti’lilerin siyasi haklarının geri verilmesi için çalıştı, bu istemi de 1974’te gerçekleşti. “Siyasi Af” sorunu yüzünden Adalet Partisi yöneticileriyle arası açılan Bayar, 1973 seçimlerinde Adalet Partisin ’den kopan bir hizibin kurduğu Demokratik Parti’yi desteklemiştir. Demokrat Parti’nin 1973’ten sonra giderek gücünün azalması üzerine, 1970’lerin sonlarında genel olarak Adalet Partisi’ni destekleyen bir davranış içine girmiştir. 1980 ihtilâlini destekleyen ve sonrasında Türkiye’de sağ siyasal güçler üzerinde belirli ölçüde etkisini sürdüren Celâl Bayar, 105 yaşındayken Ağustos 1986’da öldü. Kabri, doğum yeri olan Gemlik-Umurbey’dedir.

• YAPITLAR : Celal Bayar’ın Söylev ve Demeçleri, 1921-1938, 1939; Celal Bayar Diyor ki, 1920-1950,’N. Sevgen (der.), 1951; Celal Bayar’ın Söylev ve Demeçleri, 1933-1935 Dış Politika, Ö. Şahingiray (der.), 1954; Atatürk’ten Hatıralar, .1955; Celal Bayar’m Söylev ve Demeçleri, 1946-1950, Ö. Şahingiray (der.), 1956; Ben de Yazdım, 8 cilt, 1965-1972; Atatürk’ün Metodolojisi ve Günümüz, 1978; Başvekilim Adnan Menderes, ty. Ben de Yazdım (Hatırat)

Share

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here