Ayakkabı’nın Tarihçesi

1

AYAKKABI NEDİR?

Günümüze kadar olan süreçte ilk kez günümüz sandaleti tarzında ortaya çıkan ayakkabı, ayaklarımızın yerden kesilmesini sağlayan alt kısmı köseleden; üst kısmı ise deri gibi çeşitli maddelerden yapılan ayaklarımızı dışarıda koruma görevini yerine getiren bir çeşit giyecektir.

AYAKKABININ TARİHÇESİ
Günümüzde olduğu gibi ayakkabılar eskiden de fabrikalarda seri üretimle üretilmiyordu elbette ki. Ortaya çıkan ilk ayakkabıların, otların bir araya getirilip üst üste düzleştirilmesiyle veya kaba bir derinin sarmaşık gibi otlarla ya da iplerle bileğe bağlanarak günümüz sandaletinin daha ilkel bir haliyle oluşturulduğu bilinmektedir.
Özellikle eski Yunan tarihinde bu tasvirdeki sandaletlere sıkça rastlasak da ilk olarak İspanya, Fransa ve İtalya’da rastlanıyor bu tarz ayakkabılara. Bununla beraber tahminen milattan önce sekiz bin yıllarında Amerika yerlilerinde de karşılaşıyoruz bu tarz sandaletlerle.

Erkek ve kadının giyindiği ayakkabı çeşitleri günümüzde farklı olduğu gibi o zamanda da farklı olduğunu, milattan önce on iki bin ile on beş bin yıllarına ait paleotik mağara resimlerinde erkeklerin deri, bayanların ise daha çok kürk çizme giydiklerinden yola çıkarak söyleyebiliriz.

Yunanların sarmaşıklarıyla, Avrupalıların ipleriyle yetinmeyen Mısırlılar, sandaletlere farklı bir tarz ekleyerek yeni bir model ortaya çıkartmışlar. Hintlilerde nasıl inekler kutsalsa Mısırlılarda da olarak görülen papirüs yapraklarını kullanarak yeni süslü sandaletler üretmişler.

Sandalete sadece ayağı korumak için kullanılan bir giyecek olarak bakmayan Mısırlılar bu işi bir sanat dalına çevirmişlerdir. Bu konuda fazlasıyla üretici bir kafa yapısına sahip olan Mısırlılar ayaklarının kalıplarını çıkarabilmek için ıslatılmış kum kullanmışlardır. Kalıplarda oluşturdukları şekilleri deriye bağlayarak farklı tarzda sandaletler ortaya çıkarmışlar. Bu sandalet sanatını bir tık daha yukarı taşımak isteyen Mısırlılar giyilen sandalet tarzına göre insanların statülerini belirleyen bir indikatör olarak sandaleti halkın yaşayışının her anına ortak etmişlerdir. Kadınlar ziynet eşyalarını boyunlarından sandaletlerine transfer etmeye başlamış, erkekler ise süslü, değerli taşlarla sandaletlerini süsleyerek yüksek statülerini etraflarına göstermişlerdir. Kısacası günümüz ayaklarını süsleyen halhallar yerine o zaman da sandaletler kullanılmış diyebiliriz.

Mısırlıların süslü sandaletlerinden uzak daha mütevazi bir ayakkabı çeşidi kullanmayı seçen Hititler, günümüzde kullanılan çarık ya da babet tarzı ayakkabıları tercih etmişlerdir. Yaşanılan çevrenin kullanılan ayakkabı türüne etkisi olduğu gibi halkın uğraştığı işin de etkisi var. Hititlerin kullandığı çarık tarzı ayakkabılar binicilikle uğraşan bir halk olan Asurlular için kullanışlı olmadıkları için, Asurlular ayakkabı tercihlerini çizmelerden yana kullanmışlar ve ilk ökçeli ayakkabılarla ilk üstten bağcıklı ayakkabıları ortaya çıkarmışlardır.
Mısırlılar kadar ayakkabıya önem verip ayakkabıyı bir sanat olarak gören diğer bir millet de Japonlardır. Hatta o kadar önemlidir ki her ayakkabı şeklini ayrı bir meslek dalı olarak göstermişlerdir.
Milattan sonraki dönemlerdeyse ayakkabı biraz daha sadeleştirilmiş ve sadece işlevsel bir araç olarak yer almaya başlamış. O kadar ki milattan sonra iki yüz yetmiş , iki yüz yetmiş beş yılları arasında Roma imparatoru olan Aurelianus, erkeklere renkli ayakkabı giymeyi yasaklamış ve kadınların giyindikleri ayakkabılara da renk sınırlandırması getirmiştir. Bayanlara sadece kırmızı, sarı, yeşil ve beyaz renkli ayakkabı giyinmelerine izin çıkmıştır.

TÜRKLERDE AYAKKABI TARİHÇESİ
Ayakkabı kelimesi yerine eskilerden edik kelimesini kullanan Türkler ilk olarak çizme tarzı ayakkabılarla tarihte biliniyorlar. Sonuçta bizler de binicilikle yakından ilgili ve bu konuda oldukça maharetli bir milletiz. Edinilen bilgilere göre 1330-31 yıllarında Antalya’da ayakkabı dikiciliğinin bir zanaat olarak yerine getirildiği söyleniyor. Çok da uzak bir tarih sayılamayacak kadar olan bir zamana kadar Türkiye’de ayakkabı üretimiyle meşgul olan tek kamu kuruluşu Sümerbank Beykoz Deri ve Sanayi Müessesesidir. 1810R;lu yıllarına kadar dayanıyor kökü bu kuruluşun.

Cumhuriyetin ilan edildiği dönemlerden bin dokuz yüz ellili yıllara kadar da Türkiye’de ısmarlama yöntemi ayakkabıcılık yaygındır. Fakat bu sistem el işine bağlı olduğundan uzun, meşakkatli ve sınırlı üretim olması hasebiyle çok uzun sürememiştir.
Bin dokuz yüz elli ile bin dokuz yüz yetmiş beş yılları arasında makineleşmeyle üretim artmış fakat henüz kitle üretimine geçiş yapılamamıştır. Ancak bin dokuz yüz yetmiş beş sonrası ayakkabı sanayi gelişmiş , makineleşmenin artmasıyla fabrikasyon ayakkabılar piyasaya sürülmeye başlanmıştır.

AYAKKABI ÇEŞİTLERİ
1. OXFORD
2. BABET
3. SLİP ON AYAKKABI
4. CONVERSE
5. MOKASEN
6. TOPUKLU
7. SANDALET
8. ESPADRİL

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here