Birbirinden İlginç 10 Hobi

0

Bir hobiye sahip olmak kişiyi mutlu kılar, stres seviyesini azaltır ve hayata karşı daha sevecen olmasını sağlar.
“Hobileriniz nelerdir?” sorusunu eminim siz de hayatınızın belli dönemlerinde duymuşsunuzdur. Okulda, iş görüşmesinde, ilk tanışmada… Kimi insan bu soruya kitap okumak, müzik dinlemek, gezmek gibi klasik cevaplar verirken, kimisi ise yaratıcılığını ön plana koyarak cevap vermeyi tercih ediyor. Şimdi gelin hep birlikte bu yaratıcı cevaplara bir göz atalım.


1. İkebana


İkebana, Japon kökenli bir çiçek düzenleme sanatıdır. İke kelimesi Japonca’da canlı tutmak, hayat vermek anlamına gelmektedir, bana kelimesi ise çiçekler… Yani kısaca çiçeklere hayat vermeyi ve çiçekleri canlı tutmayı amaçlayan bir uygulama.

Geçmişi neredeyse 6.yy’a kadar dayanan bu uygulamanın altında bir felsefe yatmaktadır. Bu uygulamanın amacı, insanları doğa ile iç içe bırakmak, doğaya farklı bir bakış açısı ile baktırmak ve yaşam ile ölüm arasındaki farkı düşündürtmektir. Bu yüzden İkebana’da sadece çiçekler kullanılmaz. Dallar, solmuş çiçekler, filizler ve çakıl taşları da uygulamaya dahil edilir. Ve her bir öğenin bir anlamı vardır. Örneğin; çiçek bugünü, tomurcuk geleceği ve tohum ise geçmişi temsil eder.


2. Hayvan Boyama


İlk kez Çin’de ortaya çıkan bu uygulama da amaç evcil hayvanları farklı bir hayvanın formuna uygun biçimde boyamak. Örneğin; kaplan görünümlü bir köpek ya da panda görünümlü bir köpek. Tüyleri çok ve kısa boylu olan hayvanlara yapılan uygulama daha başarılı oluyormuş.

Çin’de 1998 ve 2008 yılları arasında bu uygulamaya harcanan para devasa miktarlara ulaşmış. Ama bu uygulamadan hayvanlar ne kadar hoşnut, işte orası meçhul.


3. Tren Gözcülüğü


Tren istasyonunda elinde kamerasıyla bekleyen birini görürseniz şaşırmayın. Muhtemelen kendisinin tren gözcülüğü hobisi vardır. Bu hobiye sahip olan kişiler, tren istasyonlarında trenin gelmesini bekliyor ve tren gelince onun resmini çekiyorlar. Sadece çekmekle kalmayıp aynı zamanda gördükleri trenin özelliklerini not etmeyi de unutmuyorlar.


4. Göbek Deliği Pamukçuğu Koleksiyonu


Kulağa ne kadar ilginç gelse de evet bunu hobi haline getiren birileri de var elbette. Örneğin; İngiltere’de yaşayan 45 yaşındaki Graham Barker. Barker, yaklaşık 26 yıl önce sıradan bir akşam geçirirken, birden böyle bir fikir gelmiş aklına. O günden beri göbeğindeki pamukçukları kavanozların içine atarak biriktirmeyi kendine hobi edinmiş. Barker’ın kavanozlarında, her renkten pamukçuk bulunuyor. Doğal olarak giydiği kıyafete ve kullandığı havluya göre pamukçuklarının da rengi farklı. Çoğu kişi için mide bulandırıcı olsa da Barker koleksiyonu için “Bütün işlem sadece birkaç saniye alıyor. Zaten zaman içinde otomatiğe bağlanmış gibi oluyorsun ve elin göbek deliğine kendiliğinden gidiyor. Dolayısıyla bu koleksiyona fazla zaman ayırmam gerekmedi” diyerek hoşnutluğunu dile getirmiş.

26 yılda toplam 22.1 gram pamuk biriktiren Barker, Guinness Rekorlar kitabına girmeyi de başarmış. Umarım bu koleksiyonu, Barker’dan başka benimseyen yoktur.


5. Tırnak Koleksiyonu


Normal insanlar tırnaklarını kestikten sonra çöpe atmayı tercih ederler ama Richard Gibbson 1978 yılından beri ayak tırnaklarını kestikten sonra atmıyor ve biriktiriyor. Bir gün ayak tırnaklarını keserken küçük bir kutuyu tırnaklarıyla ne kadar sürede dolduracağını merak etmiş Gibbson. O günden sonra tırnaklarını, çöp kutusuna atmak yerine kutuya atmış. Bu küçük kutuyu doldurması iki yılını almış. Daha sonra bu uygulamaya iyice alışan Gibbson, tırnaklarını kavanoza taşımış. Eve bir misafir geldiğinde ise kavanozunu saklamayı tercih edermiş.


6. Ölü Taklidi Yapmak


Sanırım en ilginç hobi bu olsa gerek. Çünkü Chuck Lamb adındaki bu adamın hobisi, ölü taklidi yapmak. Bu işe başladığında, solgun teni, keli ve gözlerinin altındaki torbalarla, bu iş için uygun olduğunu düşünmüş Lamb. Yaptığı her taklidin resmini çekmeyi de ihmal etmemiş.

Daha sonra kendisine yaptığı özel makyajlarla ve hazırladığı ortamlarla ortaya zamanla daha ilginç görüntüler çıkmış. Hayali dizi ve filmlerde oynamak olan Lamb, kendisi için birde site kurmuş; deadbodyguy.com

Sitesini bir yılda 32 milyon kişi ziyaret etmiş. Ayrıca hayalini de gerçekleştirmiş Lamb. ThanksKilling, Horrorween ve The Mitchell Tapes adlı filmlerde rol almış.


7. Para Dağıtmak


Aklınıza ilk alışveriş gelmiş olabilir. Aslında alışveriş yapmakta güzel bir hobi. Ama burada işin asıl öyle değil. Reed Sandridge adındaki bir adam her gün rastgele seçtiği birine 10 dolar vermeyi hobi edinmiş. Onlarla fotoğraf çekilmeyi ve isimlerini de not defterine yazmayı unutmuyor. Bundan hiçbir beklentisi olmayan Sandridge, bu hobiyle kendini mutlu hissettiğini söylüyor.


8. Sürekli Dava Açma Hobisi


Belgeler, avukatlar, davalar… Bunlarla uğraşmak bizim için yorucu hatta fobi bile olur. Ama Jonathan Lee Riches isimli bir adam, dava açmayı hobi edinmiş. Hatta takıntı haline getirmiş desek daha doğru olur. Çünkü kendisi NASA’dan Barack Obama’ya Jennifer Lopez’den Britney Spears’a kadar 4000’e yakın kişiyi ve kurumu dava etmiş. Eyfel Kulesini bile…

Onun bu hobisi, Guinness yetkilileri tarafından ilginç bulundu ve Jonathan Lee Riches’i dünyanın en çok dava açan insanı olarak Guinness Rekorlar kitabına aldılar. Ama Jonathan, yine kimseyi şaşırtmadı ve 2010 yılında Guinness’e de dava açtı.


9. Araçlara Dövme Yapmak


Hepimiz çevremizde, en azından bir yerinde yazı ya da resim olan araçlar görmüşüzdür. Özellikle arka cama yazılan yazılar absürd olabiliyor. Ama 71 yaşındaki Li Zongxiong, kullandığı arabasının, iki kamyonunun ve motosikletinin her yerini dövmelerle kaplamış. Yaptırdığı dövmeler öyle basit dövmelerde değil. Dövmelerdeki metinleri Budist metinlerden alan Li, “Toplumun ahlakının kötüleştiğini hissettim, bu yüzden araçlarıma bazı erdem kelimeleri yazdım.” diyerek güzel bir amaca hizmet ediyor.


10. Yumurta Oyma


Kahvaltıda bir çoğumuzun severek tükettiği yumurta, bazı ellerde sanat eserine dönüşüyor. Ufak bir delik açılıp yumurtanın içi boşaltılıyor ve kurumaya bırakılıyor. Daha sonra oyma ve boyama tekniği ya da ikisinin harmanlanmış hali kullanılarak yumurtaya istenilen şekiller ve motifler çiziliyor. İsteğe bağlı olarak boya ve ipte kullanılıyor.

Avrupa’da bu uygulamayı severek yapanlar var hatta bundan çok iyi para kazananlar da var. Türkiye ilk yumurta oyma ustası ise Yusuf Eygören’dir. Yumurtaları oyduktan ya da boyadıktan sonra kırılmamaları için fanusa koyuyor Yusuf Usta. Işıklarla da destekleyince ortaya güzel bir görüntü çıkıyor. Yusuf Usta’nın en büyük hayali ise Allah’ın 99 ismi ile süslediği eserler yapıp onları bir sergide sergilemek.


 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here