Canım Tavanım

0

Bazen tavanlar çok şey anlatır. Sesini duyan bilir bir tavanın hayat hakkındaki sözlerini. Tavan konuşur mu demeyin. Konuşur efendim.
Kendinizi çok yorgun hissettiğiniz de atıverirsiniz yatağa, eller başın altına kenetlenir, sağ ayak sol ayağın üstüne dolanır ve gözler dikilir tavana.

İşte o anda tavanın bütün gevezeliği üstündedir. Konuşur da konuşur.
ilk ve en vazgeçilmez sorusu “Yine ne oldu ? “ sorusudur. Sanki cevabı bilmiyor da!
Susmaz artık.

-Hoş geldin !
-Hiç hoş değilim, yoruldum ya hu ben bu hayattan !
-Hayat bu iyi günü de var kötü günü de. Önemli olan başına ne gelirse gelsin kabullenebilmek, çözüm yolu üretmek.
-Hiç bir şeyin çözüldüğü yok, anca kendimizi kandırıyoruz.
-Sen öyle san ! Hayattaki en acı şey sorgulama gücünü kaybetmiş bir beyin unutma !
-Ah! sorgulayıp duruyoruz da ne oluyor ? Bazen hiç bir şeyin farkında olmasak diyorum hani.
-Başkalarının ne düşündüğüne bu kadar önem verirsen geleceğin nokta bu olur.
-İyi ama o başkaları hayatıma bodoslama dalarken ben ne yapabilirim, hep başkalarına göre şekil almıyor muyuz?
-Bu hayatın provası yok. Ne yeniden geleceksin hayata ne de yaşadıklarını silebileceksin ona göre düşün !
-Ama başkalarını mutlu etmek gibi bir görevimiz var.
-Başkalarını mutlu etmek için, istemediğin halde, ‘Hayır’ diyemiyorsan tıp dilinde ‘kendini harcama hastalığı’ adı verilen ve en sık görülen ruhsal hummalardan birine tutulmuşsun demektir.
-Öyle mi dersin ? Sen oradan bana bakarken konuşmak kolay tabii.
-Her şey değişecektir, doğaları budur. Bir gün başarılı, bir gün başarısız olacaksın, bir gün zirvede, bir gün dipte olacaksın ama içinde bir şey hep aynı kalacak ve o bir şey, senin gerçekliliğindir İnsan kendi gerçekliğinde yaşar unutma !
-Başladın yine. Bilmek başka şey uygulamak başka. Ben yapamıyorum maalesef.
-Evet bilmek farkındalıktır. Farkındalık ve yaşam tecrübeleri seni olduğunudan farklı biri yapmaz, bunu yapan tek şey sevgidir. Bu yüzden koşulsuz sevmeyi ve kabullenmeyi öğrenmelidir insan.
-İyi dedin de! O zaman insan kullanılıyor. Sorgusuz, koşulsuz sevdiğin zaman aptal oluyorsun.
-İnsan kaşıkçı elması gibidir, tektir eşi yoktur, ve çok değerlidir. Karşındakinin senin için ne düşündüğü senin değerini azaltmaz. Önemli olan sen bil değerini, farkında ol.
-İyi ama o zaman yine mutsuz oluyorum.
-Mutluluğu nefsinde değil, kendi yüreğinde ara. Mutluluğun kaynağı dışında değil, içinde unutma. Mutluluk bazen dostarla içilen bir bardak demli çayda, bazen sevgilinin gülümsemesinde, bazen de tatlı bir güIümsemeyle hatırladığın güzel bir hatıranın içinde gizlidir.
-Offf bıdı bıdı. Her şeye bir cevabın var söylesene kaybettiğin birine de cevabın var mı ?
-Öldü mü ?
-Hayır. Allah korusun !
-Ee o zaman neden kaybettiğin oluyor ki?
-Yok çünkü. Yok.
-Doğru söyledin yok ! Bel bağladığın kimse olmamalı zaten. Yanında durmak isteyene kucak açarsın istemeyene yol zaten açık.
-Haklısın ! Hadi rahat bıraksan beni de biraz uyusam diyorum.
-Neden ? Yine olmadık düşler peşine mi düşeceksin?
-Hayallerin kime ne zararı olur ki. Varsın olmadık olsun. Az önce mutluluktan dem vuruyordun ya! Ben öyle mutluyum işte !
-Belki de en doğrusudur. Düşleri olan insanlar güzelliklerden çok kolay etkilenirler. Kimsenin göremediğini görür, en ufak detaylarla bile büyülenirler. Hadi şimdi uyu…

-Uykum kaçtı. Zaten işim vardı benim bu kadar çok konuşmasaydın biraz uyuyabilirdim.
-Ne zaman gelirsen ben buradayım.
-Bilmem mi icra memuru gibisin içimde ne varsa götürüyorsun çok şükür 🙂 Dostum benim… Canım Tavanım…

Özge Güneş

Yazmak zamanı durdurmaktır ....
Özge Güneş

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here