”Bir adamın Ölçütü, Güçle Ne Yaptığıdır.” Aforizması

0

”Bir adamın ölçütü, güçle ne yaptığıdır.” 

Bu yazımda Platon’un çok sevdiğim bir aforizması hakkında kendi kişisel açılımımı sizlere sunmak istiyorum. 

Halk arasında çok yaygın inanışlar vardır. Bunlardan birkaç tanesini sıralayarak işe başlamak istiyorum: 

  • ”Çok para, mal ve mülk seni yoldan çıkarır.”
  • ”Gözü yükseklerde birisi olmak iyi bir şey değildir. ”
  • Tanımadığın bilmediğin şeylere merak salma, başına bela getirir.” 
  • Bilmediğin yerlerde ne işin var senin? Bilmediğin yerlere gidersen böyle olursun işte.” 

Platon’unda aforizmasında net bir şekilde değindiği gibi kişiye gerçek değerini veren sahip olmadığı imkanlar içerisinde yapmayacağını düşündükleri değil o şeyi yapabilecek güce sahip olup yapmamayı seçmesidir. İnsanların bir çoğu sahip olamadıkları şeylerin hayalini kurarak yaşarlar. Bu tür şeylerin hayalini kuran insanlar kendi içlerinde ikiye ayrılırlar. Psikoloji karmaşası olanlar ve aforizmalara inananlar. Psikoloji karmaşası içerisinde olan insanlar genelde duygulara yoğunlaşırlar ve yoğunlaştıkları duyguları sayesinde içinden çıkılmaz bir duruma girerler. O tür insanlar genelde sadece hayal kurmayı, istemeyi ve oturmayı seçen tiplerdir. Psikolojinin karmaşıklığını kavrayabilmek için ekip arkadaşlarımın hazırlamış olduğu bir takım yazılara sitemizden göz gezdirebilirsiniz. Ben işin psikoloji kısmında pek durmayacağım ve aforizmalara inananlar kısmına yoğunlaşacağım. Aforizmalara inanan kısım daha felsefi düşünen insanlardan oluşur ve onlar istediklerini elde edebilmek için harekete geçmiş insanlardır. İyi miktar para kazanırlar, bilmediği şeyleri öğrenirler, gitmediği yerlere giderler. Sürekli bir şey keşfederler ve keşfetmenin önemli bir şey olduğunun bilincindedirler. 

Hepimiz büyüklerimizden çok paranın beladan başka bir şey getirmediğini, kişiyi yoldan çıkaracağını duymuşuzdur. Peki kişiyi yoldan çıkaran şey para mıdır yoksa parası olduğunda onu kullanmayı bilmemesi midir? Burada tehlikeli olan hiçbir zaman para değildir. Para maddi ve manevi dünyamızı ilerletmemizde yardımcı olan bir kağıt parçasından başka bir şey değildir arkadaşlar. Para yaşamamız için maddi dünyadaki gereksinimlerimizi temin edebilmemizi sağlar. Manevi dünyada ise bizim için manevi anlamı olan herhangi bir sembolü satın alabilmemize yarar. Para zararsızdır. Zararlı olan paraya sahip olanın ta kendisidir.  Parayı elde eden kişi bunu kötü yönde kullanıyorsa emin olun ki bunun parayla hiçbir alakası yoktur. Kişi zaten kötüdür ancak geçmişinde bu kötülüğünü yansıtabilecek imkanlara sahip olamamıştır. Parayı elde eden kişi bunu iyilik için kullanıyorsa bu kişi geçmişinde de iyidir. İyiliğini yansıtabilecek fırsatı geçmişinde elde edememiştir ancak bu fırsata sahip olduğunda imkanını iyilik adına kullanmıştır. Yaşadığımız gezegen üzerinde tek bir zorunluluğumuz vardır. Asla aşılmaması gereken bir zorunluluk. Bu öyle bir zorunluluktur ki hiçbir şekilde affı da geçerli sebebi de söz konusu olamaz. Bu zorunluluğumuz zararsız olmaktır.  Paraya sahip olduğumuzda bunu iyi şeyler için kullanmak zorunda değiliz, ama kötü şeyler içinde kullanmamalıyız. Hiçbir insan iyi birisi olmak zorunda değildir ama zararsız olmak zorundadır. Hiç kimsenin başka bir canlı formu üzerinde ona zarar verebilme hakkı yoktur. İstediğiniz kadar para sahibi olun ya da hiç paranız olmasın. Dünyanın en kötü şeylerini yaşamış olun ya da yaşamamış olun fark etmez. Hiçbir durum başka bir canlıya zarar verme eyleminin başlangıcı için geçerli bir sebep değildir. Bakın başlangıcı diyorum. Kötülüğün başlangıcının hiçbir geçerli sebebi olamaz.  Kötülük içtedir. Parada değil. Gerçekten iyi birisi olup olmadığımız iki tür seçimimizle belli olur. Yapmayı seçtiklerimiz ve yapmamayı seçtiklerimiz.  Bir insanın gözünün yükseklerde olması kötü müdür? ASLA! Eğer bir insan bir şeyi başarıyorsa, o şey kimseye zarar vermiyorsa ve daha fazlasını yapabiliyorsa yapmalı! Ancak bunu bir takıntı haline getirmemeli. Daha yükseğe çıkmak için başkalarına zarar vermemeli. Tanımadığımız ve bilmediğimiz yeni şeyler hakkında araştırmalar yapmak ise hiçbir zaman kimseye zarar vermez. Ya da daha önce gitmediğiniz bir yere gitmekte kimseye zarar vermez. Tabiki gitmeden önce güvenli olduğundan emin olmalısınız. Sizden bu yazıyı okuduktan sonra küçük bir şey istiyorum: 

Bir süreliğine gözlerinizi kapatın. Hayal edin. Bir tür imajinasyon yapabilirsiniz. Bir milyoner olduğunuzu düşünün, çok zenginsiniz. Harika bir kariyeriniz var. Yeni şeyler öğrenmeyi ve keşfetmeyi seviyorsunuz. Bilgilerinizi genişletmek en büyük eğlenceniz. Daha önce gitmediğiniz yerlere gitmeyi seviyorsunuz çünkü farklı kültürler ilginizi çekiyor. Çok başarılısınız. Aynı zamanda yardım sever birisisiniz. İnsanlara elinizden geldiği kadar yardım ediyorsunuz. En yakın arkadaşınız sizin iş ortağınız. İkinizde çok zengin ve çok başarılısınız. Herkes tarafından taktir edilen insanlarsınız. Ancak arkadaşınızın sizden farklı bir özelliği var. O yardım etmeyi sevmiyor. Kendi halinde olmayı ve alışveriş yapmayı seviyor. Kimseye yardım etmiyor ancak kimseye de zarar vermiyor. En yakın arkadaşınızın bir sevgilisi var. Ülkenin en büyük şirketlerinden birisine sahip. Ancak buna sahip olabilmek için hilekarlıklar yapmak zorunda kaldığını söylüyor. Aslında böyle olmasını istemediğini ancak yine de böyle olduğunu söylüyor. En yükseğe çıkabilmek için bir çok insanın hayatını kötü duruma sokmuş. Bu kişi her istediğini elde etme arzusuyla yaşayan ve arzusunu gerçekleştirmek için her şeyi yapabilen birisi. Bir gün yolda en yakın arkadaşınız ve en yakın arkadaşınızın sevgilisiyle yürüyorsunuz. Yolda ağlayan bir çocuk görüyorsunuz. Çocuk oldukça kötü görünüyor. Uzun süredir duş almadığı ve aç kaldığı belli. Hem kirli hem de çok zayıf. Saçı başı dağılmış. Elbiseleri yırtık. Ayağında bir ayakkabısı bile yok. Üstelik vücudunda morluklar var. Bu çocuğu fark ettiğiniz an arkadaşlarınıza gösterip çocuğun yanına gitmeyi teklif ediyorsunuz. En yakın arkadaşınız çocuğun başının belada gibi göründüğünü ve bulaşmak istemediğini söylüyor. En yakın arkadaşınızın sevgilisi ise çocuğun bir dilenci olduğunu, aslında sizin kadar zengin olduğunu, sadece insanları kandırdığını söylüyor ve kızın yanına doğru ilerliyor. Bu cümlelerden sonra bu küçük çocuğun yanına gitmesinin iyi bir sebepten dolayı olmadığını fark edip arkasından koşturuyorsunuz. En yakın arkadaşınızın sevgilisi çocuğa vuruyor ve hakaretler ediyor. Sonra durup size ondan uzak durmanız gerektiğini söylüyor. Çocuk korkuyor ve ağlamaya devam ediyor. Bunun üzerine en yakın arkadaşınızın sevgilisi çocukla dalga geçip gülmeye başlıyor. En yakın arkadaşınız yine kayıtsız kalmayı seçmeye devam ediyor ancak siz bunu kabullenmiyorsunuz ve onlara ”eğer bu küçük kızın hakkını kimse savunmayacaksa ben savunuyorum!” diyorsunuz. Bu sözün ardından en yakın arkadaşınızın sevgilisi çok kızıyor. Çünkü o en zirvede olmak için yaşayan birisi ve birisinin ona karşı gelmesi onun için kabul edilemez bir şey. Bunun üzerine sizin hayatınızı kötü yönde etkileyebilmek için elinden geleni yapmayı kafasına koyuyor. Siz ise en yakın arkadaşınızın sevgilisinin tüm davranışlarına, hakaretlerine ve alaylarına rağmen kızı oradan uzaklaştırıp ona yardım etmenin yollarını arıyorsunuz. Bu kötü davranışları için onu cezalandırmayı düşünmüyorsunuz. Sizin istediğiniz tek şey gerçekten yardıma ihtiyacı olan birisine yardım etmek. Hala şansınız varken kötülere savaş açmak yerine yardıma ihtiyacı olana yardım etmek istiyorsunuz.

Bu üç insan zengin, başarılı, popüler ve kendi ruhsal yolunu seçmiş insanlar. Üçünün de üç ayrı ruhsal yolu var. Birisi kötülüğü seçiyor, diğeri kendisi dışında hiçbir şeye karışmamayı ve kendisini ilgilendirmiyorsa kayıtsız kalmayı tercih ediyor ve tamamen kendi dünyasında. Diğeri ise sahip olduğu gücü ve imkanları iyilik adına kullanmayı seçiyor. Bu üç insanın da normal bir dünyada sahip olunabilecek her türlü güç ellerinde. Üçü de aynı güçlere sahip. Ancak gücü kullanış biçimleri farklı. Öyleyse Platon’un da dediği gibi : Bir adamın ölçütü, güçle ne yaptığıdır.’ öyle değil mi? Seçmiş oldukları yolun ne parayla ilgisi vardır ne de başka bir imkana sahip olmakla. Seçmiş oldukları yolun tek bir şey ile alakası vardır ve bunu Platon’da aforizmasında özetlemiş: Ölçütleri. 

Şimdi gözlerinizi açıp bu küçük hikayede kim olduğunuzu ve seçtiğiniz yolu değerlendirme vakti. 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here