Çağ Ötesi Filozof: Sokrates

0

Yaşadığı dönemde insanları gerçek bilgiyi ve erdemi öğretmek için sorular sorarak (diyalektik) yönlendirmeye çalışan gerçek bir filozoftur. ‘Gerçek filozof’ olmasının nedeni o dönemde yaşayan diğer filozoflar’ın (kendilerini sofist (zeki) diye adlandırmaktadırlar) öğrendikleri akıl yürütme yöntemlerini para karşılığı satmalarıdır. Oysa Sokrates kendi doğasında var olan, sorgulayarak doğruya ulaşma yetisini, insanlara para karşılığı satma fikrini hırsızlık olarak nitelendirmektedir. Bu ve başka diğer nedenlerle yaşadığı dönemde (M.Ö. 470 – M.Ö. 399) Atina şehrinin ileri gelen filozofları ve yargıçları tarafından toplum düzenini bozduğu iddia edilerek idam edilmiştir.

Sokrates’in Yaşamı

Sokrates M.Ö 470 yılında Yumanistan Alopeke, Attika’da doğmuştur. Babası taş ustası Sofroniskos, annesi ebe Fenarete’dir. Hayatı hakkında çok fazla yazılı bilgi bulunmamakla birlikte  Ksantippe adında, Sokratese karşı çok da iyi davranmayan, biriyle evli olduğu antik kaynaklarda geçmektedir. Üç erkek çocuk sahibidir. Sokrates  adının  Yunan  dünyasında  duyulmaya  başlamasının,  MÖ. 432  yılında  patlak  veren Peleponnes  savaşıyla  olduğu  söylenebilir.  Anaksagoras’ın  öğrencisi  Arkhelaos’un  derslerine  katılan ama  sonradan  insani  problemlere çare  olmadığı  gerekçesiyle  doğa  felsefesinden  vazgeçen  Sokrates daha sonra ahlaki değer yargılarının ne olması gerektiği konusuna yoğunlaşarak ahlak felsefesine yönelmiştir.

Gündelik yaşamının hemen hemen tamamını Atina sokaklarında ve meydanlarında gezerek karşısına çıkan insanlara, özellikle gençlere, ahlakın, erdemin ve doğru bilginin ne olduğu hakkında soru sorup onlarla birlikte cevap arayarak geçirmiştir. Yaptığı bu işten para talep etmeyen ve sadece doğru bilgiye ulaşmak için bunu yaptığını söyleyen Sokrates dönemindeki gençlerin ona daha fazla rağbet etmesini sağlamıştır. Sorgulama tekniğini annesinin yapmış olduğu ebelik işine benzeterek, insanlara sağlıklı fikirler doğurtmaya çalıştığını söylemiştir. Kendisini at sineğine benzetmiş Atina’yı ise uyuyan bir at olarak nitelendirerek onu uyandırmaya çalıştığını belirtmiştir. Geçimini babası gibi taş ustalığı yaparak sağladığı söylenir. Para talep etmeden felsefe yaptığı için maddi durumunun çok iyi olduğu söylenemez. Nitekim Atina sokaklarında yalın ayak gezdiği söylenir. Bir gün tek kişinin geçme şansı olan bir patikada dönemin soylularından biriyle karşılaşınca soylu ona; ‘Ben senin gibi zavallılara yol vermem’ deyince Sokrates; ‘Ama ben veririm’ diyerek yoldan çekilmiştir. Sivri dilli olması ve döneminde yaşayan, istisnasız, herkesi eleştirmesi otoritenin dikkatini çekmiş ve onu bu işten vazgeçirmeye çalışmışlardır. Bunda başarılı olamayınca da gençler arasında ahlaksızlığı ve tanrılarını inkarı yaydığı gerekçesiyle idama mahkum edilmiştir.

Sokrates’in Felsefesi

Düşünce tarihinde ahlak felsefesi ve siyaset felsefesinin kurucusu olarak kabul edilen Sokrates ilk olarak insan doğasında var olan bilgeliği ve erdemi ortaya çıkarmak gerekliliğini savunmaktadır. Bu nedenle yapmış olduğu akıl yürütme mantığı doğru bilginin (doğrunun) ne olduğuna yoğunlaşmıştır. Daha sonra toplumu ele alarak doğru yönetim şeklinin ne olması gerektiğini sorgulamıştır. Sokrates buna göre, oldukça küçük olmakla birlikte, (yaklaşık kırk bin kişilik bir topluluğun siyasal örgütü  olarak) belli bir  büyüklüğe,  bu büyüklüğün mümkün  kıldığı moral birliğe ve nihayet,  siyasal bağımsızlık  veya  özerkliğe  sahip  politik  yönetim  birimi  olarak  Yunan devleti  moral boyutuna vurgu yapar. Yani, devletin varlık nedeni, sadece yurttaşlarının hayatlarını güvence altına almak değil  fakat esas onların mutluluğa erişebilmelerini mümkün kılmak, ahlaken  iyi bir yaşam sürmelerini sağlamak ve yurttaşlarına iyi bir hayat temin etmektir. Devlet ile onun yasalarının bir sözleşmeye dayandığını söyler. Bu sözleşme anlayışı ise temelde devlet ve devletin yasalarıyla yurttaşlar arasında bir sözleşme bulunduğu, kaderini sosyal sistemini bütün hayatı boyunca kabul etmiş olduğu topluluk ya da cemaate bağlı kılmış olan  yurttaşın  toplumsal  düzenin  kendisine  bağlı  olduğu  kurum  ve  örgütleri  desteklemek  ve  başına buyruk  hareket  etmemek  gibi  bir  yükümlülüğü bulunduğu  düşüncesini  belirtir. Yani Sokrates, özelde kişilerin doğru ahlaka ulaşması neticesinde toplum olarak doğru yönetim biçimine ulaşılacağını savunmaktadır. Bu nedenle Sokrates’e göre; devletin yönetim kısmı filozoflardan oluşmalıdır. Askerler sadece devleti korumalı ve yönetim tabakasından kişilerle ilişki içerisinde olmalıdır. Bunun yanı sıra halkın sadece üretim (tarım, ticaret) ile uğraşmasını felsefe ile ilgilenmemesi düşüncesini savunur.

Sokrates’in Öğrencileri

Ahlak ve Siyaset Felsefesi’nin kurucusu sayılan Sokrates yaşamı boyunca hiç bir eser kaleme almamıştır. Bu nedenle Sokrates’in en büyük eseri öğrencisi Platon’dur. Platon, hocasının fikirlerini bir araya toplayıp ‘Devlet’ kitabında kaleme almıştır. Platon dönemin en soylularındandır. Aynı zamanda Aristo’nun hocası olan Platon, felsefenin diğer bilimlerden ayrı olduğunu vurgulayarak sistemleştirmiştir . Sokrates’in diğer öğrencileri;

Alkibiadis: Antik Yunan devlet adamı ve generaldir.

Antisthenes: Kendine ait felsefe okulu açmıştır.

Critias: Politikacıdır.

Glaukon: Felsececi, Platon’un abisidir.

Ksenofon: Tarihçi, yazar aynı zamanda askerdir.

Phaidon: Filozoftur.

Sokrates’in Ölümü

Sokrates’in her şeyi sorgulayan yapısı yaşamının sonlanmasına da neden olmuştur. Nitekim Atina’nın ileri gelenlerinin topluluk içerisinde ileri sürdüğü savları bir bir çürüterek onların fikirlerini toplumun karşısında değersiz düşürdüğü çok vaki olmuştur. Bunun neticesinde Sokrates’e önce sert uyarılarda bulunulmuş yaptığından vazgeçmezse yargı önüne çıkarılacağı tehdidinde bulunulmuştur. Sokrates ‘Eğer dediğinizi yaparsam şimdiye kadar savunmuş olduğum bütün fikirlerimin aslında yanlış olduğunu söylemiş olurum’ diyerek reddetmiştir. Sokrates ile bu şekilde başa çıkamayacaklarını anlayınca, gençler arasında ahlaksızlığı ve tanrıları yok saymayı öğütlediği gerekçesiyle mahkemeye çıkardılar. Kendisine eğer özür diler ve haksız olduğunu kabul ederse serbest bırakılacağı söylense de kabul etmeyerek;

‘Beni suçlayanların üzerinizde nasıl bir etki bıraktıklarını bilemem, Atinalılar ama öylesine inandırıcı konuştular ki, neredeyse bana kendimi unutturdular ve gene de söylediklerinin hemen hemen tek bir sözcüğü bile doğru değil. Ama söyledikleri sayısız yalan arasında beni en çok biri şaşırttı: Sizlere benim tarafımdan aldatılmamak için kendinizi kollamanız gerektiği çünkü çok inandırıcı bir konuşmacı olduğum söylendi. Aslında ağzımı açar açmaz büyük bir konuşmacı olmaktan nasıl uzak olduğumu göstereceğimi bile bile bunu söylemeleri bana çok utanmazca göründü—hiç kuşkusuz usta bir konuşmacı ile demek istedikleri şey gerçekliği dile getiren biri değilse. Ama demek istedikleri buysa, usta bir konuşmacı olduğumu kabul ederim, hiç kuşkusuz onlarla aynı tarzda olmamak üzere. Evet, dediğim gibi, söyledikleri arasında gerçek tek bir sözcük bile yok; ama benden yalnızca gerçeği işiteceksiniz…’(tamamı için bkz: Sokrates’in Savunması, Platon)

demiştir. Neticede 500 jüri üyesinin 280’i idamı için onay vermiştir. İdam cezası uygulanmadan evvel Platon bir kaç arkadaşıyla Sokrates’i kaçırmak için gelmiş ona da ‘eğer hapisten kaçarsam bana yönelttikleri bütün suçlamaları kabul etmiş olurum ve kanun gözünde kaçak duruma düşerim. Bu da benim yıllardır eleştirmiş olduğum erdemsiz bir davranış olur ve ben bunun yerine ölmeyi yeğlerim’ demiştir. Neticede zehir dolu şarap içirilerek idam edilmiştir.

Sokrates’in Sözleri

– Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir.

– Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.

– Sadece bir iyi vardır, bilgi; ve sadece bir kötü vardır, cehalet.

– Ne pahasına olursa olsun, evlenin. Karınız iyi çıkarsa mutlu olursunuz,yok fena çıkarsa o zaman da filozof olursunuz.

– Kainatta tesadüfe, tesadüf edilmez.

– Haksızlık yapmak, haksızlığa uğramaktan daha acıdır.

– Endişelerinizden kurtulmak istiyorsanız, yaşamaktan en çok korktuğunuz şeyin bir gün başınıza geleceğini kabul edin.

– Bir yargıç, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir.

– Bir şeyleri değiştirmek isteyen insan, işe önce kendisinden başlamalıdır.

– Bilgi ruhun gıdasıdır.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here