Bu Dünyadan Bir Fırat Geçti

0

FIRAT YILMAZ ÇAKIROĞLU 

Fırat Yılmaz , 1 Ocak 1991 de Konya’nın Akşehir ilçesinde doğdu. 20 Şubat 2015 tarihinde eğitim gördüğü Edebiyat Fakültesi’nde PKK  militanları tarafından öldürüldü. Bugün yaşasaydı bu dava için yine ölürdü,gözünü kırpmaz yine ölürdü. Neden? Bayrak azizim bayrak, vatan efendim vatan.  16.45 de başlamış çatışmalar. Üç dakika kadar önce karşılıklı taşlama olmuş. Sonra katilinin kafeye girdiğini görüp o da girmiş. Otuz saniye sonra ardından çıkıp sandalyeye oturmuş. Arkadaşları görmüş bacaklarından kan geldiğini. Fırat gördü mü acaba kendi kanını? Ne düşündü acaba ölümüne beş kala? Tüm hayatı geçti mi acaba gözlerinin önünden? Ölüyorum dedi mi kendine?

Ege Üniversitesi’nde Tarih Bölümü’nde okuyormuş Fırat. Geleceğin fevkalade tarihçilerinden biri (olacaktı). Elbetteki hayalleri vardı. Sevdiği bir kız vardı;Beyza. Belki de evleneceklerdi, çocukları olacaktı. Bir annesi var Fırat’ın, bir babası. Onların da hayalleri vardı. Bin bir emekle okuttukları oğullarının diplomasını, mürüvvetini, belki de çocuklarını görmek istiyorlardı. Ama davası vardı Fırat’ın. Davası ağır bastı. Düşünmedi bunları, bırakmam toprağımın bir karışını bu kalleşlere dedi muhtemelen. Önce hayallerini öldürdü, savaştı. Kendi öldü sonra, afedersiniz Fırat şehit oldu sonra. Sevdiği de öldü onunla. Anne – babası da öldü onunla, hayalleri de. 

Bir gün Fırat okulunda terörist başı hain aponun asılı olduğu bir stand görmüş, korkmamış basmış tekmeyi. Böyle balamış ilk hikayesi Ege Üniversite’si reisi olmuş. Sürekli yürüyüşler düzenliyor,  yazılar yazıyor, konuşmalar yapıyormuş. Ege Üniversitesi’nde terörist istemiyoruz sloganını sosyal medyadan tüm Türkiye’ye duyurmuş. Gerçek bir dava adamıymış Fırat. Fırat’ın ikinci adı Yılmaz. Adı gibi yılmamış, hep savaşmış, hep mücadele vermiş. Bir gün bir konuşmasında ‘ Biz burada bu mücadele de 20 kişi kalsak da pes etmeyeceğiz.’ demiş. Der evet çünkü o kırk kişiyle Çin ordusuna kafa tutan Kürşat’ın torunu. Hainler pusu kurarmış hep Fırat’a. Hep onunla uğraşıp, susturmaya çalışırlarmış. Korkmamış Fırat. Yakınları okula gitmemesi, dışarı çıkmaması için uyarmışlar hep, susmamış Fırat okuluna gitmiş, dimdik de çıkmış karşılarına. Yine susmadı ki Fırat, yine korkmadı aslanlar gibi şehit oldu Fırat. Susmayacak da Fıratlar hiç susmayacak hep yaşayacak.

Kız arkadaşının ağabeyi anlatıyor; ‘ Kardeşimi eve bırakacaktı ilk defa, bırakacağı zaman gelince dolmuştan inecekleri yola koştum, emanette var yanımda laftan anlamazsa vuracağım. İndiler dolmuştan, geldiler yanıma. Elini uzattı ”Ben Fırat” dedi.” Kardeşin buraya kadar bana emanetti, bundan sonra eve kadar sana emanet, ondan sonra ikiniz de Allah’a emanetsiniz. Ben ne diyebilirim ki bu adama? Ne denir ki bu adama?” Adam denir buna adam.

Ölmedin Fırat yaşıyorsun. Davanda ölmedi hilal bıyıklı yaşıyor. Bir öldün bak bin yaşıyoruz. Yaşayacağız, yaşatacağız, susmayacağız, korkmayacak, alışmayacağız. Senin gibi aslanlar dimdik karşılarında durup dimdik savaşacağız. Unutulmadın, unutulmayacaksın. Nesiller boyu seni anlatacağız. Bu dünyadan bir Fırat geçti olacak, adın. Senin de dediğin gibi yirmi kişi kalsak da bitmeyecek bu memleket sevdası. Sen ve senin gibiler hep var olacak. Rahat uyu Fatih’in torunu, huzurlu uyu Kürşat’ın oğlu.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here