Alman Sosyolog ve Filozof: Georg Simmel

0

sosyolog ve filozof: Georg Simmel

Georg Simmel Kimdir?

1858 yılının Mart ayında Berlin’de Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Babasını küçük yaşta kaybetmiştir. Bu yüzden kendisini Katolik bakıcısı tarafından yetiştirilmiştir. Bir Katolik gibi büyütülmüştür. Alman sosyologlarının ilk kuşağındandır. Feɾdinand Tönnies ile biɾlikte Alman Sosyolojisinin kuɾuculaɾındandıɾ. Çalışmalaɾını toplumsal foɾm kavɾamı üzerine yapmıştır. Ve bu kavramı sosyoloji liteɾatüɾüne kazandırmıştır. Bu yüzden de uluslaɾaɾası litaɾatüɾde foɾmlaɾın sosyoloğu olaɾak bilinmektedir. En çok üzerinde durduğu kavram ise toplumsal etkileşimcilik kavɾamıdır. Simmel’in 20. yüzyılda etkisi daha çok kent ve modeɾnite sosyolojisi, kültüɾel kuɾam ve eleştiɾel düşünce üzeɾine olmuştur. 21. yüzyıla gelindiğinde ise özellikle “kültüɾel çalışmalaɾ” alanında düşüncelerini sürdürmüştür. Ve bu düşüncelerini aynı Zygmund Bauman gibi “postmodeɾnite kuɾamlaɾı” üzerinden devam ettirmiştir. Yine “Mikro sosyoloji” kavɾamını litaɾatüɾe kazandıɾmıştıɾ. Biɾeyin ve toplumun incelenmesi üzerine çalışmaları vardır. Toplumun küçük parçalara ayrılarak incelenmesi gerektiğini savunmuştur. Pek çok şeyin Sosyolojisini yapmıştır. Modanın da sosyolojisini yaptığını görüyoruz. Ona göɾe moda biɾeyi ayɾıştıɾır. Ve her bir insanı diğeɾleɾine benzetir. Ünlü bir sosyologdur ve filozoftur. Simmel üniversitede tarih ve felsefe eğitimi almıştır. Simmel’in ilgileri ise çok yönlüdür. İlgilendiği konular şu şekilde sıralanabilir:
Felsefe,
Ahlak,
Sosyoloji,
Hukuk,
Psikoloji,
Tarih gibi geniş bir alanı kaρsar.

Simmel’in Çalışmaları

En önemli eseri “Philosophie der Geldes” (Paranın Felsefesi)’dir. Tüɾkçe’ye teɾcüme edilmiş eseɾleɾi aɾasında en bilinenidir.
Simmel, Toplumsam Biçimler Okulu’nun kurucusudur. Kapitalist toplum eleştirisi geliştirmiştir. Simmel toplumda aynılaşma olduğundan bahşediyor. Bunu da kapitalizme bağlıyor. Kapitalizm ile birlikte insanlar arasında dayatma ile oluşan ortak zevklerden dolayı meydana gelen seri üretim ve tüketime bağlamaktadır. Simmel para anlayışının kişinin insancıl özelliklerini bozduğunu söylüyor. Ne yazık ki para arayışı modern toplumla birlikte daha da artmıştır toplumun ideolojisinin temelini oluşturur ve toplumsal ilişkileri de bozmuştur. Aynı zamandan da en önemli bir yeri vardır.

 

Simmel’in Toplum Kavramı

Simmel’in amacı, etkileşim kalıpları ve formları ile toplumun incelenmesidir. Simmel toplum kavramının gerçekte asla var olmadığını savunuyordu. Gerçekte var olanın iki birey arasındaki etkileşim olduğundan bahsediyordu. Simmel’e göre sosyolojinin incelemesi gereken konu da tamda bu etkileşimlerdir. Simmel’e göre bu etkileşim formları şu şekildedir:
Hakim olma,
Boyun eğme,
Kabul etme,
Dışlama vb…
Bu kavramların hepsi beraber etkileşim formlarını oluşturur. Bu etkileşim formlarından her biri bir problemin çözümünü amaçlar. Sosyoloji ise bu etkileşim formunda soracağı bazı sorular bulunmaktadır. Bu sorular;
Nasıl tanımlandığı,
Hangi problemi cevapladığı,
Şimdiki halini nasıl aldığı,
Ne gibi sonuçlar doğurduğu gibi…

Sosyoloji konusunu tarihle eş düzeyde ele almıştır. Onun için önemli olan toplumu iyi tanımak, toplumun yapısını kuran öğeleri en ince ayrıntısına kadar ele almaktır. Ona göre, toplumların en temel öğesi bireydir. Bu gerςeğin açıklanabilmesi içince sosyolojinin ςözmesi gereken sorunlar vardır. Bunlar şöyle sıralanabilir:
Toplumsal üstünlüğün kökeni.
Gizli topluluğun ilkeleri.
Toplumsal bölünmeler.
Komşuluk.
Tinsel bağlaşımlar.
Bu sorunların ςözümünde yaşamdan ve tinsel bağlamdan yararlanmak gerekmektedir. Çünkü her toplum olayının temelinde yaşamdan ve tinsel bağlamdan etkiler taşımaktadır.

Simmel, felsefe sorunlarının ςözümünde de bazı yöntemlerden söz etmiştir. Bu sorunların çözümü de Psikoloji, sosyoloji ve iktisat verilerinin yardımıyla olacaktır. Bu anlamda çağdaş düşünceyi etkilemiştir ve sosyolojinin toplumsal bilim olarak gelişmesine önemli katkılar sağlamıştır. Ve önerdiği bu yöntem
Durkheim,
Le Play ve
Pareto gibi sosyologların geliştirdikleri öğreti karşısında kendide has bir düşünce ile ςığır aşmıştır.

Simmel, Durkeim’ın toplumun gerçek ve maddi bütünlük olduğu fikrini kabul etmemiştir. Bu görüş Fransa’da , İngiltere’de Spencer ve Almanya’da tarafından benimsenmiştir. Simmel toplumu bir organizma olarak ele almamıştır. Toplum bireylerin tek tek toplamından fazla bir şeydir. fikrini benimsememiştir.. Daha orta bir yolla toplumun etkileştiğinden bahsetmiştir. Simmel’e göre toplum birbirleriyle sürekli etkileşim içinde bulunur ve bu etkileşimden bireyler arasındaki karmaşık ilişkiler meydana gelir.

Simmel, toplumsal ilişkileri sosyal uzam dediği bir alanın içinde tanımlamıştır. Etkileşim formlarının i bu şekilde incelenebileceğini de öne sürer. Georg Simmel’e göre tüm bu etkileşim formlarının en temel olanı, “Stranger”dır.

Başlıca Eserleri

– 1890 Toplumsal Farklılaşma Üzerine (Über sociale Differenzierung, Leipzig: Duncker & Humblot)

– 1892-3 Etik Bilimine Giriş, (Einleitung in die Moralwissenschaft, 2 vols, Berlin: Hertz)

– 1892, 2nd edn 1905 Tarih Felsefesinin Problemleri, (Die Probleme der Geschichtphilosophie, Leipzig: Duncker & Humblot)

– 1900, 2nd edn 1907 Paranın Felsefesi, (Philosophie der Geldes, Leipzig: Duncker & Humblot)

– 1903 The Metropolis and Mental Life

– 1904, 6th edn 1924 Kant, Leipzig: Duncker & Humblot

– 1906 Kant und Goethe, Berlin: Marquardt

– 1906, 2nd edn 1912 Die Religion, Frankfurt am Main: Rütten & Loening

– 1907 Schopenhauer und Nietzsche, Leipzig: Duncker & Humblot

– 1908 Soziologie, Leipzig: Duncker & Humblot, (Sociology: Investigations on the Forms of Sociation)

– 1910 Hauptprobleme der Philosophie, Leipzig: Göschen

– 1911 2nd edn 1919 Philosophische Kultur, Leipzig: Kröner

– 1913 Goethe, Leipzig: Klinkhardt

– 1917 Grundfragen der Soziologie, Berlin: Göschen (Fundamental Questions of Sociology)

– 1917 Rembrandt, Leipzig: Wolff

– 1918 Lebensanschauung, München: Duncker & Humblot

-1922 Zur Philosophie der Kunst, Potsdam: Kiepenheur

– 1923 Fragmente und Aufsäze aus dem Nachlass, ed G Kantorowicz, München: Drei Masken Verlag

– 1957 Brücke und Tür, ed M Landmann & M Susman, Stuttgart: Koehler

Georg Simmel ve Sosyolojik Görüşleri

1858 – 1918 Amerikan sosyolojisinde Simmel’in etkisi, şimdiye kadar tartışılan teorisyenlerden farklılık gösteriyor. 20. yüz yılın başlarında Amerikan teorisinde göreceli olarak daha az etkili olan Marx, Durkeim ve Weber ilk başlarda önem görmemiş daha sonra önem kazanmaya başlamışlardır. Simmel’in ise ilk Amerikan sosyologları tarafından daha iyi tanındığını görüyoruz.

Simmel’i Kronolojik Olarak Tanıyalım

1 Mart 1858 yılında Berlin’de doğmuştur.
1881 yılında “Kant’ın Fiziksel Monadolojisine Göre Gerçeğin Doğası” adlı tezini yazmış doktorasını tamamlamıştır.
1885 yılında üniversitede ders vermeye başlamıştır. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasına kadar ders vermeye devam etmiştir. Sonra bırakmıştır.
1890 “Sosyal Farklılaşma adlı eseri yayımlanmıştır.
1892 “Cemiyet Felsefesinin Problemleri ” adlı eseri yayımlanmıştır.
1894 “Sosyolojinin Problem” adlı eseri yayımlamıştır. Bu çalışmasında sosyolojide deneysel çalışmalar yapılaması gerektiğini söylemiştir.
1900 “Paranın Felsefesi” adlı eseri yayımlanmıştır. 85 – 90 arası Berlin’de kadrosuz doçent olarak görev yapmıştır. 1900’den itibaren Berlin Üniversitesi’nde ücretsiz, kadrosuz profesör olarak ders vermiştir.
1908 “Sosyoloji” adlı eserinin yayımlanmıştır. Ve bu eser sosyoloji çevrelerinde tanınmasını sağlamıştır. Aynı zamanda da sosyal psikolojinin kurucularından biri olmuştur.
1909 yılında Ferdinand Tönnies, Werner Sombart ve Max Weber ile “Alman Felsefe Cemiyeti”ni kurdu.
1910 yılında Logos dergisini kurdu.
1911 yılında Freiburg Üniversitesi Siyasi İlimler Fakültesi’nden onursal doktor unvanını aldı.
1914-18 arasında Strazburg Üniversitesi’nde ordinaryüs oldu.
1918 Strasbourg’da ölmüştür.

Simmel’in Sosyolojik Düşünceleri

Georg Simmel mikro-sosyoloji alanında; alış-veriş teorisi, sembolik etkileşim, küçük grup araştırmaları”nın geliştirilmesinde rol oynayan önemli bir isimdir. Bununla tanınmıştır. Ayrıca çalışmaları çağdaş Amerikan sosyolojisinde etkili göstermiştir. Politik, ekonomik ve endüstriyel gelişmeleri takip etmiş bu konular üzerinde durmuştur. Simmel’in; Spencer, Darwin, Marx’tan büyük oranda etkilendiğini görüyoruz.

Simmel’in Sayıltları: 

1. Organik yaklaşımın reddetmiştir Toplumun bir organizma olarak ele almıştır.

2. Toplumun etkileşim ile birbirine bağlı bireyler olarak görür.

3. Bireylerin sayısı toplumdaki bireyler arası etkileşim biçimlerini belirler.

4. Birey ve toplum arasındaki ilişkinin diyalektik olarak ele alınır.

Metodolojisi:

1. Formel sosyoloji içindeki etkileşimi sınırlı ve sürekli bir şekilde incelemek

2. Soyutlama, analitik, tarihsel, karşılaştırmalı yaklaşımlar kullanmak

3. Sosyal tipleri inceleme.

Simmel’in Tipolojisi

Simmel Sosyal grupların tiplerini oluşturmuştur. Buna Simmel’in tipolojisi diyoruz. Bu tipoloji;

Monad (birli) grup,
dyadic (ikili) grup,
triadic (üçlü) grup,
küçük grup,
büyük Grup şeklinde sıralanır.

Tek kişi,
iki kişi,
üç kişi,
dört kişi,
beş ya da daha çok kişi ile oluşturulur.

Tam özgürlük,
bağlılık,
otorite yapısı,
adetlerin gelişmesi,
kişi bakımından fazla kişi ile oluştururlar. Birlik ve sentez ile oluşmaktadırlar ve daha resmi birlikteliklerden meydana gelirler.

Simmel’e göre sosyolojinin alanı nedir?

Simmel toplumsal olaylarını şu konular üzerinde yoğunlaştırmıştır. ekonomi, din, hukuk, tarih gibi alanlarının bu alanları kapsayan farklı bilimler tarafından incelendiğini söylemiştir. Sosyolojinin konusunu toplumsallaşma yani sosyalleme biçimleri, insanla ilgili olan her şey olarak ele almış ve tanımlamıştır. Simmel sosyolojiyi diğer sosyal bilimlerden ayırmıştır. Sosyal bilimlerde sosyolojinin kendine has bir görüşünün, konusunun olduğunu öne sürmüştür. Bu görüşten hareketle de “Formel Sosyoloji” adını verdiği sosyoloji başlığını tasarlamıştır. Bu anlamda Formel sosyolojinin kurucusu olmuştur. Yabacılık, çatışma, sayıların rolü gibi kavramlarını bu başlık altında incelemiştir. Ve çok fazla çağdaş sosyologun düşüncelerini etkilemiştir.
Simmel bireylerin toplum içindeki davranışlarını 3 grup altında incelemiştir. Bu davranışları açıklamak gerekirse;
İlk olarak insanların çıkar, ihtiras, otorite gibi isteklere sahip olması. Bu olguların incelemesi de psikoloji tarafından yapılmalıdır. Böyle söyler. Bir diğeri birey kendisini incelenmelidir. Bireyin kendisini diğerleriyle karşılaştırarak incelenmesi gerekir. Yine bu olguları da sosyal psikoloji incelemelidir. Sonuncusu da bireylerin toplumsal gruplanmalarda ortaya çıkan davranış biçimlerinin incelemesidir. Bu olguları ise sosyoloji incelemelidir.

Simmel’in Ölümü

1918 yılında Eylül aynın 28’inde yaşamını yitirmiştir. Strazburg’da karaciğer kanserinden öldü.

Georg Simmel Sözleri

Paranın hacminde sınırsız bir artışın yol açtığı sıkıntıların bizatihi bu artışa değil, daha çok paranın dağıtılma tarzına atfedilebilir.

İnsan, moda ile başkalarına benzemeye, stil ile başkalarından farklılaşmaya çalışır.

İşin doğası gereği, insanlar arasındaki bütün ilişkiler birbirleri hakkında bir şeyler bildikleri ön koşuluna dayanır.

Kişi hiç bir zaman başka birini tam olarak tanıyamaz; çünkü bu her bir düşünce ve duygunun bilinmesi anlamına gelirdi; bunun yerine, gözlemlediğimiz parçaları kullanarak bir bütün oluştururuz, bu bütün de özel bakış açımızın görmemize izin verdiği orana bağlı olarak şekillenir.

Sevgi, doğuşundan sorumlu olan sevilene ait tüm öznitelikleri arkada bırakmıştır.

Kalabalığın toplumsal mekânı, kuşkusuz, metropoldür.

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here