Bağımlılık Yapan Keyif: Sakız

0

Sakız herkesin keyifle tükettiği bir üründür. Tabii çiğnemesini bilene. Kimi öyle bir çiğniyor ki, çıkan sesle karşımızdaki arkadaş sanki beynimizi çiğniyor gibi oluyor.

Ha bir de sakız çiğneyen erkek görüntüsü var ki çoğu insan için berbat bir görüntü. Şahsi görüşümü soracak olursanız, sakız edeple çiğnendiği müddetçe cinsiyet ve yaş sınırına uğramamalı.

Ne demiş şair; sakız çiğnemenin bir adabı vardır. Değecek çiğnediğin sakıza mesela.

Sakız Nedir?

Sakız bir diğer adıyla ciklet ya da çiklet, tabletler şeklinde hazırlanan ya da şeritler halinde kesilen, şekerli ve şekersiz olarak iki gruba ayrılan bir ürün.

Türkçeye çiklet sözcüğü Cadbury Adams firmasının ürettiği Chicklets marka sakızlardan gelmiştir.

Sakızın Tarihçesi

Sakızın kullanımı milattan önceye kadar uzanıyor. İlk insanlar ağızlarının içini temizlemek ve dişlerini ovalamak için ağaçlardaki reçine toplarını çiğnerlermiş. Böylece reçine ağızlarının içindeki kötü tadı alır, ferahlatırmış.

Eski Yunanlar ve Mayalar sakız ağaçlarından elde ettikleri reçinelere mastiche derlermiş. Hatta Yunanlılar ve Kızılderililer reçineye baharat ekleyip çiğnerlermiş.

Mayalarda Sapodilla adında bir ağaçtan sakızın ham maddelerinden olan hindibayı bulmuşlar. Daha sonra kıtaya gelen İspanyollar tarafından da keşfedilmiştir.

Anadolu’da sakızın bilinmesi ise Sakız Adası’na dayanıyor. Zamanla balmumuyla karıştırılan sakız böye tüketilmiş. Hatta Osmanlı haremlerinde pek popülermiş. E tabii sakız çiğneyerek dedikodu yapmanın yeri ayrı oluyor.

Bugün çiğnediğimiz sakız ise 1848 yılında John B. Curtis’in ladin ağacı reçinesi üzerinde denemler yapmasıyla yapışkan, lastik gibi malzeme elde etmesiyle ortaya çıkar.

Çeşitli aromalar ve şeker de eklenmiş ardından daha yumuşak ve ekstradan lastik gibi olması için parafin de eklenmiştir. Bu sayede Curtis Sakız Fabrikası açılmıştır.

Sakız üretimindeki en önemli üreticiler “William Wrigley” adında bir şirket. Bu şirket adını II. Dünya Savaşı askerlerine stres atmaları ve moral olması için sakız bağışlamalarıyla ünlü olmuştur. Sakız o zamanlar bu sayede popüler olmaya başlamıştır.

Çiklet ise 1906 yılında Frank Fleer’ın icadıyla gerçekleşmiştir. Fakat üretimindeki bazı kusurlar nedeniyle hiç satılmamıştır.

Günümüzde sakız binlerce tatta, aromada hatta çeşitli renklerde bulunuyor. Tabii ağız sağlığı için en iyisinin şekersiz sakız olduğu söyleniyor.

Sakızın Faydaları

?Uzmanlara göre sakız çiğnemek hafızayı kuvvetlendiriyor. Sakız çiğnerken beyne giden kan hızlandığı için beynin daha fazla oksijen aldığı tespit edilmiştir.

? Psikologlar ve psikiyatristlere göre sakız çiğnemek stresi azaltıyor.

? Uzmanlara göre sakız çiğnemek kilo vermeyi hızlandırıyor. Düzenli sakız çiğnemek kalorileri yakıyor.

?Bağırsak hareketlerini arttırır, sindirimi geliştirir. Ayrıca tükürük bezlerini çalıştırarak, mideden ağza doğru reflü oluşmasına engel olur.

?Ağız sağlığının gelişmesini sağlar, dişlerin güçlenmesine yardımcı olur.

Sakızın Zararları

?Herşeyin yararı olduğu gibi zararı da var elbette. Fazla sakız çiğnemek, mideye yemek yendiği gibi bir mesaj yolladığı için midenin sürekli asit üretmesine neden olur, bu da sindirim sistemine zarar verir. Bu durum da karın ağrısına neden olur.

? Şekerli sakızlar çoğunlukla dişte çürüklere neden olur. Özellikle de çocuklarda sık görünür.

?Aşırı sakız çiğnemek çenede eklem ağrısına neden olur, bu ağrılar da zamanla kronikleşebilir.

?Sakız çiğneyince gereksiz yere gıda alımı isteği de doğabilir, cips, çikolata gibi abur cubura istek artar.

?Sakızın yumuşak ve yapışkan yapısından dolayı diş dolguları aşınabilir ve yerinden çıkabilir.

?Fazla miktarda sakız çiğnemek 19 yaş ve üzerindeki gençlerde baş ağırlarına neden olabilir.

Yani herşeyin fazlası zarar arkadaşlar. Yine de sakız, aromasıyla her zaman gönüllerimizde taht kuracak. Öyleki bu sebeple sakız aroması kahvelerde, tatlılarda bolca kullanılmaktadır.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here