Bosna Savaşı

1

BOSNA NERESİDİR?

Bosna-Hersek…

Balkanların harika güzelliklere ve önemli tarihi eserlere sahip ülkesidir. Kuzey ve batısında Hırvatistan, güney ve doğu sınırlarında Sırbistan ve Karadağ ülkesi yer almaktadır. Nüfusu 3 milyon, yüzölçümü 51 bin km2’dir.  Adriyatik denizine 20 km kıyısı vardır.

 

Bosna-Hersek ne yazık ki tarih boyunca makus talihi sebebi ile savaşlar,çatışmalar ve huzursuzluklar ile anılan bir coğrafyadır. En önemli örnek 1.Dünya savaşının başlamasına neden olan Avusturya-Macaristan İmparatoru Ferdinand’ın, Saraybosna’da suikaste uğramasıdır. Bosna-Hersek’in kronolojik tarihine bakarsak ;

➡ 1180-1436 arasındaki zamanın çoğunda bağımsız krallık

➡ 1580-1878 arasındaki zamanda Osmanlı İmparatorluğu eyaleti

➡ 1578-1918 arasındaki zamanda Avusturya-Macaristan İmparatorluğuna bağlı bir tımar

➡ 1945-1992 arasında Yugoslavya’nın fedaral cumhuriyeti idi.

 

BOSNA SAVAŞI NEDENLERİ

1918 yılında Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun dağılması ile Bosna-Hersek,Yugoslavya Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne dahil olmuş fakat sürekli çatışmaların merkezi olmuştur. Yugoslavya’da birliği sağlayan Tito’nun ölmesi ile birlikte Yugoslavya etnik ve dini çatışmalar başlamış ve bunun sonucunda Yugoslavya dağılmıştır. Yugoslavya’nın dağılışı çok sert çatışmalara ve savaşlara neden olmuştur. Bu savaşların en şiddetlisi Bosna savaşıdır.

Yugoslavya’nın dağılma süreci, ilk olarak Slovenya’nın 25 Haziran 1991 yılında bağımsızlığını ilan etmesi ile başlamıştır. Avrupa Birliği 15 Ocak 1992 yılında Slovenya’yı resmen tanımış , 22 Mayıs 1992 yılında Birleşmiş Milletler üyeliğine kabul edilmiştir. Hırvatistan’da 25 Haziran 1991 yılında bağımsızlığını ilan etmiş, 15 Ocak 1992 yılında Avrupa Birliği tarafından tanınmış,22 Mayıs 1992 yılında da Birleşmiş Milletler üyeliğine kabul edilmiştir. Fakat Sırplar, Hırvatistan’ın bağımsızlık ilanını hazmedemeyerek, Yugoslav Halk Ordusu yardımı ve buradaki halkı ayaklandırarak Vukovar ve Knin de katliamlar yapmıştır. Birleşmiş Milletler ve Batılı devletlerin müdahelesi ile Hırvatistan olayları bastırmış ve nihai sınırlarını korumuştur.

Bosna-Hersek ise Aliya İzzetbegoviç liderliğinde 3 Mart 1992’de Bosna-Hersek Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ilan etmiştir. ABD ve Avrupalı devletler tarafından tanınmış ve 22 mayıs 1992’de Birleşmiş Milletler üyeliğine kabul edilmiştir.

 

BOSNA SAVAŞININ BAŞLAMASI

5 Nisan 1992’de Saraybosna’da ki protesto sırasında öldürülen Dilberoviç’ten sonra Bosna-Hersek’te büyük bir savaş başladı. Hırvat lideri Franjo Tudman ile Sırp lideri Slobodan Miloseviç’in gizlice antlaşma imzalayıp Bosna-Hersek’in bağımsızlığı aleyhinde Sırp-Hırvat ittifakını kurmuşlardır. Bosna-Hersek’in Sırplar ve Hırvatlar arasında bölüşülmesi ile Müslümanlara bağımsız bir Bosna-Hersek Devleti kurma fırsatının verilmemesi kararlaştırılmıştı.

Bu ittifakın ardından Sırp-Hırvat ortak güçleri ile Bosnalılar arasında şiddetli çatışmalar başlamıştır. İlk etapta böyle bir saldırı beklemeyen Bosnalılar kitleler halinde soykırıma uğramıştır. Hırvatistan’a Sırp müdahelesinde hemen tepki veren Birleşmiş Milletler ve Avrupa, Bosan’daki olayları seyretmekle kalmış ve katliamlara göz yummuştur. Göz göre göre Bosnalı Müslümanlara soykırım yapılmıştır.

Bosnalılar hazırlıksız yakalanmaları ve hem Sırp hem de Hırvat çeteleri ile savaştıkları için ağır mağlubiyetlere ve katliamlara maruz kalmıştır. Fakat yaşanan gelişmeler sonucunda Hırvatlar ile sürpriz bir şekilde 1994 yılında Washington anlaşması imzalanmış ve Hırvatlar ile olan mücadele son bulmuştur.

Hırvatlar ile savaş sona ermiş fakat Sırplar ile yapılan savaş son bulmamıştır. Sırp güçleri saldırıların boyutunu hergün daha fazla arttırarak ve işgal ettiği her yerde acımadan soykırım yaparak ve yüzbinlerce Müslümanı katletmiştir. Sırpların tek bir politikası vardı; gittiğin yeri ele geçirmekle bırakma,oradaki ırkı da yok et. Dünyadan hiçbir ses çıkmamasını da fırsat gören Sırplar yakma,yıkma,katliam,soykırım,etnik temizlik dahil her türlü insanlık dışı olaylar yapmaya tüm hızıyla devam etmiştir. Sırplar iyice cesaretlenerek Nazi dönemi benzeri toplama kampları kurup buralarda toplu katliamlar yapmaya da başlamıştır.

SREBRENİTSA KATLİAMI

Srebranitsa şehri BM tarafından 1995 yılında güvenli bölge kabul edilmiş ve katliamlardan kaçan binlerce Bosnalı’ya ev sahipliği yapmaktaydı. Şehir Bm askerleri tarafından korunmaktaydı. Güvenli olmasına rağmen Srebranitsa açlığın,sefaletin kol sürdüğü bir toplama kampı görünümündeydi. 10 Temmuz 1995 yılında Sırp komutan mladiç (baş harfi bilerek küçük yazılmıştır,çünkü bu komutan bir insan kasabıdır) yönetimindeki  güçler Srebrenitsa’ya ağır bir bombardıman başlatmıştır.

Oradaki Hollanda askerlerinden oluşan BM güçleri korkarak Bosnalı binlerce insanı Sırplara teslim ederek şehirden ayrılmıştır. Srebrenitsa’ya giren Sırp birlikleri ayrım yapmadan 8500 civarı Bosnalı Müslümanı katletmiştir.

 

 

 

 

 

MARKALE PAZAR YERİ PATLAMASI

Saraybosna’da bulunan Markale pazar yeri ilk olarak 5 Şubat 1994 tarihinde halkın en kalabalık olduğu saatlerde 120 mm’lik toplar ile bombalanmış ve 68 kişi ölmüş,

 

144 kişi yaralanmıştır. Sırp Cumhurbaşkanı bu saldırının BM,NATO ve Avrupalı devletlerin Bosna’ya müdehale isteyen Bosnalılar tarafından yapıldığını gibi saçma bi iddada bulunmuştur.

28 Ağustos 1995 tarihinde aynı yer barış görüşmelerinin devam ettiği sırada bir kez daha bombalanmıştır. ABD bu saldırıya çok büyük tepki göstermiş ve acilen Sırplara müdahale edilmesi yönünde NATO’ya baskı yapmıştır.

İki gün sonra Nato ve BM birlikleri ağır bir şekilde Sırp güçlerine saldırmış ve kısa sürede tüm Sırp güçleri bertaraf edilmiştir. Bu saldırı karşısında Sırplar şok olmuş ve paniğe kapılmıştır.

 

SAVAŞIN BİTİŞİ VE DAYTON ANTLAŞMASI

Aliya İzzetbegoviç önderliğindeki Bosna güçleri çok kısıtlı imkanlar içinde olmalarına rağmen tarihte izine az rastlanan bir mücadele örneği göstermiştir. 3 buçuk sene boyunca modern silahlarla donatılmış Sırp ordusuna kısıtlı imkanlarla Saraybosna kuşatmasında direnmişlerdir. 1993 yılında kazılan 800 metrelik uzunlukta Saraybosna havalimanından Saraybosna şehrine ulaşan Umut tüneli kazılmış ve buradan direnişe sürekli her açıdan yardım sağlanmıştır. Ve bu tünel savaşın kaderini değiştirmiştir.

Bosnalıların onurlu direnişi,Nato,Bm güçlerinin artan saldırıları ile Sırplar pes etmiş ve savaş Bosnalıların zaferi ile sonuçlanmıştır. 21 Kasım 1995 tarihinde ABD’nin Ohio eyaletindeki Dayton kentinde taslağı hazırlanan ana metin ve 11 ekten oluşan antlaşma, 14 Aralık 1995 tarihinde Paris’te Bosna-Hersek adına Aliya İzzetbegoviç, Hırvatistan adına Franko Tudjman ve Yugoslavya Federal Cumhuriyeti adına Slobodan Miloseviç tarafından imzalanmıştır.

Bu antlaşmayla kurulan Bosna-Hersek Devleti, 10 kantondan oluşan Bosna-Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti olarak iki bölüme ve Brcko adında küçük bir özerk bölgeye ayrılmıştır. Bu bölümler hukuksal olarak gerçek bir sınır niteliği taşımayan ve uluslararası güç IFOR ve SFOR tarafından denetlenen yaklaşık 1400 km. uzunluğundaki bir sınır ile ayrılmışlardır. Antlaşma,  Halk Meclisi ve Temsilciler Meclisi’nden oluşan ikili parlamento, üç kişiden oluşan Cumhurbaşkanlığı Konseyi (iki üye Bosna ve Hersek Federasyonu’ndan bir üye Sırp Cumhuriyeti’nden), Bakanlar Kurulu, Anayasa Mahkemesi ve Merkez Bankası kurumlarından oluşan bir anayasa yapılmasını öngörmüştür. Dayton anlaşması şartları o kadar iyi olmazsa da savaştan daha iyi bir seçenek olduğu için Bosnalılar tarafından kabul edilmiştir.

 

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here