Hey Kurban Olduğum Boyacı

0

Kafkaslarda bir Allah dostu bir bahar mevsiminde bir köyden diğer bir köye giderken yolu bir dağ yamacının önünden geçer. Dağın yamacına bakar ki moru,beyazı kırmızısı,pembesiyle açmış bin bir renkli çiçekler. Dağın yamacı adeta renk cümbüşü. Rüzgarın hafif esintisiyle de gelen menekşe ve diğer çiçeklerin enfes kokuları. Allah dostu, dağ yamacını şöyle bir süzdükten ve enfes kokuları koklayıp içine çektikten sonra:
-Hey kurban olduğum boyacı(Allah’ım)Bu boyaları görüp ve bu boyaları koklayıp bu boya ve güzelliklere hayranlık duyup sana hayranlık duymayan, seni göremeyen gözlere yuh olsun,diye bağırır.
Gerçekten Allah dostunun bu haykırışının altında büyük bir gerçek yatmaktadır. Nasıl ki gördüğümüz muhteşem bir tablo bize o tabloyu yapan bir ressamın olduğunu hatırlatıyorsa, içinde yaşadığımız tabiat ve tabiat içindeki düzen,ahenk ve güzellikler de bize bunları yaratan birinin olduğunu hatırlatmaktadır. Üzerine basıp geçtiğimiz toprak, Allah’ın en büyük mucizelerinden biridir. Buzdolabında koyduğumuz yemeklerin ve kesilen meyvelerin üzeri kapatılmadığın da kokuları birbirine karışırken yan yana bulunan erik,kayısı,şeftali veya biber,domates,patlıcan,fasulye gibi meyve ve sebzeler, kökleri yan yana olduğu halde hiçbirinin kokusunu ve rengi birbirine karışmamaktadır. Bir rengi kırmızı iken diğeri yemyeşil birinin tadı şeker gibi tatlı iken diğerinin tadı dişlerimizi kamaştırırcasına ekşi. Bu farklılığı ve kudreti görüp de O’nu göremeyen ve O’nu bulamayan, dünyada hiçbir şeyi bulmuş sayılmaz. Dünyanın en zengin ve en kudretli insanları bile olsa.

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here