Bitkisel Hayat & Beyin Ölümü

Beyin ölümü & Bitkisel Hayat nedir?

Tıp dilinde canlıya “bitkisel hayat” yahut “beyin ölümü” tanısı konabilmesi için hangi kriterlerin gerçekleşmiş olması gerekir?

Beyin Ölümü (Brain Death)

1-Beyin işlevleri ortadan kalkmış olmalıdır: Bu durumda hasta derin komadadır. Spontan hareket yoktur ve ağrılı, işitsel ve görsel uyaranla ses veya hareketle yanıt alınmaz.
2-Beyin sapı işlevleri kaybolmuştur: Gözler orta hatta ve hareketsizdir, göz-beyin yolları (okulosefalik) ve göz-kulak (okulovestibuler) refleksler alınmaz. Göz bebekleri geniş veya orta hatta ve ışığa cevapsızdır. Yüzkasları hareketsizdir. Ağrılı uyaranla kasılma (deserebrasyon) posturü ortaya çıkmaz.
3-Solunum ancak cihaz yardımıyla sağlanır, cihazdan ayrılınca durur.
4-Bitkisel Yaşam (persistent vegetative state) herhangi bir nedenle, örneğin ağır bir kafa travması sonucu derin komaya giren bir kişide görülür. Yeterli bakım sağlandığında 2-4 hafta kadar sonra uyku-uyanıklık ritminin normale döndüğü görülür. Solunum ve dolaşım sistemi de normaldir. Ancak, hasta çevresinden habersizdir. Böyle bir hasta bakımı sağlandığı sürece çevresinden habersiz bir halde yıllarca yaşayabilir. Yani tam da ifade ettiğimiz gibi yaşamsal fonksiyonlar gerçekleştirilir fakat bilinçsel duyu olarak ifade edebileceğimiz algoritmalar ölü durumdadır.

Peki bitkisel hayata geçmiş biriyle herhangi bir şekilde iletişim kurmak mümkün müdür? Bu konu hakkında İngiliz ve Belçikalı bilim adamlarının olağan dışı yöntemine beraber göz atalım.

” Bahsi geçen bilim insanlarının bilgisayarlı görüntüleme yönteminden yararlanarak, bitkisel hayattaki hastaların bir kısmı ile ilk kez iletişim kurabildi. Oysa daha önce bitkisel hayattaki hastaların bilinçleri tamamen kapalı olduğu için çevre ile bağlantıları olmadığı düşünülüyordu.
54 hasta üzerinde sürdürülen çalışmada, 5 hastanın beyin faaliyetlerini bilinçli bir şekilde yönlendirebildiği görüldü. Bu çalışma, bitkisel hayattaki veya minimal bilinç düzeyine sahip olduğu düşünülen hastaların bir kısmında, algılama ve kavrama gibi beyin faaliyetlerinin devam ettiğini ortaya koydu.
Bilinci kapalı gibi görünen hastaların artık sesini duyabileceğiz. Bilim insanları ilk kez bitkisel hayat tanısı konulan hastalar ile iletişim kurabildi. Bu hastaların bilinç düzeyini sorgulamak için düzenlenen bir çalışmada, beyinlerinin spesifik sorulara tepki verip vermediği anlamak için fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (MRI) teknolojisinden yararlanıldı. Daha sonra biraz daha geliştirilen bu teknik ile hastaların bazı sorulara evet/hayır şeklinde yanıt vermesi istendi. Seyrek görülsede birkaç hasta üzerinde başarı sağlayan bu ileti ildeki zamanlar için umud vaadi veren bir icad.”

 

Ülkemizde beyin ölümü ve bitkisel hayat karıştırılıyor mu? Bu konu hakkında Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Organ Nakli Koordinatörü Dr. Ufuk Bakmaz’a kulak verelim:

“Beyin ölümü çoğunlukla bitkisel hayatla karıştırılıyor. Oysa beyin ölümünde artık vücut fonksiyonlarını yerine getiremez. Yani kişi son nefesini vermiş fakat cihaz ve ilaçların desteğiyle solunum ve dolaşım desteği sağlanır. Ancak belli bir süre sonra bu destekler kesilince kişi kaybedilir. Bitkisel hayatta kalan bir hasta bakımı yapıldığı müddetçe uzun yıllar bu durumda kalabilir, çok düşük bir ihtimalle de olsa hayati fonksiyonlarına geri kavuşabilir. Fakat beyin ölümünde hiçbir hasta tekrardan uyanmamıştır. Bitkisel hayatta hastanın bazı beyin fonksiyonları hala çalışmaktadır. Yani kişinin solunumu beynin kontrolü altındadır. Beyin ölümünde ise beyin fonksiyonları tamamen bitmiş ve cihazlar sayesinde solunum sağlanır.” 

İfadeden anlaşılacağı üzere ikisi aynı ifade değildir. Beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın bir süre sonra diğer fonksiyonlarını kaybetmesi kaçınılmazken, bitkisel hayatta olan bir hastanın bakımına düzenli bir şekilde devam edilirse yıllar boyu yaşayabilir. Fakat bu ne kadar yaşamak olarak adlandırılır? Çünkü dış etmenlerin tamamından habersiz olmak, duymak, görmek, konuşmak ve diğer fonksiyonlar dışında sadece nefes alıyor. Başka bir şekilde ifade edecek olursak yarım yaşam.Ve ayrıca bilinmesi gereken bir ifade de şudur ki “Beyin ölümünden uyanan yok.” Bu ifadeyi vurgulayan doktorlar beyin ölümü gerçekleşmiş hastaların organları kullanılmaz hale gelmeden, canlılık fonksiyonlarını yitirmeden başkalarına can olmak için bağışlanması talebinde..

Peki bitkisel hayatta ümitvari durumlar söz konusu değil mi?

Aksine bizi bu durumda canlı tutacak pek çok durum var dünyada;

Fransa’da 15 yıl boyunca bitkisel hayatta kalan hasta, boynundaki bir sinir tetiklendiğinde bilincini yeniden kazandı.

2001 yılında araba kazası sonrası bitkisel hayata giren ve 15 yıl yoğun bakımda yatan hasta, boynundaki bir sinirin tetiklenmesiyle uyandı.

Uygulanan tüm testlere rağmen hiçbir gelişme göstermeyen hasta, Fransız Ulusal Bilimsel Araştırmalar Merkezi’nden Angela Sirigu ve meslektaşlarının deneme aşamasında olan ve vagus sinirine odaklanan yeni bir teknik sayesinde bilincini yeniden kazandı.

New ’de yer alan habere göre araştırmacılar, vagus sinirinin beyindeki ve vücuttaki birkaç bölgeyi tetiklediğini, kalp atışı ve akciğer fonksiyonlarını kontrol eden parasempatik sinir sitemini düzenlediğini söyledi.

Araştırmacı Sirigu, “Bu sinir, doğrudan ve dolaylı yollarla beynin bazı bölgeleriyle bağlantı sağlıyor. Nöron aktivitesi, duyguları düzenleyen amigdala ve hafızayla ilişkili olan hipokampus bölgeleriyle oldukça iletişim içerisinde bulunuyor” dedi.

Görüyoruz ki yarım yaşam olarak adlandırılsa dahi imkansız olan bir durum asla yok ortada. Klişe gibi gelebilir ama eskiler derler ya “çıkmamış candan ümit kesilmez.” bitkisel hayatta o hesap bir olgu. Yirmi sene sonra, otuz sene sonra uyananlar dahi var. Elbette yirmi sene sonra uyandığında dünyanın değişimine zor ayak uyduracak hatta belki bu bahsim bile çok küçük bir ihtimal. Ama inanmak güzeldir, sizde inanın!

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

Elanur Akbaba

Türkiye | Erzurum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll Up