Batı Trakya Türkleri’nin Milli Direniş Günü

0
39
29 OCAK BATI TRAKYA TÜRKLÜĞÜ İÇİN BUGÜNÜN ÖNEMİ BÜYÜK. MİLLİ DİRENİŞ GÜNÜ BATI TRAKYA TÜRKLERİNİN MİLLİ KİMLİKLERİNİN HAYKIRIŞLARININ SİMGESİDİR

29 OCAK MİLLİ DİRENİŞ GÜNÜ

 

 

29 OCAK BATI TRAKYA TÜRKLÜĞÜ İÇİN BUGÜNÜN ÖNEMİ BÜYÜK. MİLLİ DİRENİŞ GÜNÜ BATI TRAKYA TÜRKLERİNİN MİLLİ KİMLİKLERİNİN HAYKIRIŞLARININ SİMGESİDİR

 

Milli Direniş Günü Nedir?

29 Ocak 1988 tarihi Batı Trakya Müslüman-Türk Azınlığının kendisini yok saymaya çalışan bir anlayışa karşı koymak amacı ile başlattığı mücadeleye denilmektedir.

Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı denilince hemen Meriç’in diğer tarafında Dedeağaç’ı, Gümülcine’yi, İskiçe’yi içine alan içerisinde 150 bin Müslüman Türk Azınlığı’nın barındığını ancak Yunanistan adı altında bulunmakta olan bir Türk topluluğudur.

Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nın  yasal ve hukuki statüsü 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Antlaşması ile belirlenmiş Türkiye Yunanistan arasında ve diğer ülkelerle birlikte anlaşma içerisinde bulunulmuş ve dolayısıyla her türlü dini, etnik ve eğitim özerkliği anlamında bir takım yetkileri, hakkı bulunan hukuki toplumdur. 

Batı Trakya Türk toplumları Yunanistan adı altında yer aldığı için zaman zaman çok zor günler geçirmiştir. 

 

Batı Trakya Türk toplumları Yunanistan adı altında yer aldığı için zaman zaman çok zor günler geçirmiştir. 

 

 

29 Ocak Milli Direnişini Doğuran Gelişmelerden Biri;

 

Tek suçları Yunanistan da Türk olmak

Derneklerin kapatılması ve Türk vatandaşlarının kimliklerinin yok sayılması ve bu kararı da Türklerin 5 Ocak 1988’de öğrenebilmeleri üzerine  Batı Trakya Türklerinin tepkilerini artırmaya yetti. 

Böylesine bir karardan haberdar edilmelerinin bu denli uzun bir süre olması ve zaten baskılardan sıkılan Batı Trakya Türklerine karşı yapılan bu karar bardağı taşıran som damlası olmuştur.

 

Batı Trakya Sorunu

Türk-Yunan siyasi ilişkileri çerçevesinde Batı Trakya sorunu, Paris Barış Konferansı sırasında Venizelos’un Trakya’yı tanımı ile birlikte başlamış ve günümüze kadar bu sorun devam etmiştir.

Türk-Yunan ilişkilerinde Lozan Barış Görüşmeleri bir dönüm noktası olmuştur. 

Batı Trakya’nın bugünkü statüsü belirlenmiş ve görüşmelerin sonunda Batı Trakya milli sınırlar dışında kalmıştır.

Batı Trakya, 1877-1878 yılları arasında Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra Rusların eline geçti ve bu bölgeye Bulgar komiteciler yerleştirildi. 

1913 yılında Balkan Savaşları’ndan yararlanan Osmanlı Devleti: Gümülcine, İskeçe ve Dedeağaç’ı geri aldı. 

 

Batı Trakya Türkleri

Bugünkü Yunanistan Devleti sınırlar içerisinde kalan coğrafi bölge, Türk milleti açısından tarih, siyasi, sosyal ve kültürel yönleri ile çok önemli bir saha olma özelliğini hala sürdürmektedir. 

14. yüzyılda Gazi Evrenos Bey’in Batı Trakya’yı fethi ile bölgeye Konya ve Balıkesir civarından gelip yerleşen, Osmanlı Türkleri’nin torunları olarak yoğun bir biçimde Gümülcine ve İskeçe şehir ve köylerinde Lozan Antlaşması’ndan beri Resmi Azınlık statüsünde yaşamakta olan, 150.000 nüfuslu Batı Trakya Türkleri. Etnik kökenleri Yunan yönetimlerince sürekli olarak tartışma konusu yapılmak istenen, Batı Trakya’da Balkan Kolu denen Yasak Bölge de yaşamakta olan Müslüman Pomak Türkleri. Başta Rodos olmak üzere, 12 Ada Müslüman Türkleri. Türk Kökenli Hristiyanlar, Karamanlı Türk Ortodokslar. Bu dört gruptan kasıtlı olarak Yunan yönetiminin siyasi, ekonomik, dini, sosyal ve kültürel alanlarda sistemli baskılar ile azaltmaya çalıştığı, bugün nüfus 150.000’lere düşmesine rağmen söz konusu baskılar sonucu başta Türkiye olmak üzere: Almanya, Avusturya, Avustralya, İngiltere ve ABD’ye göç etmek zorunda kalan, bütün bu ülkelerde toplam nüfusları bir milyonu bulan Müslüman Batı Trakya Türkleri bulunmaktadır.

 

Batı Trakya Coğrafi Konumu

Batı Trakya, dünya siyasi haritasında etnik sorunlar yumağı olarak görülen Balkanlar veya Balkan Yarımadası, Avrupa Kıtası’nın güney doğusunda yer alan, İtalya Yarımadası’nın doğusu, Anadolu’nun batısı ve kuzey batısında yer alan coğrafi, kültürel ve son derece jeopolitik öneme sahip olan bir bölgedir. 

Günümüzde Balkan Yarımadası: Yunanistan, Bulgaristan, Arnavutluk, Romanya, Türkiye’nin Avrupa yakası ile Yugoslavya’nın dağılmasının ardından bağımsız devletler olarak ortaya çıkan Makedonya, Hırvatistan, Slovenya, Bosna Hersek, Sırbistan, Karadağ’ı ve 2008 yılında bağımsızlığını ilan etmesi ile Sırbistan’ın özerk bir bölgesi olan Kosava’yı da içine alan bir bölgeyi tanımlamaktadır.

 

Batı Trakya Türkleri’nin Azınlık Tarihi

Azınlık Nedir?

Azınlık, bir ulusun içinde etnik çeşitlilik olarak azınlık gerçeği var olmasına karşın, azınlık kavramının neye tekabül ettiği konusu üzerinde tam manasıyla bir tanım yer almamaktadır.

Devletlerin azınlığının hukuki tanımı konusunda uzlaşılmamış olmasından dolayı süren bu belirsizlik, azınlık konusunun siyasi boyutu da düşünüldüğünde devletlerin hukuki bir tanımla kendilerini bağlamaktan çekinmelerinden kaynaklanmaktadır.

Azınlıklar ilk olarak Milletler Cemiyeti döneminde uluslararası örgüt denetiminin ve güvencesinin altına alınmışlar, ancak geliştirilen azınlık rejimi sisteminin evrensel olamaması, işleyiş kurallarında belirsizlik bulunması ve azınlıkları korumakla işlevsel olamamış ve yerini Birleşmiş Milletler’e bırakmıştır. 

 

Azınlıklar ilk olarak Milletler Cemiyeti döneminde uluslararası örgüt denetiminin ve güvencesinin altına alınmışlar, ancak geliştirilen azınlık rejimi sisteminin evrensel olamaması, işleyiş kurallarında belirsizlik bulunması ve azınlıkları korumakla işlevsel olamamış ve yerini Birleşmiş Milletler'e bırakmıştır. 

 

Batı Trakya Türkleri bugün hala eğitimden ifade özgürlüğüne, vakıflarını yönetebilmekten dini özgürlüklere kadar pek çok alanda ciddi derece de baskı altındadırlar. 

 

Batı Trakya Türkleri’nin Milli Direniş Günü

Batı Trakya Türkleri ilk olarak 26 Ocak 1988 tarihinde Yunanistan Devleti’nin baskısına artık dayanamayacağını düşünmeleri üzerine onlara boyun eğmediklerini göstermek adına sokağa çıkmışlardır. 

Batı Trakya Türkleri sokağa çıkmaları ile birlikte polis engeline takılmıştır. Yürüyüşün iptal olmasını isteyen polisler halka yürüyüşün iptal olduğunu söyleyerek katılımı aza indirmeyi başarmıştır.

Batı Trakya Türkleri yılmayarak 29 Ocak 1988 tarihinde kendilerini daha iyi organize ederek Yunanistan devletine boyun eğmeyeceğini cesurca “Türk’üz” diye bağırarak dile getirmişlerdir. 

Yürüyüşün sonlanmasını isteyen Yunan devleti polisi müdahale için göndermiş yapılan protesto gösterisinde pek çok Batı Trakya Türk’ü yaralanmıştır. 

Batı Trakya Türk Azınlığı 29 Ocak 1988’de yaşanan olaylara tepkisini göstermek adına tekrardan 1990 yılında sokağa çıkmış ancak yine polisin müdahalesi nedeni ile karşılaşmış hatta bazı Yunanlıların da saldırılarına uğramışlardır. 

Yine aynı gece Gümülcine’deki Batı Trakya Türklerine ait Türk mağazaları yağmalanmış-talan edilip yakılmıştır. 

Bu sebepten ötürü 29 Ocak 1988 tarihi Batı Trakya Türk Azınlığı’nın tek yürek ve tek bir ses olarak sokağa döküldüğü bir gün olarak Milli Direniş Günü olarak kutlanmaktadır.

Sonuç Olarak;

Batı Trakya Türkleri, hukuki varlıkları Türkiye ve Yunanistan arasında yapılan ikili antlaşmalar ve uluslararası antlaşmalarla garanti altına alınmasına rağmen, haklarını kullanamamaktan doğan birçok sorun yaşamaktadır.Tarihi, hukuki ve demokratik haklarından Yunanistan’ın tutumu yüzünden yosun bulunmaktadır. Yunanistan sadece ikili antlaşmaları değil, AB üyesi olarak imzaladığı uluslararası antlaşmaları da yerine getirmektedir. Açıkçası Türkiye’nin Yunanistan’ın bu keyfi tavrı üzerine sorunun çözümüne yönelik ne bir çalışma ne de bir adım attığı yoktur. 

Türkiye ise, Batı Trakya Türklerinin sorunlarını Avrupa gündemine taşıyamamaktadır. Türkiye’nin kendi topraklarında yaşayan azınlıkların haklarını her geçen gün genişletmesi ve Batı Trakya Türklerinin sorunlarını görmezden gelme eğilimi Türkler üzerindeki baskıların artması ve hakların ihlal edilmesi konusunda Yunanistan’ı daha da cesaretlendirmektedir. Yapılması gereken Yunanistan’ın ikili ve uluslararası antlaşmalarda tanıdığı Batı Trakya Türklerine ait hukuki hakları yerine getirmesi için Türkiye’nin daha aktif bir siyaset izlemesidir.

 

BATI TRAKYA’DA “TÜRK” OLMADIĞINI İDDİA EDEN YUNAN DEVLETİ’NE KARŞI HALKIN DEMOKRATİK VE BARIŞÇIL BİR TEPKİ İLE “TÜRK’LÜĞÜNÜ” DİLE GETİRDİĞİ VE “TÜRK” OLDUKLARINI DİLE GETİRDİKLERİ İÇİN SALDIRILARA MARUZ KALDIKLARI 29 OCAK 1988 TARİHLİ MİLLİ DİRENİŞ GÜNÜ’NÜ SAYGI İLE ANIYORUZ.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here