Arthur Miller Kimdir ?

0

Arthur Miller Kimdir ?

? Tam adı Arthur Asher Miller olan ABD’li yazar 17 Ekim 1915’de Newyork/Harlem’de dünyaya geldi. Yahudi göçmeni ve kumaş fabrikası sahibi bir babanın oğlu olan Miller, babasının dünya ekonomik krizinden sonra iflas etmesiyle derinden etkilendi ve dünyaya bakış açısını oluşturmaya başladı.

? Bu dönemde (1934-1938) eğitimini devam ettirebilmek için “Michigan Daily” gazetesinde redaktörlük yaptı. Aynı zamanda da “Ann Arbor” adlı eğitim kurumunda edebiyat ve İngiliz Dili yüksek eğitimini sürdürdü. Bu dönemde oluşturduğu ilk dramaları büyük ilgi ve takdir topladı.
1938’de Michigan’dan Newyork’a dönen Miller, hükümetin tiyatro projesine katıldı lakin oyunlarının komünist eğilimler içerdiği gerekçesiyle 1939’da proje askıya alındı.
1940 yılında arkadaşı olan Marry Slattery ile evlenip 2 çocuk sahibi olan Miller bu dönemde yazdığı ve 1947’de sahnelenen “All My Sons”(Bütün Oğullarım) isimli tiyatro oyunuyla ünlenmeyi başardı.
“All My Sons” isimli tiyatro oyununda babalarının ticaret anlayışıyla anlaşamayan bir savaş zengininin oğulları ölünce baba da intihar eder. Bu konu üzerinden toplum yapısını işleyen ve eleştiren Miller’in bu oyunu ona güzel kapılar açmıştır.
Bu oyundan iki yıl sonra yani 1949 yılında “Death of a Salesman”(Satıcının Ölümü) adlı drama ile en büyük başarısını elde etti.
“Death of a Salesman” isimli tiyatro oyununda uzun yıllar çalıştığı firma tarafından işten çıkarılan “Willy Loman” adlı karakterin yıkılışını gözler önüne sermektedir. Geriye dönüşlerle kaçırılmış fırsatlara ve özel hayata değinir. Oğulları tarafından da reddedilen karakter intihar eder. Bu oyununda da toplumu eleştiren Miller büyük bir başarı yakalamış ve adını duyurmayı başarmıştır.

?Miller dramalarında karakterler üzerinden insanların kendi yaşamlarını gözden geçirmelerini, karakterlere kendilerini bulmalarını ve ders çıkarmalarını istemiş, sık sık toplum düzenini ve toplumu eleştirmiş bunu yaparken de Norveçli yazar Hernik Ibsen’in dramalarını örnek almıştır.
“Death of a Salesman”ın oynandığı yıl olan 1949 yılında Miller, Pulitzer ödülünü almaya hak kazandı. Aynı zamanda bu oyunu 1985 yılında Volker Schlöndorff tarafından filme uyarlandı.

? Miller’in dramaları “Amerika Birleşik Devletleri Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi”nin dikkatini çekti. Döneminin (1950) Komite Başkanı Senatör McCarthy Milleti ve çok sayıda sanatçıyı komünist olmakla suçladı.
Miller bunu eleştirmek amacıyla 1956’da “The Crucible”(Cadı Kazanı) adlı tiyatro oyununu kaleme aldı ve adi geçen Komite Başkanı Senatör McCarthy’i eleştirdi.
“The Crucible” adlı dramada ise 1962 yılında Salem’de cadı olmakla ve şeytanla iş birliği yapmakla suçlanan insanların idam edilmeleri işlenmiştir. “The Crucible” ise 1956 yılında Jean Paul Sartre tarafından filme uyarlanmıştır.
Bu oyundan sonra Miller komünizmi desteklemek ve özendirmek suçlarından ifadeye çağırıldı ama bunu reddedip ifade vermeye gitmemesi üzerine Miller önce bir yıllık hapis cezasına daha sonra ise bu cezanın dönüştürülmesiyle para cezasına mahkum edildi.


? 1940 yılında evlendiği ve iki çocuğu olan eşi Marry Slattery’den Haziran 1956’da boşanan Miller, aynı haziran ayının 29’unda Marilyn Monroe ile evlendi. Ünlü fotomodel Marilyn Monroe ile yaptığı bu evlilik onun sık sık gazete manşetlerinde görünmesine neden oldu. 1951 yılından beri görüştüğü bilinen Monreo için “The Misfits”(Uygunsuzlar) adlı filmin senaryosunu kaleme aldı. 5 Ağustos 1962’de Monreo’nun intiharıyla ilişkileri sonlandı.
Ardından aynı yıl içinde (1962) Avusturyalı Inge Morath ile evlendi.
“After the Fall”(Düşüşten Sonra) adlı dramasını 1964’de yayınladı.
“After the Fall” da eşinin intiharını ve o dönemde yaşadığı özel sorunlarını işleyen Miller, her şeye yeniden başlayabilmek için gerekli güce kavuşabilmek üzere kendini bulmaya çalıştı ve dramasında da bunu işledi.

? 1964: “Incident in Vichy”(Vichy’de Olay) adlı oyunu ilk kez sahnelendi. Milleɾ bu oyununda ɾastgele yoldan geçen insanlaɾın masabaşı Nazi suçlulaɾı taɾafından “Yahudi” olaɾak tutuklanıp, soɾguya çekilmeleɾini ve gösteɾdikleɾi tepkileɾi dile getiɾmektediɾ.

? 1955: “A Memoɾy of Two Mondays”(İki Pazaɾtesinin Anısı) adlı oyun Milleɾ’in, 30’lu yıllaɾın başında çalıştığı bir araba yedek parçası deposundaki deneyimleɾini anlatan otobiyogɾafik yapıtı.

? 1955: “A View fɾom the Bɾidge”(Köpɾüden Bakış) adlı oyun New Yoɾk’ta yaşayan Sicilyalı göçmenleɾin dünyasında geçen bir kıskançlık dramı ve toplumsal suçlama.

? 1968: “The Pɾice”(Bedel) adlı oyun iki erkek kardeşin geriye bakaɾak hayatlarındaki suçlarla ve sorumluluklarla hesaplaşması.

? 1980: “Playing foɾ Time”(Zaman Кazanmaya Çalışıɾken) adlı televizyon senaɾyosunda da Nazi dönemini ele alaɾak bu sefeɾ Auschwitz toplama kampının oɾkestɾasını konu alıɾ. Milleɾ 70’li ve 80’li yıllaɾda yazdığı dɾamlaɾla eski başaɾılaɾına ulaşamadı.

? Aɾthuɾ Milleɾ’ın tiyatɾo dışındaki çalışmalaɾı aɾasında ise, antisemitizm üzeɾine iɾonik biɾ öykü anlatan ɾomanı “Focus”, iki özgün film senaryosu; “The Misfits”(Uygunsuzlaɾ) ile “Eveɾybody Wins”(Кaybeden Yok), bazı gezi yazılaɾı (In Russia, Chinese Encounteɾs) sayılabiliɾ. Ayɾıca tiyatɾo üstüne denemeleɾini 1978’de kitapta toplamıştır. 1987’de ise “Timebends” adıyla otobiyogɾafisini yazmıştıɾ.

Arthur Asher Miller, 10 Şubat 2005 tarihinde ise vefat etmiştir. Ardından onlarca deneme, oyun, drama ve özlü söz bırakmıştır.

Arthur Miller’in kaleme aldığı bazı oyunlaɾ:

?Cadı Кazanı
?Satıcının Ölümü
?Köpɾüden Bakış
?Bütün Oğullaɾım
?Bedel
? Vichy’deOlay
? BiɾByana Ağıt
?Biɾ Tüɾ Sevda Öyküsü
?İki Pazaɾtesinin Anısı
?Mɾ.Peteɾs’in bağlantılaɾı

Arthur Miller’in kaleme aldığı bazı özlü sözler:

?Kurbağayı koltuğa oturtsan,o yine çamura atlar.

?Sanırım, dünyadaki her şiddet dolu anlaşmazlık papazlar, hahamlar ve imamlar tarafından yönlendiriliyor.

?İhanet tek kokuşmuş gerçektir.

?Kurbağayı koltuğa oturtsan, o yine çamura atlar.

?Ahlaki üstünlüğün çevresi, bir sisle kuşatılmıştır.

?Bir zamanlar insanlar hayatlarından memnun değillerse devrim yaparlardı. Şimdi alışverişe çıkıyorlar!

?Öğrenmenin de maliyeti vardır
Önceden öğrenenler indirimli fiyattan öğrenir;
Otoriteden öğrenenler özgürlük bedeliyle öğrenir;
Deneyerek öğrenenler etiket fiyatından öğrenir;
Hayattan öğrenenler gecikme zammıyla öğrenir;
Hayattan da öğrenemeyenler boşa gitmiş hayatlarıyla öğrenirler.

Kerem Aşıgül

Marmara Üniversitesi / İşletme
Okur ve Yazar
Kerem Aşıgül

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here