Bulumia Nedir ?

2

BULUMİA NEDİR?

Yemek çıkarma bağımlılığı olarak da bilinen uzman dilindeki adı Bulumia Nervoza tipik özelliklerine bakacak olursak, sık sık gelen yemek yeme krizleridir. Bu hastalığa sahip kişiler az bir zamanda tek öğünde çok fazla kalori alırlar. Bu krizlerini kontrol edemezler ve hangi besinden ne kadar alması gerektiğini düşünmeyip bilinçsizce ve istem dışı tüketirler. Bu durumdan utandıkları için de genelde bunu saklamaya çalışır, bir uzmandan yardım almaktan çekindikleri için de uzun bir süre bu hastalıkla yaşamak zorunda kalırlar.

Bu hastalar şişmanlamaktan çok korkarlar. Girdikleri açlık krizinden dolayı pişman olurlar ve bu durumu engellemek için kendilerine çareler üretmeye başlarlar. Genelde pişmanlıktan ve kilo almaktan korktuklarından yedikleri yemekleri kusarak çıkarırlar. Daha ileri giderek müshil ilacı kullanabilirler. İdrar arttırıcı (diüretik) ilaçlar alırlar, kilolarını korumak için yoğun yaparlar ve bazen de korkularından şok uygulayabilirler.

Bulumia hastaları bu şekilde sadece kilolarını düşünerek hayatlarını geçirirler. Kilo problemleri olmasa bile şişmanlamaktan korkarlar.

BULUMİA GÖRÜLME SIKLIĞI

Her 100 kişiden 1’i veya 2’si bu hastalığa yakalanırlar. Bu hastalık özellikle kadınlarda ve genç kızlarda görülmekle birlikte son zamanlarda artan güzellik algısının etkisiyle erkeklerde de artmaya başlamıştır. Birçok genç erkek şişmanlamaktan korktuğu için daha fazla spor yapmaya başladığını, açlık krizlerine girdiğini bildirmiştir. Buna karşın 100 bulumia hastasının 90‘ı kadınlardan oluşmaktadır.

BULUMİA HASTALIĞI NASIL OLUŞUR?

Bulumia hastalığının çok farklı faktörler ve şartlarla birlikte etkili olmaktadır. Gelişen batılı güzellik anlayışı kadınları etkisi altına alarak bir kalıba girmeye zorlar. Bu kişiler eğer zayıfsa kilo alıp toplumdaki yerini ve değerini kaybetmekten korkarak açlık orucu tutarlar. Bunu aşırı açlık sonrası yemek krizi takip eder ve sonrasında gelen pişmanlıkla bu yediklerini kusma eğilimine girerler. Eğer bu hasta kilolu ise kilo vermek için bir Diyetisyene gitmeye utanır. Çünkü Diyetisyene gitmek kilosunu kabullenmek olacaktır ve bu durum da toplumdan gelecek şişman damgasından (bu hastaların düşüncesine göre) korkarlar. Bundan dolayı kendileri çare aramaya koyulur. Yanlış ve düzensiz beslenme ile çare bulamayan hastalar yine kusma ve ilaç kullanma eğilimine girerek hayatı kendilerine zehir ederler. Öz değer bakımından kendini güçsüz ve güvensiz hisseden kişilerde de sık olarak rastlanır.

KİMLER RİSK ALTINDA?

Özellikle 18-25 arası genç kadınlarda bulumia hastalığı riski yüksektir. Özgüveni düşük, kendini kiloları üzerinden tanımlayan, sıklıkla diyet yapan ve sosyal ilişkilerde zayıf olan kişiler de aynı şekilde risk altındadır. Vücut özelliklerine bağlı meslekler olan manken, dansçı, profesyonel sporcu gibi gruplarda da giderek daha fazla kişi bulumia hastası olmaktadır.

Bu hastalıkta yakın çevre olan aile bireyleri de eğer kişiye destek vermeyip sürekli fiziksel özellikleri, kilosu üzerinden eleştiri yapıyorsa ve belirgin bir şekilde çocuklarının beklentilerine karşılık vermediklerini hissettiriyorsa bu aileler de kişilerde bulumia hastalığının oluşmasına katkıda bulunmuş olur.

Bir de genetik olarak annelerinde, kız kardeşlerinde eğer bulumia görülüyorsa bu kişilerin de hastalığa yakalanma oranı 3-4 kat artmaktadır.

BULUMİA HASTASI OLDUĞUMUZU NASIL ANLARIZ?

Bulumia hastalığı bir anda oluşmaz. Yukarıda saydığımız durumların bir veya birden fazlası birlikte gelişerek bu hastalığı oluşturur.

Bir yeme bozukluğunun başlangıcı başlıca şunlar olabilir:

⇒ Yemek yerken endişe duymak

⇒ Kilonuza ve görünümünüze takıntının oluşmaya başlaması

⇒ Gizli yemek yeme alışkanlığınızın oluşmaya başlaması

⇒ Yemekten sonra kusmak

⇒ Yemek yeme krizlerinin oluşması

Genelde ilk olarak aile hekimliklerine başvurulur. Ancak bunun yanı sıra bir psikoterapistin kapsamlı muayenesinden sonra ortaya çıkar. Muayeneden sonra uygun tedavi belirlenerek uygulamaya geçilir.

Erken teşhis edildiği zaman tedavisi de daha başarılı olmaktadır.

BULUMİA TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

Burada anlatacaklarımız ile kişiler kendilerine bir tedavi sağlayamazlar. Öncelikli olarak bunun bilinmesi gerekir.

İlk olarak bir psikiyatriste gidilip teşhis konulması gerekmektedir. Sonrasında ise kişi terapiye başlar. Ancak burada önemli olan terapiyi verecek olan psikoloğun bu konu hakkında deneyimli olması ve uygun uzmanlığa sahip olması gerekir. Düzenli terapi ile bu hastalık kesin ve kalıcı olarak iyileştirilebilmektedir.

Hastanın yakın çevresi olan ailesi ve arkadaşları iyi bir şekilde destek vererek kişinin moralini yüksek tutması hastalığın tedavisinde pozitif etki sağlar.

Kişiler eğer ki kilolu ve bulumik ise hem psikolog hem de eşliğinde tedaviye devam etmelidir.

 

DİYETİSYEN MUHAMMED TURFAN

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here