Aşk Üzerine Söylenmiş En Güzel Sözler

1

AŞK ÜZERİNE SÖYLENMİŞ EN GÜZEL SÖZLER

Hasretinden prangalar eskittim” demiş Ahmed Arif ve şöyle bitirmiş sözlerini “ üşüyorum, kapama gözlerini”… İnsanın içine işleyen mısralarla doludur Ahmed Arif’in Hasretinden Prangalar Eskittim şiiri. Pek çok edebiyatçıda da yeri ayrıdır bu şiirin. Seviyorum demeden sevmiş, bunu tüm inceliğiyle de geçirebilmiştir mısralara. Sevgisinin derinliğini ve temizliğini yansıtmıştır bize.

Günümüzde çıkar ilişkileri üzerine kurulmuş aşk oyunlarında “seviyorum” kelimesinin içi o kadar boşaltılmıştır ki çok canlı bir tişört nasıl güneşte fazla kaldığında rengi soluyorsa “seviyorum” da öyle solmuştur. “Harflerin gülüştüğünü senin adında gördüm” der Haydar Ergülen. Tıpkı Ahmed Arif gibi sevgisini, duygularının yoğunluğunu yüreğimizde onunla birlikte hissederiz. Aslında yalnızca bu içi boş sevgileri sözde aşklarda değil sözde dostluklarda da görüyoruz. Bu nedenle sevdiğini söyleyeni değil hissettireni arıyoruz hepimiz. Peki biz karşımızdakine hissettirebiliyor muyuz acaba o sevgiyi?
Aşk üzerine öyle derin sözler var ki bazen son söz söylenmiş bize bunu üzerine bir şey söylemek düşmez diyoruz kimi zaman. Amed Arif’in Leyla Erbil’e yazdığı mektuplardan oluşan Leylim Leylim” kitabında aşklarına yıllar sonra uzaktan kulak misafiri oldum. Ahmed Arif bir mektubunu şöyle bitirmişti ; “Kendini iyi bak. Bir daha hiçbir ana doğurmaz seni. Bir daha hiçbir cihan bulamaz seni “ bana kalırsa aşk üzerine söylenmiş en güzel sözdür bu mektubun sonundaki veda ediş. Sevdiğinin eşsizliğini dünyaya yeniden onun gibi kimsenin gelmeyeceğini en samimi dille işlemiştir yüreklere.


“Aşık olduğuma göre, şairliğin, falanın filanın çok ötesinde bir şeyim herhalde. “ /Nazım Hikmet

“Ölümü bile ikinci sıraya düşüren bir durumdur aşk”/Ahmet Altan
Nazım Hikmet ve Ahmet Altan’ın bu sözleri dünyadaki hiçbir şeyin aşkın önüne geçemeyeceğini ifade ederek aşkı yüceltmiştir.

Sabahattin Ali ” Kürk Mantolu Madonna “ adlı ünlü eserinde aşkın insanın sevme gücünü nasıl arttırdığını şöyle dile getirir;
“Ne kadar çok insanı seversek, asıl sevdiğimiz bir tek kişiyi de o kadar çok ve kuvvetli sever. Aşk dağıldıkça azan bir şey değildir.”
Beden dediğin aşka vesile, insan ruhlara aşık olur. Sevdikçe başkasını kendinde bulur. “/ Murathan Mungan

Güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa./Aşık Veysel

Üşüdüysen söyle sevdiğim, bir kat daha seveyim seni./Cemal Süreyya

Aşk gözle değil ruhla görülür. /Shakespeare

Bir kum saati gibidir aşk; kalp dolarken beyin boşalır. / Jules Renard

“ Ne kadar çok seviyorsun dersen, “nar” kadar derim… Dışımda bir ben görünürüm içimde binlerce sen dökülür…”

“ Mümkün olsaydı eğer sesini ekerdim saksıya, bir çiçek gibi…”

 

Divan Edebiyatımızda da pek çok anlamlı sözler dile getirilmiştir aşka dair;
“Arz-ı hâl etmeye câna seni tenhâ bulamam,
Seni tenhâ bulacak kendimi asla bulamam” / Ulvî
Burada sevdiğine aşkını söylemek için onu bir türlü yalnız görmediğini fakat onu yalnız gördüğünde ise bu sefer de kendini kaybettiğini dile getirmiştir.

Güllü dibâ giydin amma korkarım âzâr eder;
Nazeninim sâye-i hârc-ı gûl-i diba seni”/ Nedim
Klasik edebiyatımızın en meşhur şairlerinden Nedim bu dizelerde sevgilisinin bir gül desenli elbise giydiğini ve o elbisenin üzerindeki güllerin dikeni sevgilisinin canını yakacak diye korktuğunu dile getirmiştir.

Aslında aşk üzerine söylenen hiçbir söz yeterli değildir. Bazen bir bakış tüm sözlerden çok daha anlamlı çok daha değerlidir. Yine de yazıma Nazım Hikmet’in sözleri ile son vermek istiyorum:
SEVİYORUM SENİ YAŞIYORUZ ÇOK ŞÜKÜR DER GİBİ !

Share

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here