Balfour Deklarasyonu

0

Balfour Deklarasyonu İngiliz dışişleri bakanı Arthur Balfour girişimiyle başlatılan ve sonuçta Filistin’de bir Yahudi Devleti’nin (İsrail)  kurulmasıyla sonuçlanan bir girişimdir. Bu deklarasyonu incelemeden önce Yahudi tarihine bir göz gezdirmekte fayda olacaktır.

Aslında Yahudilerin bizim topraklarımız dedikleri Filistin toprakları Yahudilerin toprakları değil.
Yani Filistin’in ilk sakinleri Yahudiler değildirler.
Bilâkis onlar bu topraklara gelmeden önce bu toprakları yurt edinen başka kavimler vardı ki bu toprakların on bin yıllık bir uygarlık geçmişi mevcut.milattan 3.500 yıl önce Sami kavimleri Hicazın merkezinden Mısır, Irak, Suriye, Lübnan ve Filistin yöresine göç etmiş ve Kenan Arapları gibi kavimler Filistini yurt edinmiş. Filistine ilk yerleşenler olarak bilinen Kenanlılar şehir halkı olup ileri bir uygarlığa sahipti. Milattan yaklaşık 2 asır önce orada “Kenanilik” adında bir devlet kurdular. Milattan yaklaşık bin yıl önce Ege denizi çevresinden Filistinliler adıyla bazi kavimler buraya göç etmiş ve Kenanlılar’ın yerini almışlar.
Filistinlilerin ve Kenanlılar’ın bu bölgeye göç etmelerinden uzun bir süreden Sonra İsrail oğulları milattan önce 2000.li yıllarda Hz Musa eşliğinde Filistin’e yerleşmişler. Sonraları Hz. Davut ve Hz. Süleyman bu topraklar üzerinde Kendi devletlerini kurdular. Yani bilgilerden de anlaşılacağı gibi Filistin’in ilk toprak sahipleri Yahudiler değil Filistinliler dir. (1) yani o toprakların gerçek sahipleri Yahudiler değil Filistin’in yerli kavimleri dir. Ancak Yahudiler bu topraklara “Vadedilmiş topraklar” Tevrat a göre Allah Hz ibrahime Kenan diyarına göç etmesini ister. Hz. Yakup hiç beklemeden halkını da yanına alarak Kenan diyarına gider ama orada yaşamakta olan kavimleri görür bunun üzerine Allah Hz ibrahime:Bu toprakları senin soyuna vereceğim”. Dedi.
Ve yine Tevratta bildirildiği üzere Allah Hz ibrahime görünür ve şöyle der:“Bulunduğun yerden kuzeye, güneye, doğuya, batıya dikkatle bak. Gördüğün bütün toprakları sonsuza dek sana ve soyuna vereceğim. Soyunu toprağın tozu kadar çoğaltacağım. Öyle ki, biri çıkıp da toprağın tozunu sayabilirse, senin soyunu da sayabilecek. Kalk, sana vereceğim toprakları boydan boya dolaş.

Artık Yahudiler bu toprakları Kendi toprakları olarak görüyorlardı ki Tevrat ın Ayetleri gerçek ayetler ise haksız sayılmazlar. Yahudiler bu toprakları elde edebilmek için binlerce yıl bir çok kavimler savaşmıştır.Bir çok kez bu topraklarda büyük devletler kurmuştur. Ama Filistin’e sahip olma orda bir devlet kurma çabasını hiç bir zaman bırakmamışlar. İşte bu çabaları en son devlet kurma başarısıyla son bulmuştur ki bu okadarda masum olmamıştır.

2 Kasım 1917 yılında Lord Arthur Balfour, Uluslararası Siyonist hareketin liderlerinden olan Rothschild’e bir mektup yazarak, Filistin topraklarında bir Musevi devleti kurulması konusunda İngiliz Hükümetinin destek vereceğini bildirmiştir. Bildiriyi 1918 yılı içerisinde Sırayla Fransa, İtalya ve ABD de kabul etmiştir.

Yahudilerin Filistin’de bir anavatana sahip olma faaliyetleri, yani Siyonizm hareketi, 1880’lerde Rusya’da beliren Yahudi aleyhtarlı­ğı (anti-semilizm) karşısında örgütsel bir bi­çimde ortaya çıkmış; Budapeşte’n yahudi gaze­teci Dr.Thcodor Herzl‘in 1896’da yayınladığı Yahudi Devleti adlı eseriyle de iyice hızlanmış­tı.
Herzl, 1897’de Dünya Siyonist Teşkilâtını kurmuş; arkasından Avrupa ve Amerika’dakİ nüfuzlu ve zengin yahudiler, büyük devletler nezdinde girişimlerde bulunmuşlar; Filis­tin’de bir Yahudi Devleti kurmak İçin çalış­mışlardır.

Dr.Thcodor Herzl Filistin’de bir İsrail devleti kurmak için birçok yollara başvurmuş. II. Abdülhamid ten toprak satın almak istemiş toprak karşılığında ise Osmanlı’nın tüm borcunu ödeyeceğini söylemiştir ancak Abdülhamid bu teklifi hiç düşünmeden reddetmiştir.

Balfour Deklarasyonu Yahudiler için  adeta bir  dönüm noktası  olmuştur ki bu deklarasyon ile  ‎Filistin’de resmen bir Musevi devleti kurulacaktı üstelik bir çok büyük devletin desteğiyle.

14 Mayıs 1948 Filistin’de İsrail adında Musevi bir devlet kuruldu. Bu tarihten sonra Arap-İsrail ve Filistin-israil savaşları başladı. Arap-israil savaşları belli bir süreden sonra son bulduysa da Filistin’in yerli halkı İsrail devletini kesinlikle kabul etmiyordu ve bir çok isyanlarda bulunuyordu ki hala bu isyanlar ve İsrail Filistin savaşı günümüzde de devam etmektedir. İsrail devleti Filistin halkına ağır yaptırımlarda bulunmakta bir çok sivil halkı öldürmekte.

Tarihe adını Kötü bir şekilde yazdıran bu devlet Filistin devletinin topraklarının tamamını ele geçirmeyi istemektedir. Ama Filistin halkı ise bu olaya hiç bir şekilde imkan vermemek için bütün var gücüyle savaşmakta ve direnmektedir.

Selam olsun kendi topraklarını korumak için savaşan insanlara…

Cihat Horanoğlu

Ankara üniversitesi ilahiyat fakültesi öğrencisi
Cihat Horanoğlu

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here