Atatürk’ün Ressamı; Avni Arbaş

0
lara 1.tif

Zamanın su gibi aktığı alışkanlıkların zamanla kendisini hatıralara dönüştürdüğü bir döngünün içindeyiz hepimiz.

Hayatımızın güzel zamanlarından kalan geriye hep ya fotoğraflar yada videolar oluyor.

Lakin bunu sadece şuan için söyleyebiliriz. Biz biraz eskiye gideceğiz.

Benim gibi sizde geçmişin o tozlu sayfalarına hayransanız geçmişimizin en güzel anlarını ölümsüzleştiren tablolara ve onları bizlere yaşatan muazzam ressamlardan birine değineceğiz.

Atatürk’e ait tablolarıyla da bilinen Avni Arbaş’ın ölüm yıldönümün de onun yaşamına ve eşsiz tablolarına değineceğiz.

Avni Arbaş Kimdir?

Avni Arbaş , 1919 yılında İstanbul’da doğan 16 Ekim 2003 yılında vefat eden Türk ressam.

Avni Arbaş’ın resim ile ilgisi sonradan gelişen bir şey olmamış aslında. Sanat ile ilgilenen bir babanın oğlu olarak sanatın içinde doğmuşta diyebiliriz.

Avni Arbaş’ın babası Kuvay-i Milliye’de suvari albayıymış o zamanlar. Ama bu görevi onu sanattan alı koymamış boş bulduğu vakitlerde ilgilenebildiği kadar resim ile ilgilenmiş.

Avni Arbaş’ın babası olan Mehmet Nuri Bey, oğlunun resimle ilgilenmesinde ilk ve en büyük etkiyi oluşturmuş böylece.

Aile Cumhuriyetten sonra Aydın’a yerleşmiş ve Avni Bey babasını on yaşında kaybedene kadar da burada ikamet etmişlerdir.

Avni Bey babasını kaybettikten sonra annesi le birlikte İstanbul’a taşınmış ve burada Galatasaray Lisesi’ne gitmiştir.

Daha genç yaşında sanat camiasıyla tanışmıştı Avni Bey.

Alanında ün yapmış sanatçıların atölyelerinde çalışma fırsatı bulmuş okulunda sınırlı sayıda öğrenciye verilen kurslara gitmeye de hak kazanmıştır.

Sonraki yıllarda Galatasaray Lisesinden ayrılarak Görsel Sanatlar Lisesine geçiş yapmıştır.

Avni Arbaş eğitim hayatı boyunca o anda ün salmış ve günümüzde de önemli ressamlarla bir arada bulunmuş hatta aynı lisede yer almıştır.

Leopold Levy’in yanında da  çalışma fırsatı bulan Avni Arbaş onun için “resmin kuralları olduğunu ondan öğrendim” demiştir.

Avni Bey, eğitim hayatının ilerleyen zamanın da yurt gezilerine katılarak Siirt’e gitme şansı yakaladı. Burada orada ki yaşamları görmüş ve o yılların yoksul Anadolusu’yla tanışma fırsatı yakalamış oldu.

Hatta oradaki yaşantı onun resimlerine de yansımış tablolarında o zamanlardan esintiler yer almıştır.

Avni Bey’i 1443 yılında Fransızca bilen Zerrin Hanımla evlenmiştir. Bundan sonra birçok sergiye katılan Avni Bey , Fransa’ya sergileri için yerleşmiştir.

Fransa’da ki yaşamının başlangıcında malesef acı bir olay vuku bulmuş; karısını, kızını doğururken kaybetmiştir.

Kızıyla tek başına kalan Avni Bey, kızını annesinin yanına göndermiş bir süre sonra ise Paris’te yaptığı resimleri İstanbul’a göndererek orada sergi açtırmıştır.

1950’lerin başında tanıştığı Henriette Lapouge ile evlenmiş, Fransa’da çok önemli ressamlar olan Picasso, gibi sanat adamlarının çevresinde yer almıştır.

Ne yazık ki ülkemizle ilgili sıkıntılar yaşamış askerlik yapmadığı için vatandaşlıktan çıkartılmıştır.

Neyse ki Anvi Arbaş, ülkesine tekrar dönmüş ve vatandaşlığını geri almıştır.

İstanbul’a döndükten sonra İstanbul’un manzaralarıyla ilgili resimler yapmıştır.

Ölümünden önce kanser tedavisi gören Avni Arbaş, 16 Ekim 2003’te vefat etmiştir.

Avni Arbaş’ın kızı Zerrin Arbaş’tan olan kızı Derya Arbaş günümüzde türk sinema oyuncusudur.

Resimleri

 

 

 

Ezgi Özuyar

20 yaşındayım.Çanakkale 18 Mart Üniversitesinde Maliye okuyorum.
Ezgi Özuyar

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here