Atatürk’ün Bilinmeyeni; Fikriye Hanım

0
ESI LATIFE HANIM ILE (LATIFE HANIM'IM SIR MEKTUPLARI-MEHMET BARLAS)

 

Atatürk’ün ne kadar iyi bir lider olduğu, kazandığı savaşlar ve Türkiye için yaptıkları kuşkusuz tartışılmaz şeylerdir.

Bu yazıyı yazma sebebim aslında bugün elime geçen bir kitaptan ibaret.

Bu konu hakkında bugüne kadar birçok şey okumuş bir insan olarak beni bu kadar etkileyen bir yazı, kitaba rastlamadım. Ben de bunun üzerine size bildiğim her şeyi anlatmak istedim.

Atatürk ile ilgili kitapları okuyanlar bilirler aslında Fikriye Hanımı.

Bu yazı hakkında çok başlık düşündüm fakat en doğrusu Fikriye Hanım için Bilinmezlik kelimesini doğru buldum.

Çünkü maalesef Fikriye Hanımın ölümü ve Atatürk üstündeki etkileri ona karşı duyduğu hisler bir bilinmezlikten ibaret.

Bu konu hakkında bir çok yazı okudum ve beni bu yazıyı yazmaya iten etken aslında en çokta bu hikayeyi pis emellerine alet edenler oldu.

Atatürk’ü anlamayan, bakış açısını çözemeyen insanlar onun bu hikaye içindeki rolünü anlayamazlar.

Bazısı ise maalesef bu konuyu Atatürk’ü karalamak için kullanmışlar.

Ben size bu konu hakkında kesin ve net bir şey söyleyemem gideceğim konular dayandığım kaynaklar sadece o zamanda yaşanmış olaylar ve yaşayanların yorumlarına dayanıyor.

Öncelikle gelin ilk önce Fikriye Hanımı tanıyalım.

Fikriye Hanım, Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanımın ikinci kocası Ragıp Efendi’nin kardeşinin kızıdır.

Atatürk ile ilk karşılaşmaları da bu vesileyle olmuştur.

Fikriye Hanım, 1897 yılında Yunanistan topraklarında ki Larisa’da doğmuştur.

Selanik’ten İstanbul’a ailesiyle geldiğinde sırasıyla annesini, babasını ve kız kardeşini kaybetti.

Tek akrabası olan amcasının yanına gelmek zorunda kaldı ve burada da Atatürk ile tanışma fırsatı yaşadı.

Fikriye Hanım İçin Atatürk

Fikriye Hanım, Atatürk ile tanışmadan önce Mısırlı biriyle evliydi fakat Mısır’da haremde kalmayı kabul etmeyip daha sonra İstanbul’a yerleşmiştir.

Atatürk’ü burada gören Fikriye o günden sonra ona duyduğu aşk ile hayatında başka kimseye yer vermemiştir.

Fikriye Hanım için Atatürk çok önemliydi. Yazılanlara ve alıntılara baktığımızda yaptığı fedakarlıklar ve sevgisini burada görüyoruz.

Kuşkusuz bunu en çok da onun için hayatından vazgeçtiğinde  görebiliyoruz.

Acılı ve ulaşamadığı  bir aşk olmuş Atatürk, Fikriye Hanım için.

Çok sevmiş ve kader o ki kavuşmamış.

Çankaya’nın Hanımı; Fikriye Hanım

Atatürk, Kurtuluş Savaşı esnasında Çankaya’da bulunurken onun çarşaflarını yıkayacak yardımda bulunacak bir insana kadın eline ihtiyaç duyulmuş.

Fikriye Hanım’ın o zamanlarda Çankaya’ya gelmesini uygun bulmuşlar ve Fikriye Hanım bunun üzerine İstanbul’dan Ankara’ya gitmiştir.

Burada kendisi kısa sürede hemen sevdiren ve evin hakimiyetini ele alan Fikriye Hanım Atatürk’ün bir dediğini iki etmezmiş.

Halk tarafından da çok sevilirmiş Fikriye Hanım.

Silah kullanmayı bildiği için insanlar Atatürk’ün yanında silahlı birinin olmasından memnun oluyorlarmış.

Atatürk’ün yanında olduğu zaman yada Atatürk sıkıntılı olduğu anlarda onu konuşmasıyla rahatlatırmış.

Atatürk’ü sıkıntılı görenler Fikriye Hanım ile konuştuktan sonra rahat bir şekilde geri döndüğüne şahit olmuşlar.

Fakat Fikriye Hanım’ın mutluluğu Yunanlıların İzmir’e girmesi ile son bulmuştur.

Latife Değil; Fikriye

Zübeyde Hanım ve Makbule Hanım Fikriye Hanım’ın Atatürk ile evlenmesini istememişler.

Çankaya’da oldukları vakit oldukça endişelenmişler. Bundan dolayıdır belki Atatürk’ün Latife Hanım ile evlenmesini çok istemiş Zübeyde Hanım.

Latife Hanım İzmirli mertebeli bir ailenin kızıydı. İzmir’de karargahta yangın sıkıntı baş edince Latife Hanım evlerini karargah olarak kullanabileceklerini söylemiş ve karargahı oraya taşımışlardır.

Latife Hanım Atatürk’e ilgisini dolaylı yoldan belli eden bir kadınmış aslında. İzmir’de oldukları vakit sık sık ziyarette bulunuyormuş hatta.

Bunun üzerine Zübeyde Hanım’da ölmeden vasiyet edince evlenmesini evlenmek şart olmuş Atatürk için.

Atatürk için annesi çok önemliydi hayatında. Bu evlilikte Latife Hanım’ın eğitimi ve kültürlülüğünün yanında en çok bunun etkisini olduğu söylenebilir.

Gelin görün ki Fikriye Hanım o sıralarda Çankaya’da imiş. Latife Hanım ile aynı evde olmasının doğru olmayacağı için Çankaya’dan gitmesi gerekmiş. Üzerine bir de verem hastalığı nüksedince Atatürk Fikriye Hanımı Almanya’da ki bir kliniğe göndermiştir.

Kliğine giden ve orada tedavi gören Fikriye Hanım Atatürk’ün evlendiğini duyunca adeta yıkılmış, perişan olmuştur.

İstanbul’a döndükten sonra dayanamamış Ankara’ya Atatürk’ü ziyarete gitmiştir.

Çankaya’ya gelen Fikriye Hanım’ı birazdan göreceğini söyleyen Atatürk aşağıda beklemesini söylemiştir.

Bunu Fikriye Hanıma ileten Yaver çantada silah görünce Fikriye Hanımı kovmuştur.

Bunun üzerine Paytona binen Fikriye Hanım kendini silahla kalbinden vurmuştur.

Atatürk Fikriye Hanımın kaldırıldığı hastaneyi arayıp ilgilenilmesi ve mutlaka kurtarılması gerektiğini söylese de maalesef Fikriye Hanım ölmüştür.

Atatürk’ün Fikriye Hanım ile söylediği çok söz olmasa da Latife Hanıma bir konuşma esnasında Fikriye dediği bilinmektedir.

Atatürk’ün Fikriye Hakkında Düşünceleri

Atatürk bu konu hakkında sadece şu kelimeleri kurmuştur;

“Beni iki kadın çok sevdi. Biri mevkim için  diğeri ise tutkuyla ben olduğum için sevdi. Beni tutkuyla seven Fikriyeydi.” demiştir.

Atatürk’ün tanıyanlar onun hakkında kitaplar okuyanlar bilirler, aşk onun için hep ikinci planda kalmıştır.

Atatürk’ün Fikriye Hanım ile imam nikahı ile evlendiğini söyleyenler olsa da böyle bir şey mümkün görülmemektedir.

Atatürk’ün kararlarını bakış açısını görmüş okumuş biri olarak söyleyebilirim ki, o bir karar vermiştir. Annesinin isteği ve Latife’nin eğitimli kültürlü biri olmasıyla tercihini Latife’den yana kullanmıştır.

Bu tercihinin sonucunu  da Fikriye’nin ölümü ile ödemiştir.

Atatürk’ün Fikriye’yi sevip sevmediğini söylemeyiz fakat ölümünden  üzüntü duymuş mu sorusunun cevabı büyük ihtimalle evet olurdu.

Ölümü

Ölümü hakkında bir teori de Fikriye Hanım’ın sırtından vurulmasıdır, fakat ne bununla ilgili bir kesin bilgi ne de cesedine ulaşılmıştır.

Cesedinin nerede gömülü olduğu belli değildir.

Atatürk ve Çevresinden Fikriye Hanım 

Atatürk’ün çevresinden olan insanlar Fikriye Hanımın Çankaya’da bulunduğu zamanlarda ve Ankara’da bulundukları zamanlarda onunla tanışma fırsatı bulmuş oldular.

Halide Edip Adıvar’ın da içinde bulunduğu bu çevre Fikriye Hanım’ın Atatürk karşısındaki düşkünlüğü ve ilgisinin farkındaydı.

Halide Edip Adıvar onunla sohbet etme fırsatı yakalamış hatta Çankaya’da iken birden fazla kez görüşmüşlerdi.

Fikriye Hanım’dan hatta kendi yazdığı Ateşten Gömlek adlı kitabında yer vermiştir.

 

 

Ezgi Özuyar

20 yaşındayım.Çanakkale 18 Mart Üniversitesinde Maliye okuyorum.
Ezgi Özuyar

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here