Aşık Mahzuni Biyografi

0
10

Değerli halk ozanlarımızdan Âşık Mahzuni 1943 yılında Kahramanmaraş’ta Elbistan’ın Berçenek Köyü’nde 17 Kasım 1940‘da dünyaya gözlerini açmıştır. Asıl adı Şerif Cirik‘tir. Berçenek’te ilkokul olmadığı için Elbistan’ın Alembey Köyü’ndeki Lütfü Efendi Medresesi’nde Kur’an derslerine başlamış, bu şekilde eski yazıyı kavramıştır. İlköğretimini ise 1956’da Berçenek Köyü’ne sonradan yapılmış olan ilkokul’da bitirmiştir.

Saz çalmayı Aşık Fezali amcasından öğrenmiştir. Öğrenmeye yeni başladığı sıralarda 12 yaşındaydı. Tasavvuf bilgisini ise Şakir ve Cirik Baba’dan öğrenmiştir. “Mahzuni” lakabını ona Cirik baba hediye etmiştir. Bu lakabını çok sevdiğini şiirlerinde sık sık kullanmasından anlıyoruz. Daha sonra 1957’de Mersin’de Astsubay Okulun da eğitim görür.

17 yaşlarında babasının isteğiyle dayısının kızı Emine ile evlenir ve evliliğinden bir çocuğu olur fakat kısa süre sonra evliliğini bir mektupla sonlandırır. 1960 yılında Ankara Ordu Donatım Teknik Okulunu bitirdikten sonra Kuleli askeri lisesine hak kazanmasına rağmen alevi olması sebebiyle ordudan atılır.

1961’de Ankara’da tanıştığı İtalyan asıllı Sovina adında bir kızla evlenir. Bu evliliğinden Züleyha, Emrah ve Ferhat adlı üç çocuk dünyaya gelir. Mahzuni artık kendini gönül verdiği yola adar ve birçok kaset ve plak çıkarır. Devamlı aşıkların arasında bulunur, sohbetlere katılır. İlk plağını 20 yaşına yakın olduğu sıralarda “İşte Gidiyorum Çeşmi Siyahim” adıyla çıkarttı. Daha çok genç olmasına rağmen usta ozanların ilgisini çekmiş, aynı zamanda Aşık Veysel’in beğenisini kazanmıştır. Tasavvuf konusu üzerinde daha çok durmuştur.

1971’de üçüncü eşi olan Fatma Hanım ile evlenir. Bu evliliğinden Derya, Ali, Şeyda ve Yetiş adlarında çocukları olur.

Aynı zamanda şair, yazar ve besteci olan Türk Halk ozanı çok zor zamanlar geçirmiştir. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına yapmış olduğu besteden dolayı yargılanır ve 4 ay ceza görür. Başarılı ozanımız her şeye rağmen mücadele ederek kendini ve eserlerini dünyaya tanıtmıştır ve dünyanın yaşayan üç büyük ozanı arasında olmuştur. Yaşamı boyunca 400 kadar plak, 50’nin üstünde kaset çıkarmış, aynı zamanda 9 tane kitap yazmıştır. Bazı zamanlarda Zeki Müren, İbrahim Tatlıses ve Ahmet Kaya’nın beste  kaynağı olmuştur.

2002 yılında dünyaya sekiz çocuk kazandırmış olarak 62 yaşında Almanya’nın Köln şehrinde vefat etmiştir. Vasiyetine uygun bir şekilde Hacı Bektaş Veli Külliyesi’ne yakın bir mesafede bulunan Çilehane’de defnedilmiştir.

 

         Acı Doktor

Berçenek ten yaya geldim
Amman doktor bak bebeğe
Beşiğini elden aldım
Yandım doktor bak bebeğe 
Yıkık yuvam kara yasta
Yalvarırım eşe dosta
Annesi bebekten hasta
Amman doktor bak bebeğe Kuru soğan yağsız aşım
Yırtık bağrım açık başım
Bir şey değil vatandaşım
Amman doktor bak bebeğeAllah için bir merhem çal
Öldürür beni bu vebal
Param yok ceketimi al
Amman doktor bak bebeğeMahzuni Şerif çobandır
Meskenim dumanlı dağdır
Bebektir amma insandır
Amman doktor bak bebeğe
Mahzuni Şerif

Ararlar Beni

Ne dedim se halka hiç yaramadı
Ben gittikten sonra ararlar beni
Boşa cahillerin gözü karardı
Kuru çene ile yorarlar beni

Duman eksik olmaz her yüce dağda 
Bülbül eksik olmaz her yeşil bağda
Atomun patlayıp bittiği çağda
Onun ötesinde sorarlar beni

Ebedi değildir bu yeşil bağlar 
Ebedi değildir şu yüce dağlar
Öz kardeşim şu bizim softalar
Mezarımda bile kırarlar beni

Dövüştüm çekiştim ham sofuyunan 
Dikildi karşıma boş kafayınan
Aşıklar gidemez bir sefayınan
Böyle boşu boşuna yorarlar beni

Mahzuni Şerif’im gayrı gam yemem 
Ondan ötesini kimseye demem
Ufak vücuduma kefen istemem
Varsa insanlıkla sararlar beni

Mahzuni Şerif

 

       Kırma Beni

Aziz dostum mektup ile
Arayıp da sorma beni
Artık böyle bile bile
Hatırımdan kırma beni

Dinlemem bin söz etsen de
Anlamam kaş göz etsen de
Kılıç vurup düz etsen de
Bir kefene sarma beni

Muhabbetin sana kalsın
Benim için kuru dalsın
Yüzlerine lanet olsun
Yeter artık yorma beni

Mahzuninin dertleri var
Umurumda değil yalvar
Dünyadan ahrete kadar
Sen sen ol da sorma ben

 

          Güzel Dostum

Güzel dostum aramızda senlik benlik olur mu
Neden gönlüm sarayını tarumar ettin böyle
Bilirsin ki viranede hanedanlık olur mu
Bir nefes alayım derken, bin zarar ettim böyle

Aman aman aman güzel efendim
İkrarım sana bağlıdır efendim
Mevsim gitti sonbahara ulaştı
Seller suskun bağlar gazel efendim

Her baharda boz bulanıp, coşup coşup çağladın
Geçemedim sellerinden yollarımı bağladın
Diyarı gurbete saldın, ardım sıra ağladın
Figanı figana katip, ahuzar ettin böyle

Aman aman aman güzel efendim
Ikrarim sana bağlidir efendim
Mevsim gitti sonbahara ulaştı
Seller suskun bağlar gazel efendim

Hey Mahzuni sevdiğimin sözünü ferman gördüm
Kuru çöllerde dolaştım, susuz değirmen gördüm
Ayaklarına yüz sürdüm, elinden derman gördüm
Kaldırıp vurdun sineme, zülfikar ettin böyle

Aman aman aman güzel efendim
Ikrarim sana çok özel efendim
Mevsim gitti sonbahara ulaştı
Seller suskun bağlar gazel efendim

 

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here