Bir Karşılıksız Sevda Hikayesi: Monna Rosa

0

Bugün size, her okuduğumda tüylerimi diken diken eden bir hikayeyi anlatacağım arkadaşlar. Sezai Karakoç ve bitmeyen, tükenmeyen büyük aşkı Muazzez Akkaya … Sezai Karakoç, Muazzez Akkaya’ya yazmıştı Mona Roza şiirini. En azından hep bildiğimiz hikayeler böyleydi. Fakat Sezai Karakoç kendi dilinden dökülen sözlerle yalanlamıştı aslında bu söylenenleri. Karakoç, Mona Roza şiirini serbest şiircilere tepki olarak yazdığını söylemekteydi. Serbest şiircilerin, hem Divan Edebiyatı ile dalga geçip, üstüne üstlük bir de ” gül ve bülbülden başka bir şey yok” şeklindeki söylemlerine karşı şiirinin adını Mona Roza koyduğunu söylüyordu Karakoç. Mona Roza tek gül demekti.

 

Ayrıca şiirini 19 yaşında Mülkiye 2. sınıf öğrencisi iken yazdığını da belirtiyordu. O zamanlar moda olduğu için akrostiş bir şiir yazdığını ve okuldan bir arkadaşının adını kullandığını söylüyordu. Yani Karakoç’a göre ortada bir aşk yoktu. Muazzez Akkaya’ya da soruluyor bu soru, bu şiir. Akkaya ise “Gençliğin verdiği heyecanla yaşanmış bir tutkuydu, benim için de gençlikte kalmış bir hatıra. Sezai Karakoç, büyük bir şair! Bu tutkusu devam ediyor mu bilmiyorum, benim için tarihe mal olmuş bir aşk, bir şiir ve hep böyle de kalacak. Ben okuldan sonra mutlu bir evlilik geçirdim. O döneme ait fotoğrafların çoğunu imha ettim, keşke saklasaydım diyorum bazen. Kendisiyle hiç görüşmedim, 15 yıl önce bir arkadaşım görüşmüş, onun aracılığıyla haber aldım. Kendisine, bana olan sevdasına, aşkına hep saygı duydum. Okul yıllarında da bana olan ilgisini fark etmiştim; bu şiiri yazdığını da biliyordum ama ben aynı yakınlığı duymamıştım. Belki bir yerde karşılaşırsak bir merhaba derim. Allah hepimize uzun ömür versin.” şeklinde konuşuyordu. Yani Üstad’ı yalanlamak haddime değil ama, Üstad besbelli büyük aşkını saklamaya uğraşıyordu. Fakat Üstad ne kadar saklamaya uğraşsa da şiirinde aşkını ele veriyordu zaten. Haydi şiire bir göz atalım…

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister.
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Ulur aya karşı kirli çakallar,
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa.
Mona Rosa bugün bende bir hal var.
Yağmur iri iri düşer toprağa,
Ulur aya karşı kirli çakallar.

Açma pencereni perdeleri çek,
Mona Rosa seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmem için yetecek.
Anla Mona Rosa ben bir deliyim.
Açma pencereni perdeleri çek.

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi,
Bende çıkar güneş aydınlığına.
Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi.
Seni hatırlatır her zaman bana.
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.

Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
Işıksız ruhumu sallar da durur.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar.

Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi.
Ellerinden belli olur bir kadın,
Denizin dibinde geziyor gibi.
Ellerin, ellerin ve parmakların.

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana,
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.

Akşamları gelir incir kuşları,
Konarlar bahçemin incirlerine.
Kiminin rengi ak kiminin sarı.
Ah beni vursalar bir kuş yerine.
Akşamları gelir incir kuşları.

Ki ben Mona Rosa bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında.
Hayatla doldurur bu boş yelkeni.
O masum bakışların su kenarında.
Ki ben Mona Rosa bulurum seni.

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
Henüz dinlemedin benden türküler.
Benim aşkım uymaz öyle her saza.
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

Artık inan bana muhacir kızı,
Dinle ve kabul et itirafımı.
Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı
Alev alev sardı her tarafımı.
Artık inan bana muhacir kızı.

Yağmurdan sonra büyürmüş başak,
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.
Yağmurdan sonra büyürmüş başak.

Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kuş tüyüne.
Bir tüy ki can verir gülümsesen,
Bir tüy ki kapalı geceye güne.
Altın bilezikler o kokulu ten.

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister,
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Kıtaların baş harflerinden de anlaşılacağı gibi “Muazzez Akkaya’m” yazmakta. Monna Rosa… Edebiyatımızın belki de en güzel aşk şiiri…

 

Şimdi sizleri Merhum Sacit Onan’ın yorumuyla baş başa bırakıyorum…

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here