Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’i Tanıyalım ( 1925 – 2003 )

0
Bosnian President Alija Izetbegovic waves to photographers at the French Foreign Ministry in Paris 14 December where he lunched with the other leaders of the Bosnian peace agreement. AFP PHOTO, Image: 17428661, License: Rights-managed, Restrictions: , Model Release: no, Credit line: Profimedia, AFP

İslam aleminde Bilge Kral olarak ün salmış Aliya İzzetbegoviç…

“Her şey bittiğinde hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil,dostlarımızın sessizliği olacaktır.” sözünü hepimiz duymuşuzdur.Bosna hersek’in makus talihini yenmesinde büyük rol oynamıştır.Şimdi Aliya İzzetbegoviç’i biraz tanıyalım.

8 Ağustos 1925 yılında Bosna Hersek’in kuzey batısında bulunan Samac kasabasında dünyaya geldi.Ailesi islam-i duyarlılığa sahip bir aileydi.

Saraybosna’da bir Alman lisesinde eğitim gördü.Bilime önem veren ve disiplinle çalışan bir öğrenci olarak tanındı.

Lise hayatında islam-i bilgisiyle de ön plana çıkan İzzetbegoviç,arkadaşlarıyla islam-i konuları tartışmak üzere Müslüman gençler kulübü ( Mladi Muslümani ) adında bir kulüp kurdu.Bu kulübü kurduğunda henüz 16 yaşındaydı.Aliya İzzetbegoviç, üretken ve etkin çalışmalarıyla bu kulübü bir düşünce kulübü olmaktan çıkarıp aktivite kulübüne dönüştürdü.

Daha sonra bu kulüp eğitim ve hayır faaliyetlerine öncülük etmeye başladı.2.dünya harbinde ihtiyaç sahiplerine yardım etmeye çalıştı.

2.dünya harbi sırasında Yugoslavya Alman işgaline uğramıştı.Sırplar ise Alman desteğini arkasına alarak büyük katliamlar gerçekleştiriyordu.Sırp çetnikler,Bosna’da 100 bin müslümanı katlettiler.

13 Ocak 1946’da Yugoslavya tekrar bağımsızlığını kazanmıştır.Bağımsızlığın kazanmasında Kominist Parti yandaşlarının önemli rol üstlenmesi sebebiyle ülke yönetimini de ele geçirmişlerdi.Bu duruma göre Yugoslavya iki farklı özerk bölgeden oluşacaktı.Bu bölgelerden birisi ise Bosna Hersekdi…

Kominist rejimin ülke yönetimini ele geçirmesi ile birlikte dinlerin toplum üzerindeki etkisini azaltmak için çalışmalar yapıldı.Her zaman politik islam düşüncesi olan Aliya İzzetbegoviç rejim yöneticileri için önemli hedeflerinden biri olmuştur.Bu sebeple “İslamcılık” suçlamasıyla 5 yıl hapis cezası almıştır.

1980 yılında rejim başkanı Tito ölünce federasyon cumhurbaşkanlığı için bir anlaşmazlık çıktı.Bunun üzerine altı federal eyaletin sırasıyla cumhurbaşkanlığı yapmasına karar verildi.Bu karar sonrası bir nebze demokratikleşme sürecine de girilmiş olundu.1970 yılında yayınlanan “İslam-i Manifesto ” adındaki kitabı bu sefer İzzetbegoviç’in oğlu demokratik bu ortamdan faydalanıp babasının makalalerini tekrar toparlayıp 1983 yılında  “İslam-i Manifesto” adıyla yayınladı.1983’de bu kitabın yayınlanması büyük yankı uyandırdı.İzzetbegoviç bu kitap yayınlanmasından sonra “Hakim sistemi değiştirmek ve Bosna-Hersek’i islam-i bir devlete dönüştürmek için çalışmak” suçlamasıyla 14 yıl hapse mahkum edildi.İki mahkumiyet arasında iki üniversite bitirip ziraat ve hukuk fakültelerini bitirdi.Bu mahkumiyet sonrası kitabın yayılması durdurulamadı.Bütün müslümanlar kitabı temin etmeye çalıştı.Kitabın yazarının hapiste olması kişilerde daha büyük etki bırakıyordu.

1990’lı yıllara girildiğinde “Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti” içinde bir bağımsızlık hareketi başladı.Özerk cumhuriyetler birbiri ardına bağımsızlığını ilan etmekte ya da bu niyetlerini göstermekteydi.1990 yılında “Demokratik Hareket Partisi (SDA)”yı kurdu.Oy birliği ile genel başkan seçilen Aliya,ölünceye kadar başkan olarak kaldı.Bosna Hersek’de 1 Mart 1922’de gerçekleşen referandum sonrası %62.8 oy ile bağımsızlığını ilan etti.Sırplar bu bağımsızlık kararı sonrası Bosna Hersek yönetime karşı savaş ilan ederek yeni bir katliam hareketi başlattı.Avrupanın üçüncü büyük ordusu olan Yugoslavya Federal Ordusu Sırp çetelerine destek vermesiyle birlikte Bosna’nın önemli şehirlerini işgal ettiler.Bu işgal hareketleri bir milyondan fazla müslümanı göç etmeye zorladı.Sırplar işgal ettikleri şehirdeki islam-i izler taşıyan belgeler,camiler ve tarihi eserleri yıkıyorlardı.

1994 yılının sonunda 250.000 kişi’den fazla müslüman ölmüş ve 1 milyondan fazla müslüman ise göç etmeye zorlanmıştı.Bosna Hersek Cumhuriyeti cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç büyük askeri güce sahip olan Sırplara karşı Bosna halkını karşı karşıya getirmemek için temkinli bir politika izlemiştir.Bosna halkı ise küçük seslerle direnmekte ve Sırplara karşı koymaya çalışmakta idi.

Bosna Hersek direnişine Müslüman Halklar grubu sahip çıktı.İslam dünyasının muhtelif bölgelerinden direnişçiler soykırıma dur demek üzere bu ülkeye geldi.Ancak ülke yönetimi bu direnişleri desteklemeye çalışsa da başarılı olamamıştır.Katliamların daha fazla artması ve siyasi baskılara daha fazla dayanamayarak İzzetbegoviç 14 aralık 1995’de Dayton anlaşmasını imzalamıştır.

Dayton anlaşması sonrası savaş sona ermişti.Anlaşmaya göre ülkenin %51’i Müslüman ve Hırvat Hristiyanların,%49’u ise Sırpların olacaktı.Yönetiminde bu üç halk arasında paylaşılmasını şart koşuyordu.ABD ise müslümanların ellerindeki silahları imha etmesini ve Abd patentli silahları,yedek parçasız satın alınmasını şart koştu.

Bilge Kral 19 ekim 2003 yılında vefat etmiş olup kendi isteği üzerine büyük bir mezar anıtı istemediğini belirterek Saray Bosna’daki Kovaçi şehitliğine defnedilmiştir.Merhum Aliya’nın mezarı üzerinde yazan “Her şeye kadir olan Allah’a yemin ederim ki köle olmayacağız”  sözü Boşnak halkına bıraktığı en önemli tavsiye olarak kabul edilmektedir.Yazarlık yönü de bulunduğu için kendisine “Bilge Kral” ünvanı verilmiştir.Hayatı boyunca Bosna Müslümanları için mücadele etmeye çalışmıştır.

Bilge Kral’ın unutulmaz sözleriyle yazımı bitirmek istiyorum.

  • Her şeye kadir olan Allah’a yemin ederim ki köle olmayacağız.
  • Ölmeye hazır olan insanlar,ölmeye hazır olmayanlara karşı galip gelirler.
  • Savaşta büyük zulme uğradınız.Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz.Ne yaparsanız yapın soykırımı unutmayın.Unutulan soykırım tekrarlanır.
  • Kabile ve ulusun dar sınırından kurtulmak için kendinizi müslüman olarak düşünmeye başlayın.
  • Hukuk benim için sadece meslek değil inancım, yaşam tercihim ve hayat felsefem.
  • Din hurafeleri yok etmezse, hurafeler dini yok eder.
  • Geleceğimizi geçmişimizde aramayacağız.Kin ve intikam peşinde koşmayacağız.
  • Ey teslimiyet senin adın İslam’dır.
  • Hayat kısa sözüne hiç itibar etmedim.Zira yeterince uzun yaşadım.
  • Her şey bittiğinde hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil,dostlarımızın sessizliği olacaktır.

 

 

 

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here