Bir Amerika Macerası: Work and Travel

0

Günümüzde gelişen iş dünyasıyla birlikte yabancı dilin önemi de artmış durumda. Kişinin bildiği dil sayısı ne kadar fazlaysa, işe alınma şansı da o derece fazla oluyor. Bu dillerin başında tabii ki İngilizce geliyor. İngilizce evrensel bir dil haline geldiği için artık yabancı dil olarak değil, ikinci bir dil gibi kullanılmaya başlandı. Ama ne yazık ki ülkemizde ilkokuldan beri verilen dil eğitimi yeterli değil. İngilizcesini geliştirmek isteyen kişilerin, yabancı dil kurslarına katılmaları bir nebze yeterli olacaktır. “Tamamen dilimi geliştirmek istiyorum, bunun yanında güzel bir aksanım olsun biraz da kültür.” diyorsanız yapmanız gereken tek şey yurt dışı anlaşmalı bir programa başvurmak. İşte bunlardan biri; Work and Travel.

Work and Travel nedir?

Work and Travel, hem çalışma hem de seyahat etme olanakları sunan Amerika odaklı bir dil ve kültür programıdır. Bu program, Erasmus (öğrenci değişim programı) gibi okullarla bağlantılı değildir. Yurtdışı anlaşmalı özel şirketler sayesinde bu programa katılım sağlanıyor. Katılım ücreti şirketten şirkete değişse de ortalama olarak 1800 ya da 2100 USD civarıdır. Buna ek olarak 160 USD vize ücreti, 35 USD SEVIS ücreti ve ortalama olarak 700 USD uçak bileti ücreti ödeniyor.
Programa sadece 18-26 yaş aralığındaki üniversite öğrencileri, yüksek lisans yapanlar ve doktora yapanlar katılabiliyor. Yalnızca açık öğretimde okuyan öğrenciler başvuramıyor. Katılımcıların 90 günlük bir çalışma süreleri oluyor, daha sonra katılımcılara 1 aylık seyahat etme izinleri veriliyor. Bu program dil eğitiminin yanı sıra öğrencilere iş deneyimi kazandırma, ufuklarını genişletme, farklı kültürlerle iç içe olma gibi imkanlar sağlıyor.

Katılım Şartları:
18-26 yaş arası üniversite öğrencisi olmak,
Ders ortalamasının 2 ve üzeri olması,
Günlük konuşmaları anlayacak ve cevap verecek kadar İngilizce bilmek,
Problem çözme odaklı, özgüvenli ve programı başarıyla bitirecek olgunluğa sahip olmak.

Nerelerde çalışılıyor ve iş/işletme seçimi


Programa, katılacak kişiler orada çalışacakları işleri kendileri belirliyorlar. İşte bazı meslekler: garsonluk, otellerde kat görevlisi, bulaşıkçılık, can kurtaran, kasiyer, çamaşırhane görevlisi, aşçılık, fast-food çalışanı, barmen, resepsiyonist, eğlence merkezi çalışanı, stand görevlisi.
Kişi, işveren ile ya internet üzerinden görüntülü konuşarak ya da düzenlenen iş fuarında işveren ile yüz yüze konuşarak iş görüşmesini gerçekleştirmiş oluyor. Eğer işe kabul edilirse, kişinin yasal çalışma belgesi oluşturuluyor ve gönderiliyor.

Amerika’da saatlik yasal asgari ücret 7,25 USD’dir. Seçilen işin kalitesine göre bu ücret değişim gösterilebilir. Örneğin saatlik ücreti fazla ise işin zorluğu da fazladır. Haftalık ortalama çalışma süresi ise 35-45 saat arasıdır. Sezonun yoğun olduğu dönemlerde çalışma süresi artabilir, eğer sezonun başları ise 35 saatin altına bile düşülebilir. Alaska gibi yerlerde ise mevsime bağlı olarak balık temizleme işinde 80 ila 100 saat arası çalışmalar mümkün. Yasal olarak çalışma süresi 40 saati geçtiğinde, kişinin ek ücret alma hakkı oluyor.

Vize İşlemleri
Katılımcılar paralarını ödeyip, gerekli belgeleri hazırladıktan ve işleri de onaylandıktan sonra geriye sadece vize almak kalıyor. Çoğu kişi bu aşamada takılıp kalabiliyor. Yapılan sözlü mülakatta İngilizcesi yeterli görülmeyen kişiye vize maalesef verilmiyor. Eğer kişinin vizesi onaylanmazsa, şirkete ödediği parayı geri alabiliyor.
Vizesi onaylanan kişiler ise uçak biletlerini alıp gidecekleri günü bekliyor.

Uçak Bileti Alma ve Yolculuk Tavsiyeleri
Vize onaylanma işleminden sonra geriye uçak bileti alma kalıyor. Uçak bileti alacak kişiler, biletlerini çok önceden almalılar. Son gün ya da gidilecek günden birkaç gün öncesinden alınan biletin fiyatı muhtemelen daha pahalı olacaktır. Sadece fiyata değil, ABD’ye varış saati de önemlidir. Geç bir saatte iniş gerçekleştiğinde otobüs ya da tren bulmak zor olabilir.
Uçuştan önce katılımcıya lazım olacak şirketle birlikte hazırlanan belgeler yanında olmalıdır. Uçuş sırasında ise verilen I-94 formları dikkatlice doldurulmalıdır. Bu form üzerindeki numaralar, katılımcının ABD’ye girişinin seri numaralarıdır. Bu form, iki parçadan oluşur. İniş gerçekleştiğinde görevli bu formun bir parçasını kendine alır, diğer parçasını da kişinin pasaportuna zımbalar. Belgenin üzerindeki numaraların silinmemesine ya da belgenin zarar görmemesine dikkat edilmelidir. Aksi taktirde kişi, ciddi problemlerle karşılaşabilir.

Konaklama


Katılımcının, kalacak yerini bazen işveren kendi ayarlayabiliyor. Yapılan anlaşmalarla birlikte kira ücreti kişinin maaşından kesiliyor. Eğer işveren kalacak yeri ayarlamıyorsa konaklama için bir sürü seçenek var. Ev kiralamak, yurtta kalmak, ya da extended stay hotels tarzı otellerde kalmak…
Ev kiralamak sanılanın aksine çokta meşakkatli bir süreç değil. İnternet üzerindeki sitelerden ya da ilanlardan ev bulmak mümkün. Sadece tek kişilik, bir eve çıkmak katılımcıyı zora sokabilir. Bu yüzden programa katılan çoğu kişi 4-5 kişilik gruplar halinde ev kiralamayı tercih ediyorlar.
Bir diğer seçenek ise yurtta kalmak… Katılımcı, civardaki kolejleri araştırıp, bunlarla bağlantı kurmalıdır. Bunun için yine Internette hizmet sunan sitelerden yardım alabilirler.
Almak Extended Stay Hotels tarzı oteller, uzun süre konaklama imkanı sunan oteller ya da pansiyonlardır. Aylık ortalama 300 ya da 400 USD ödeyerek 3-4 kişi kalınabilir. Kişiler istedikleri zaman otelden ayrılabilirler. Böyle yerlerin en büyük avantajı; temizlik probleminin olmaması. Her gün odalar görevliler tarafından temizlenir. Yemek, spor salonu, yüzme havuzu gibi imkânlarda sağlayan bu oteller, programa katılanlar arasında çok tercih ediliyor.

Ek olarak; Amerika’da Gezilecek Bazı Yerler
Times Meydanı-Manhattan, New York:

Büyük reklam panolarının altında kalabalığın aktığı bir meydan Times Meydanı. Bir köşede maskotlar, bir köşede alışveriş yapan, gülümseyen, metroya yetişmeye çalışan insanlar… Birçok filmde de yere alan bu meydan, yılbaşı geceleri daha da renkli bir hâl alıyor. Meydana çıkan bazı yollar, sadece yayaların kullanımına açık ve meydanda kesinlikle sigara içmek yasak.

South Beach-Miami:

İnsanların çılgınca eğlendiği yerlerden biridir. İnsanlar gündüz denize girerken, gece yapılan çılgın partilerle kendilerinden geçiyorlar. Bu yüzden buraya Miami’nin kalbi desek daha doğru olur.

Walt Disney World-Florida:

122 km’lik alanı kaplayan bu devasa eğlence merkezi, insanları adeta kendi sihirli dünyasına çekiyor. Başarılı oyuncu kadrosu, farklı aktiviteler, eğlence merkezleri, hayvan maceraları, yeme-içme ve alışveriş merkezleri ile her yaştan insanı büyüleyen bu mekan, mutlaka görülmesi gereken yerler arasında olmalıdır.

Hollywood, Los Angeles, California:

Film endüstrisinin kalbi olan şirin kasabalardan biridir. Sokaklarda gezerken bir ünlü ile karşılaşmak mümkün. Şöhretler Kaldırımı olarak adlandırılan uzun yolda, Hollywood yıldızlarının adlarının üzerinde yürünebilir. Boksör Muhammet Ali’nin ismi hariç…

Grand Prismatic Spring-Yellowstone:

Yellowstone Ulusal Parkında bulunan Grand Prismatic Spring yani Büyük Prizmatik Kaplıca golü, gökkuşağı rengindeki suyuyla görsel bir şölen sunuyor adeta. Göl çevresinde yürüyüşler düzenleniyor. Farklı bir gezegeni andıran bu doğal güzelliğin, tek tehlikesi yola aniden fırlayan buffalo sürücüleri…

Son olarak, bu maceraya katılmak istiyorsanız, hiç düşünmeden katılın. Elde edeceğiniz deneyimler ve Amerikan’ın renkli dünyası ile kendinize çok şey katacaksınız. Özellikle dil konusunda… Çünkü dil, yerinde öğrenilir.
İyi şanslar…

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here