Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Ölümü

0
53

Asıl adı Ali Bedrettin olan Bedri Rahmi Eyüboğlu, 1911 yılında Giresun’da doğdu. Görele’de kaymakamlık yapan Mehmet Rahmi ve Lütfiye çiftinin beş çocuğundan ikincisiydi. Anadolu’nun çeşitli yerlerinde çocukluğunu geçiren Bedri Rahmi, babasının Trabzon milletvekili seçilmesi sebebiyle 1925’te Trabzon’a yerleşti. Lise eğitimini burada tamamladı. Trabzon Lisesi’nde öğrenim görürken resim öğretmeni Zeki Kocamemi, onun resme olan yeteneğini keşfetti ve resme yönelmesini sağladı ve bu ilgisi giderek arttı. Edebiyatla da ilgilenen Bedri Rahmi İlk şiirlerini de lise yıllarında yazdı.

1929 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne başladı. Nazmi Ziya Güran, İbrahim Çallı ve Ahmet Haşim ‘den dersler aldı. 1931 yılında henüz okulunu bitirmeden ağabeyi ile birlikte Fransa’ya gitti. Burada Gauguin, Cezanne ve Van Gogh gibi ressamların eserlerini yakından inceledi ve mesleğine daha çok bağlandı. Bir yıl sonra yaklaşık bir ay boyunca André Linote Atölyesinde çalıştı ve ileride Hayat arkadaşı olacağı Ernestine Letoni ile tanıştı. 1934’te Londra’ya gitti, daha sonra Türkiye’ye geri döndü.

 

Türkiye’ye döndükten sonra Yeni Adam Dergisinde ressam olarak çalışmaya başladı. Aynı dönemde şiirleri de edebiyat dergilerinde yayımlandı.

İlk kişisel sergisi 1 Ocak 1935 senesinde Bükreş’te Hasefler Galerisi’nde açıldı. Daha sonra geçici süreliğine çevirmenlik yapmak için Çerkeş’e gitti. Çerkeş’ten döndükten sonra Tan Gazetesi’nde yazmaya başladı.

Asıl adı Ernestine Letoni olan ve İstanbul’a yerleşerek “Eren” adını aldığı eşiyle 16 Nisan 1936’da evlendi.

Aynı sene Güzel Sanatlar Akademisi’nde yarım bıraktığı eğitimini diploma yarışmasında “Hamam” adlı çalışmasıyla birinci olarak tamamladı. İşte o eseri…

1937’de Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü başkanı olan Fransız ressam Leopold Levy’nin asistanı oldu. Eski öğretmeni Nazmi Ziya Güran üzerine bir inceleme yaparak kitap hazırladı. Daha sonra Edirne’ye giderek yöresel motifleri resmetti, doğa resimleri çizdi. 1 Kasım 1938’de Ses Dergisi’nde yazarlık yaptı. 1939’da ilki düzenlenen Devlet Resim ve Heykel Sergisi’nde “Figür” adlı eseri ile 3. oldu. 9 Kasım 1939’da askere alındı ve aynı yıl oğlu Mehmet Hamdi dünyaya geldi.

1941’de ilk şiir kitabı “Yaradana Mektuplar“ı yayımladı. 31 Ekim 1942’de 4. Devlet Resim ve Heykel Sergisi’nde 2. oldu. 1943 yılında ilk duvar resimlerini yaptı. 1945 ve 1947 yılları arasında “Mari’nin Portresi, Alis I, Alis II gibi portre dizisini oluşturdu. 1946’da Ankara’da 2. duvar resmini yaptı. 1947’de genç sanatçılardan oluşan ”10’lar Grubu”nun kurulmasında etken rol oynadı. Ağustos 1948’de ikinci şiir kitabı “Karadut” yayımlandı.

Altında yatan o derin hikayesiyle yüreklere dokunan ve yasak aşkı Mari’ye yazdığı o ünlü şiiri:

1950’de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi’nde içinde 150 adet resmi barındıran ‘Retrospektif‘ sergisini açtı. Sergiden sonra kısa bir süreliğine Paris’e gitti. Buradaki muzelerj ziyaret ederek sanat eserlerinden etkilenen Bedri Rahmi, Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul Maya Sanat Galerisi’nde bir sergi açtı. Yazmaları ve kendine ait özgün baskıları Philadelphia Print Club’da sergilendi. 1952 ile 1958 yılları arasında Cumhuriyet Gazetesinde yazarlık yaptı. 1953’te “Tuz” adlı üçüncü şiir kitabı, 1956’da “Canım Anadolu” adlı ilk düzyazı kitabı, 1957’de de ”Üçü birden” adlı kitabı yayımlandı.

1961 yılında Rockfeller bursu alarak eşiyle birlikte iki yıllığına ABD’ye gitti ve çalışmalarını burada sürdürmeye devam etti. Kaliforniya Üniversitesi’nde ki yıl profesörlük yaptı. 1962 yılında “Zincir” adındaki resmi New York Modern Sanat Müzesi tarafından satın alındı.

ABD’den döndükten sonra soyut resim çalışmalarını bırakarak gecekonduları, kahveleri ve hanları resmetti. 1972’de 33. Devlet Resim ve Heykel Sergisinde birincilik ödülünü kazandı.

Han kahvesi – 1972

 

21 Eylül 1975 yılında pankreas kanserinden dolayı öldü ve İstanbul Küçükyalı Mezarlığına defnedildi.

Ölümünün ardından bir yıl sonra Ankara’da “Yaşayan Bedri Rahmi” adıyla onun adına bir sergi düzenlendi. Aynı sene içerisinde İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde de sergi düzenlenerek anıldı. 2006’da “Gözleri Anadolu’yu Gören Adam” adında Bedri Rahmi’nin hayatını anlatan belgesel film çekildi.

1942 yılında ağabeyine yazdığı mektubunda “Ağabey dün İskilip’ten kaçtım ama nasıl, çok sevdiğim bir kadından kaçar gibi” 

diye bahsettiği İskilip’te 2009’da onun adına bir müze açıldı.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here