Anton Szandor LaVey Ve LaVeyan Satanizm Psikolojisi Üzerine Bir Söyleşi

0

Bu yazıyı hazırlamadan önce söylemek istediğim bir kaç şey var. Kimse kimsenin inancına zorunda değil ancak saygı duymak gerekiyor. Bu yazının yayınlanmış olma sebebinin en temel özelliği kişinin bu öğretiyi yayarken ne anlatmak istediğidir. Yazıda kesinlikle satanizm hakkında iyi veya kötü diye yorumlar yapmıyorum ve hiçbir şekilde savunmuyorum. Savunmadığım gibi aşağılamıyorum. Bunlar tamamen bilgi içeriklidir ve dine dair hiçbir kişisel yorum barındırmaz. Ancak kişiye dair birkaç yorumlarda bulunmayı planlıyorum ve fakat bunun din ile hiçbir bağlantısı yoktur. Yazıyı sadece bilgi edinmek için okumanızı tavsiye edip bu yazının sadece bilgi öğrenmeye yarayabileceğini, dinlere dair doğru ve yanlışları hiçbir şekilde savunma barındırmadığını belirtmek istiyorum. Bu yazı hiçbir ön yargıda bulunmadan hazırlanmıştır ve her şey olduğu gibi aktarılmıştır. Yazılanlar kimine göre iyi kimine göre kötü olarak yorumlanabilir ancak ben daha çok ansiklopedik tarihsel bilgilere yer verdim. Ekibimizin hiçbir şekilde satanizm ile bağlantısı yoktur. Sadece evrensel çalışmayı hedefliyoruz ve yazılarımızın sadece kendi dünyamızdan daha fazlası olması için çabalıyoruz. Evrensellik sadece bizi değil dünyada olan her şeyi barındırmaktadır. Bu yazının bir diğer önemli özelliği ise bu tür insanlar hakkında bilgi edinip çevremizde olan insanları daha iyi tanımamıza yardımcı olabilmesini sağlamaktır. Günümüzde Satanizm adı altında geçen bir çok olay yaşanmaktadır. Bunun gerçek ”Satanizm” ile alakalı olup olmadığını bilmiyoruz ancak her ne kadar onayladığımız görüşler olmasa bile bunları öğreniyor olmamız sevdiğimiz insanları onlardan koruyabilmemiz için önemli bilgilerdir. Bu tür insanların içsel dünyasını ne kadar iyi öğrenebilirsek çevremizdekilere o kadar dikkat eder ve ilişkilerimize öyle karar veririz. 

Anton Szandor LaVey olarak bilinen Amerikalı LaVeyan Satanizm’in kurucusunun gerçek adı Howard Stanton Levey’dir. 11 Nisan 1930 yılında dünyaya gelmiştir. Kökeni Avrupa’ya uzanan göçmen bir ailenin çocuğudur ve Chicago’da doğmuştur. Küçük yaşlardan beri müziğe duyduğu ilgi sayesinde, onbeş yaşındayken San Francisco Senfoni’de ikinci oboistlik görevine getirilmiştir. İlerleyen yıllarda ise, trompet, trombon, klarnet ve keman çalma konusunda kendisini bir hayli geliştirmesine rağmen, 20’li yaşlarında müziği bırakıp, sirk dünyasına adım atmıştır.  Kafes bakıcısı olarak başladığı yeni mesleğinde, zaman içerisinde ilerleme kaydederek, aslanlı gösterilere çıkmaya başlamıştır ancak bir gösterisinde yaralanmıştır. Bu sebepten dolayı buradaki kariyerine son vermeye karar vermiştir.

Birkaç yıl sonra, çeşitli morglarda polis fotoğrafçısı olarak çalışmaya başlamıştır. San Francisco polis yetkilileri, ceset fotoğrafları çeken bu genç adamın egzantrik karakterini çabuk fark etmişlerdir ve LaVey’i merkeze alıp gerçeküstü olaylarla ilgili telefonları cevaplandırmakla görevlendirmişlerdir. Sonraki yıllarda kendisiyle yapılan bir röportajında, felsefi düşüncelerinin belirginleşmesinde, ceset fotoğrafçısı olarak çalışmış olmasının etkisini gizlemeden ifade etmiştir.

1966 yılının nisan ayında, harekete geçme zamanının geldiğine kendisini ikna etmiştir ve bir Şeytan Kilisesi kurarak  kurduğu Şeytan kilisesi ve kaleme aldığı kitaplar aracılığıyla Satanist öğretisini yaymaya çalışmıştır. LaVey’e göre, önemli olan tanrı değil insandır. Şeytan’ı “insanoğlunu özgürleştiren isyan ruhu, reddin somut ifadesi ve uygarlığın ilerlemesini sağlayan gelişme güdüsü” olarak tanımlar. öğretisini; “Şeytani İncil”, “Şeytanın Not Defteri” ve “Şeytani Törenler” kitaplarıyla açıklamıştır. Bunu bir tür semboller aracılığıyla yaşanan ateizm olarak algılayabilirsiniz.  Satanizm’e göre “şeytan” dinlere karşı bir semboldür ama aslında gerçekten varlığı yoktur. Bu insani kötülüğü temsil etmek için kullanılan bir semboldür.  Antik İbranice ismine uygun biçimde, tarih boyunca “muhalif” olanı temsil etmişti. Dinlere, insanın hayvansal özünü reddeden ya da kısıtlayan kurallara karşı bireyin özgürlüğünü temsil ediyordu. Dolayısıyla dinlere şiddetle muhalifti ve kutsal kitaplardaki öğretilerin tam tersini uygulamanın insanlık için tek çıkar yol olduğunu savunmuştur.

LaVey insanı Nietzsche’yi çağrıştıran bir yaklaşımla “üstün varlık” olarak tanımlamıştır. “Sadece istediğimiz zaman, istediğimize karşı iyi davranmalıyız. Kimse bize hep iyi olmamız gerektiğini söyleyemez. Eğer biri seni hırpalıyorsa sen de onu ezip yok etmelisin” demiştir bir eserinde.

29 Ekim 1997 yılında tam 67 yaşındayken bir kalp krizi sonrası yaşamını yitirmiştir. Vasiyeti üzerine mezar taşında: “Hayattaki tek pişmanlığım yersiz yere iyi olduğum anlardır.” yazmaktadır.


LaVey’e Göre Satanizm

Dokuz büyük günah
Aptallık.
Özentilik.
Sevilme, benimsenme beklentisi.
Kendini kandırma.
Perspektif eksikliği.
Geçmişteki Ortodoks Satanist uygulamalara sahip çıkma.
Üreticiliği engelleyecek kadar kibir sahibi olma.
Estetik duygu yoksunluğu.
Ödlekleştiren konformizm.


Dokuz ilke
Tevekkül ve yetinme yerine sonsuz kişisel tatmin için çalış.
Mistik düşler yerine capcanlı yaşa.
Kendini kandırma. Kirletilmemiş bilgeliğin temsilcisi ol.
Sevgini hakedene sakla. Şaklabanlara harcama.
Sana tokat atana öbür yanağını dönme, intikam al.
Sorumlu olana karşı sorumluluk göster. Şevkat, enerji vampirlerine dikkat.
İnsan dört ayaklılar gibi bir hayvandır. Kimi zaman onlardan iyi, çoğunlukla onlardan beterdir. “Ruhi ve entelektüel yüceliği” onu hayvanlar aleminde en acımasız yaratık yapar.
Şeytan, günah adı verilen fiziki, duygusal, düşünsel yücelikleri savunur.
Şeytan, öcü gibi kullanıldığı sürece caminin ve kilisenin en iyi dostudur.


20 satanist nokta
Gücünü kaybetmemek için, zayıf ve aciz (karaktersiz, kişiliksiz) olanlara saygı gösterme.
İçinde başarı yattığı için gücünü her zaman sına.
Mutluluğu barışta değil zaferde ara.
Uzun süreli dinlenmeden ziyade istirahatlerini kısa tut.
Yeni bir şey yaratacaksan eskiyi tamamen yok et.
Ölümünü göremeyeceğin hiçbir şeyi çok fazla sevme.
Yapıyı kumun üzerine değil kayanın üzerine inşa et… Çünkü yapı sadece bugün ya da dün için değil her zaman içindir.
Her zaman, yapılmamışı keşfetmek için daha fazla çalış.
Boyun eğmektense öl.
Demircilik ölümün kılıcını işlemek dışında hiçbir sanatsal değere sahip değildir. Çünkü ölüm getiren kılıç bir sanat şaheseridir.
Her şey üstünde başarıyı elde etmek için önce kendinin üstüne çık. (kendini aşmayı öğren.)
Yaşayanların kanı yeni bir tohum yaratmak için iyi bir gübredir.
Kurukafadan oluşan piramitlerin üzerinde duran kişi, daha uzakları görebilir.
Sevgiyi bir kenara atma, fakat onu her zaman tehdit et çünkü o bir sahtekardır.
Bütün büyük olan şeyler acı üzerine kurulmuştur.
En önde olmaktan çok en üstte olmaya çalış, çünkü büyüklük orada yatar.
Daha önceden yaratılmış engelleri yok etmek için taze ve güçlü bir rüzgar gibi gel.
Bırak sevgi, hayatında bir amaç olsun, ama en büyük hedefin büyüklük olsun.
Erkek dışında hiçbir şey güzel değildir ama bütün her şeyden güzel olan kadındır.
Gücü engellediği için bütün aldanma ve yalanları reddet.


LaVey’in dokuz büyük bildirisi
Satanizme göre insan kendini sakınmamalı istediğini yapmalıdır.
Satanizm ruhsal umutlar yerine var oluşu savunur.
Satanizm nankör insanlar için vakit harcamaktansa hak edenlere incelik göstermeyi emreder.
Satanizm kendilerine vuranlara diğer yanaklarını uzatmaktansa intikam almayı emreder.
Satanizm vampir olmak için vakit harcamaktansa daha gerçekçi sorumluluklarını yerine getirmek gerektiğini savunur.
Satanizm tüm dinlerde günah diye dayatılan şeylerin duygusal ve zekasal zevkten ibaret olduğunu savunur.
Şeytan kilisenin en sadık dostudur.
Satanizme göre hayvanlar, insanlara bazen iyi ama çoğunlukla kötülük yapan canlılardır.
Satanizm’e göre insan kendini kandırmamalı aklıyla olduğu gibi gözükmelidir.


Eserleri
The Satanic Bible (1969) (Şeytani İncil)
The Satanic Rituals (1972) (Şeytani Ayinler)
The Satanic Witch (1989) (Şeytani Cadı)
The Devil’s Notebook (1992) (İblis’in Not Defteri)
Satan Speaks! (1998) (Şeytan Konuşuyor!)


Bu yazıdan anlaşıldığı gibi her ne kadar detayları gerçek hayata yansıtmamış olsa da benim kişisel görüşüm Anton Szandor’un oldukça zor bir hayat geçirmiş olduğundan yanadır. Çünkü savunduğu düşünceler ve kurallar oldukça katı, keskin ve sert biçimdedir. Bu psikolojide insanların ”Yeter artık. Bu kadardı. Daha fazla kimseye tahammül etmeyeceğim. Herkes yaptığını ödeyecek.” diyebilme şekillerinden birisidir. Herhangi hiçbir kaynakta böyle olduğuna rastlamadım ancak Anton Szandor’un gerçekten çok acı çektiği ve acılarının son bulmadığı görüşündeyim. Szandor’un gerçekten bu kadar acı çektiğine dair herhangi bir kayıt mevcut değildir. Bu benim kişisel görüşümdür. Çünkü bir insanın bu kadar kısasa kısas, net ve sert yaşam biçimini savunup bunu insanlığa geçirmeye çalışmasının en mantıklı açıklamasının bu olduğunu düşünüyorum. Hani hayatımızda art arda bir sürü kötü olay yaşarız ve bir müddet sonra dayanamayız. Bu sebepten dolayı patlama noktasına geliriz ve bize yapılan her şeyi ödetmeye çalışırız. Ya da ödetmesek bile hayatımızdan çıkarırız. ‘‘Sen bunu yaptın. Sonuçta bunu yaptın ve bedeli olarak hayatımdan sonsuza kadar çıkıyorsun. Bunu yapmış olduğun gerçeği dışında hiçbir detayla ilgilenmiyorum. Ne olursa olsun yine de bunu yaptın.” diye düşünürüz ve asla affetmeyiz. Bu da bu durumun hiç kesilmeden hayat boyu edip daha ileri bir seviyesini temsil ediyor diye düşünüyorum. Herkesin inancına ve düşüncesine saygım sonsuz. Sizden de aynı şeyi bekliyorum. Düşünceme saygı duymanızı bekliyorum. Satanizm’in aslında ruhsal bir hastalık olduğunu ya da yoğun acıdan dolayı oluşan ruhsal hastalıklar sebebiyle gelişen bir inanç sistemi olduğunu düşünüyorum. Benim görüşüme göre kesinlikle tedbir alınması ve tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Siz böyle düşünmüyor olmayabilirsiniz bu benim tamamen kişisel görüşümdür ve herkesin benimle aynı fikirde olmadığını biliyorum. Özellikle bu tür bilgileri iyice öğrenip sevdiğimiz insanlara, tüm canlılara ve özellikle de çocuklarımıza dikkat edip ruhsal durumlarını önemsemeyi tavsiye ederek yazıyı bitiriyorum. Canlılara diyorum çünkü her canlıda bir tür psikoloji mevcuttur. Bu yüzden her canlıya dikkat edilmesi gerekir. Ancak konu Satanizm olsun ya da olmasın özellikle içinde bulunduğumuz toplumdaki insanların psikolojisine dikkat edebilmek hem bizim hem de sevdiklerimizin geleceğini olumlu etkileyebilir.

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here