Antep’in “Gazi” Unvanını Alması

0

 

 

Gaziantep Neresidir?

Gaziantep, halk dilindeyse Antep, Türkiye’nin en kalabalık sekizinci şehridir. Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer alan Gaziantep, kuzey ve kuzeybatısında Kahramanmaraş, kuzeydoğusunda Yavuzeli, doğusunda Nizip, güneydoğusunda Oğuzeli, güneyinde Kilis, güneybatısında İslahiye ve batısında Nurdağı vardır.

Nüfusu, 2016 itibariyle 1.974.836 kişidir. Nüfusundan dolayı ekonomik potansiyeli ve büyük şehir olması dolayısıyla metropol şehir görünümündedir.

İlçeleri; Şahinbey(Merkez), Şehit Kamil(Merkez), Oğuzeli (Merkez), Nizip, İslahiye, Araban, Yavuzeli, Nurdağı, Karkamış’tır.

Gaziantep‘te hiç doğal göl yoktur ve çok az miktarda doğal orman bulunmaktadır. İldeki ormanlık alan yüzdesi %14’ tür. Bu ormanlarda meşe ve kızılçam ağaçları yoğunluktadır. Meşe ormanlarının hepsi tehlike altındadır ve korumaya alınmıştır. Kızılçam ormanlarının çoğunluğu yapay ormandır. Gaziantep‘in batı ve kuzey çevreleri ormanlık, bozkır ve meralarla çevrilidir. Antep topraklarının %60 ‘ı tarıma elverişlidir. Bu topraklar, tarlalar, zeytin, antep fıstığı, meyve ve sebze bahçeleri ile bağlarla kaplanmıştır.

 

Gaziantep Tarihçesi

Gaziantep‘in konumu tarih açısından büyük öneme sahiptir. Antep, uygarlıkların doğduğu, Mezopotomya ve Akdeniz arasında bulunması, güneyden ve Akdeniz’den doğuya, kuzeye ve batıya giden yolların kavşağında oluşu, tarihe ve bugüne yön vermiştir.  Bu sebeple Gaziantep, tarihten önceki çağlardan beri insan topluluklarına yerleşme yeri ve uğrama yeri olmuştur. Tarihi İpek Yolunun buradan geçmiş olması, ilin önemini ve canlılığını korumuştur.

Gaziantep ilinin tarih devirleri;

Kalkolitik, Paleolitik, Neolitik dönemler, Tunç Çağı, Hitit, Med, Asur, Pers, İskender, Selefkoslar, Roma ve Bizans, İslam-Arap ve İslam-Türk devirleri olarak sıralayabiliriz. Geçmişte yaşayan bu dönemlerin kalıntılarını günümüzde hala görebiliyoruz. Ayıntap adındaki eski kent, Gaziantep‘in 12 km. kuzeybatısında Dülük Köyü ile Karahöyük Köyü arasındadır. Ayıntapta yapılan arkeolojik araştırmalar sonucunda taş, kalkolitik ve bakır dönemlerine ait kalıntılara rastlanmıştır. Bu kalıntılar yörenin Anadolu’nun ilk yerleşim alanlarından birisi olduğunu kanıtlamaktadır.

Gaziantep, bir süre Babil İmparatorluğu’nun egemenliği altında kaldığı  Milattan önce 1700 yıllarında, Hitit Devleti’nin bir kenti ilan edilmiştir.

Gaziantep ve çevresi milattan önce 700-546 yıllarında, Asur, Med ve Pers İmparatorluklarının yönetiminde kalmıştır. Büyük İskender Pers Devletini yıkmıştır ve sonra Romalılar’ın, milattan sonra 636 yılına kadar da Bizanslılar’ın egemenliği altında kalmıştır.

Gaziantep, konum itibariyle ana yollar üzerinde bulunduğundan, her dönemin kültürünü korumuştur.

İslamiyet bu topraklardan Anadolu’ya yayılmıştır. Hz. Muhammed’in Peygamberlik mührünü görüp öpen ve Peygamberimizin vahiy katiplerinden olan “Hz. Ökkeşiye” türbesinin Nurdağı ilçesinde Durmuşlar köyü yakınlarındaki bir tepenin üzerinde bulunuyor olması Gaziantep için ayrı bir önemlidir.

Hz. Ömer zamanında İslamiyet dininin, Arap yarımadası dışına yayılması için sürdürülen mücadeleler esnasında, İslam ordusu, Gaziantep bölgesiyle Hatay’ı Bizanslılar’dan almıştır. Böylece 639 yılında Antep halkı Müslümanlığı kabul etmiştir. Hemen ardından Suriye ve Antakya bölgesi de İslam kuvvetlerinin eline geçerek vergiye bağlanmıştır. Gaziantep’in ünlü Ömeriye Camiisi o dönemde fethin sembolü olarak inşa edilmiştir.

Malazgirt Savaşından (1071) sonra bölgede bir Türk Devleti kurulmuştur. Bu Türk Devleti Selçuklu İmparatorluğu adına bağlıdır. 1270 yılında Moğolların istilasıyla kent yıkılmıştır. Kent, sonra Dulkadiroğullarının (1389) ve Memluklular’ın (1471) eline geçmiştir. 1516 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Memluklular’a karşı yapılan Kilis yakınında yapılan Mercidabık Meydan Savaşından sonra Gaziantep ve bölgesi Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetimine girmiştir.

Osmanlılar döneminde kentte çok sayıda cami, han, medrese ve hamam yapılmıştır ve kent aynı zamanda üretim, ticaret ve el sanatları yönünden de kendini geliştirmiştir. 1641 ve 1671 yıllarında Evliya Çelebi yöreyi iki kez ziyaret etmiştir. Gözlemleri üzerine Evliya Çelebi burada 22 mahalle, 8 bin ev, 100 civarı kadar cami, medrese, han, hamam ve üstü kapalı çarşı olduğunu anlatmıştır.

1. Dünya Savaşı sonlarına doğru, Gaziantep bölgesi, önce İngilizler tarafından daha sonra da Fransızlar tarafından işgal edilmiştir.

Gaziantep Kültürü

 ➡ El Sanatları


Gaziantep’
te çok çeşitli el sanatları vardır. Bu el sanatları gelişmiştir. Geçmiş yıllarda Antep‘te yaygın olarak yapılan el sanatları; dericilik, bakırcılık, yemenicilik, kilimcilik, el işlemeciliği ve kuyumculuktur. Gaziantep’in özellikle kendine özgü yapılan motifli kilimleri ve bakır ürünleri çok meşhurdur. Gaziantep yöresine özgü kilim çeşitleri baklava çeşitleri, Habbap ayağı, Kuş Kanadı, Zincir Göbek , Dirsek Göbek, Pençe Göbek, Çarkı felek , Parmak Göbek ve Atom Göbek Antep yöresine özgüdür.

 

 

 

 

 

➡ Gaziantep Mutfağı

Gaziantep, çok zengin mutfak kültürüne sahiptir. Gastronomi şehirlerimizden bir tanesidir. Toplamda 512 çeşit yemeğe sahiptir. 26 çeşit köfte , 27 çeşit pilav, 15 çeşit dolma, 26 çeşit etli yemek, 15 çeşit turşu ve 22 çeşit helva yapılmaktadır. Yemek çeşidi olarak Türkiye’de en çok yemek çeşidine sahip ilimizdir. Bu mutfak, seneler boyunca bölgede çeşitli yaşamış medeniyetlerin kültürlerinin harmanlanmasıyla olmuştur. Antep mutfağında kebap ve et yemekleriyle daha bir ünlüdür.

 

 

 

➡ Tarihi Yerler ve Müzeler

Gaziantep‘in tam merkezinde Gaziantep Kalesi yer almaktadır. Kalenin güneyinde tarihi Naib Hamamı vardır. Kalenin kuzeyinde ise bir çok tarihi han vardır. Hanların kuzeyinde ise Bakırcılar Çarşısı yer almaktadır. İlde çok sayıda tarihi cami yer alır. Bey Mahallesi‘nde ise tarihi Antep evleri vardır. İlde çok sayıda müze bulunmaktadır. Günümüzde hala müzeler yapılmaktadır. Bu yapılmakta olan müzelerle beraber Gaziantep, müzeler kenti olacaktır. Gaziantep’teki müzeler;
➡ Gaziantep Arkeoloji Müzesi

 ➡ Gaziantep Mevlevihanesi Vakıf Müzesi 

 ➡ Şahinbey Savaş Müzesi 

 ➡ Medusa Cam Müzesi 

 ➡ Hasan Süzer Etnografya Müzesi 

 ➡ Zeugma Mozaik Müzesi 

GAZİANTEP’TE TÜRKİYE’NİN İLK ÖZEL CAM MÜZESİ OLAN MEDUSA ARKEOLOJİK CAM ESERLER MÜZESİ

 

 

 

Gaziantep Adının Kaynağı 

Gaziantep, eskiden Ayıntap olarak adlandırılmıştır. Adını tarihin derinliklerinden, sıfatını ise Milli Mücadeledeki kahramanlıklarla dolu faaliyetlerinden almıştır.
Eskiden Ayıntap ve Aynitap adıyla yazılmış, geniş kitlesi tarafındansa Antep ve Entap olarak söylenmiştir. Gaziantep’te yetişen ünlü ilim adamı tarihçi Bedrüddin Ayni’nin söyleyişiyle Gaziantep’in eski adı ve asıl adı “Kala-ı Füsus”tur. “Kala-ı Füsus” yüzük kalesi anlamına gelmektedir. Bir başka rivayete göre Antep’in halkına zulüm eden Ayni adında kötü bir hakim yaşamaktaymış. Uygunsuz işler yaptıktan sonra yaptıklarına pişman olup tövbe etmiş ve yörede yaşayan halk “Ayni tövbe etti” demişler. Daha sonra Ayni tövbe adı söylene söylene Ayıntap olmuş ve öyle olarak kalmıştır.

Bir diğer rivayete göreyse Ayıntap ismini suyun güzelliğinden ve bolluğundan almıştır. Ayın: pınar, kaynak ve suyun gözü anlamındadır. Tap ise: parlak ve güzel anlamına gelmektedir. Şehre suyunun bolluğundan dolayı bu isimin verildiği söylenmiştir. Bir başka rivayette ise şehrin eski adının Hantap olduğu söylenmektedir. Tap: güç, takat ve arazi anlamında da kullanılmıştır. Hantap; han toprağı anlamına da gelmektedir. Hantap zamanla Antap ve böylece Antep olmuştur.

Kurtuluş Savaşı’nda halkın göstermiş olduğu üstün kahramanlıklar nedeniyle şehre 8 Şubat 1921 tarihinde T.B.M.M tarafından “Gazi”lik ünvanı verilmiştir. Böylece de Antep, Gaziantep olmuştur.

Gaziantebi Efsane Kılan 10 Neden

1 – Yemekleri

 

2 – Gaziantep Baklavası

 

3 – Gaziantep Kalesi

 

4 – Bakır Çarşısı

 

5 – Hayvanat Bahçesi

 

6 – Gaziantep Evleri 

 

7 – Gaziantep Müzeleri

 

8 – Gaziantep El Sanatları

 

9 – Metropol Şehir Özelliği

 

10 – Gaziantep Halk Oyunları

 

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here