Allah Var mıdır ?

0

Evrenin ve dünyanın oluşumu ile ilgili üretilen teorilerin geçmişi neredeyse insanın türeyişi kadar eski. Bilim Darwin’den bu yana evrenin gizlerini çözmeye uğraşıyor. “Big bang teorisi, İsviçre’de “Tanrı Parçacığını” bulma adı verilen inanılması, anlaması güç çalışmalar”. İnsanlık henüz evrenin gizlerini çözme konusunda bilimsel verilere ulaşabilmiş değil. Öte yandan Kuran-ı Kerim’in ayet-i kerimelerinde ifade edilen tebliğ edilen hususlar ise insanlığı evrenin gizlerini çözme konusunda yine dini öğretilere başvurmasını beraberinde getiriyor, pusula oluyor. Yaklaşık bin 400 yıl önce ayet-i kerimelerde altı çizilen noktalar evrenin oluşumu, kâinat, gezegenler ve üzerinde yaşadığımız dünya konularında insanlığa kılavuz yol gösterici oluyor. İnsanlığın türeyişi tartışmalarına ışık tutmaya devam ediyor. İşte aşağıdaki makale de dini esaslar ve kaynakları temel alarak, ele alarak kesin ispatlar ışığında hazırlanmış.
Dikkatle ve ilgiyle okuyacağınız düşüncesindeyiz.

Tüm diğer insanların birçoğu ailelerini/ebeveynlerini körü körüne takip ediyor. Birisi Hristiyansa eğer, babası Hristiyan olduğu için Hristiyan oluyor. Eğer birisi Hinduysa çünkü babası Hindu diye o da Hindu oluyor. Birçok Müslüman, babası Müslüman olduğu için Müslümandır. Bu Ateistik bir düşüncedir. Babası, ailesi dindar olduğu halde kendisi aynı inanca sahip olmayabilir. Ateistlerin birçoğunun bilime ve teknolojiye inandıkları için Ateist olduklarını fark ettik. Bu insanlar düşünüyor ki bilim o kadar ilerledi ki bizim herhangi bir kutsal kitaba ya da inanca vs. ihtiyacımız yok. Ateistlere sorduğum ilk soru, bir aygıt olduğunu varsayalım, bir makine, dünyada hiç kimsenin daha önce görmediği bir şey. Eğer bu aygıt senin karşına getirilirse, eğer ateistin karşısına getirilirse, bizde eğer ‘bu makinenin ya da aygıtın mekanizmasını/işleyişini ilk olarak kim söyleyebilir?’ diye sorarsak. O ne cevap verebilir? Varsaydık ki hiç kimsenin daha önce görmediği bir makine var ve eğer ateistin karşısına çıkarttık ve ”bu makinenin ya da nesnenin mekanizmasını/işleyişini ilk olarak kim söyleyebilir?’ diye sorduk. Ateistin size vereceği cevap ‘bunu söyleyebilecek ilk kişi imalatçıdır, bazıları yaratıcıdır, bazıları mucittir bazıları üreticidir diyecektir. Her ne derlerse desinler bir şekilde benzer şeylerdir. İmalatçı, yaratıcı, üretici, mucit az çok benzer şeylerdir. Aklınızın bir köşesinde tutun ve devam edin. Sonra sıradaki soruyu sorun. ‘Evrenimiz nasıl varoldu?’ Ateist önce diyecek ki başlangıçta bir gaz bulutu (nebula) vardı, sonra big bang (büyük patlama) meydana geldi, ikincil olarak da galaksilerin oluşmasına sebep olan ayrılma oldu. Güneş, ay ve üzerinde yaşadığımız dünya. Ne zaman evrenin yaratılışı hakkında haberin oldu? O diyecek ki; ‘yaklaşık 30-40 yıl önce bilim adamları keşfettiğinde.’ Ona soru sorun ama bahsettiğim şey (big bang) Kur’an’da Enbiya (21) suresi 30. ayette bahsedilmiş. ‘İnkâr edenler görmediler mi ki, göklerde yer bitişikken biz onları ayırdık…’ Big bang hakkında söylediğin şeyler Kur’an’da 1400 yıl önce bahsedilmiş zaten. Bunu kim söylemiş olabilir. Ateist diyecektir ki ‘Bu belki bir rastlantıdır.’ Problem değil. Onunla tartışmayın ve devam edin. Ayın ışığı, kendi ışığı mı yoksa yansıyan ışık mı? Ateist bize diyecek ki ‘Önceden ayın kendi ışığı olduğu düşünülüyordu, fakat son olarak ay ışığının yansıyan bir ışık olduğunu bilim sayesinde 100-200 yıl önce öğrendik.’ Kur’an 1400 yıl önce Furkan (25) suresi 61. ayette ‘Gökte burçları var eden, onların içinde bir kandil (güneş) ve nurlu bir ay barındıran Allah, yüceler yücesidir.’ Arapçada ay ışığı için kullanılan ‘münir’ ya da ‘nur’ yansıyan ışık manasına gelir. Yakın zamanlarda öğrendiğimiz ayın ışığının yansıyan ışık olduğunu, Kur’an’da 1400 yıl önce kim bahsetmiş olabilir? Ateist diyebilir ki ‘Peygamberiniz Muhammed (sav) belki zeki bir adamdı.’ Onunla tartışmayın ve devam edin. Üzerinde yaşadığımız dünya nasıl bir şekle sahiptir? Ateist diyecek ki: ‘Küre biçimindedir.’ Bunu ne zaman öğrendik? Bize diyecek ki ‘1597de Sir Francis Drake, dünya çevresinde yelkeniyle dolaştı ve dünyanın küre biçiminde olduğunu kanıtladı.’ Fakat Kur’an bize 1400 yıl önce Naziyat (79) suresi 30. ayette diyor ki ‘Ve yeri de yumurta biçimine soktu.’ Arapçadaki ‘Deha-ha’ kelimesinin anlamlarından bir tanesi ‘genişletmek, yaymak’ iken diğeri Arapçası ‘Dahv’ olan kelimeden türemiştir ve deve kuşu yumurtası manasına gelir. Bildiğimiz üzere dünya tam olarak bir top gibi yuvarlak değildir, elipsoid bir şekildedir. Eğer deve kuşu yumurtasını incelerseniz o da elipsoid bir şekildedir. Bundan 1400 yıl önce dünyanın şeklinin elipsoid olduğunu kim söylemiştir? Ben okuldayken güneşin sabit olduğunu öğrenmiştim. Güneş dönüyor fakat belli bir yörünge etrafında dönmüyor. Sonra Ateist diyecek ki ‘Bu da mı sizin Kur’an’ınızda bahsedilmiş?’ Ben diyeceğim ki ‘Hayır, bu benim okulda öğrendiklerim.’ Ben okulu 1982’de bitirdim. Yaklaşık 12 yıl önce bunları öğrendim. Güneşin sabit olduğunu belli bir yörüngede dönmediğini öğrendim. Ama Kur’an Enbiya (21) suresi 33. ayette diyor ki ‘Geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O’dur. Her biri bir yörüngede yürür.’ Kur’an diyor ki güneşin yörüngesinde dönmesinin dışında kendi ekseninde de dönüyor. Kur’an’da bundan 1400 yıl önce kim bahsetmiş olabilir? Ve Ateist sessizleşecek. Uzun bir duraksama olacak. Onu beklemeyin, sadece devam edin. Bugün bilim bize diyor ki evren genişliyor ki bunu Kur’an 1400 yıl önce Zariat (51) suresi 41. ayette söylemiştir. Kur’an, okullarda öğrendiğimiz su döngüsünden bahseder. Bernard Palissy 1580 bunu ilk tanımlayan kişidir. Suyun okyanustan nasıl buharlaştığını, bulut haline geldiğini, içeriye doğru ilerlediğini ve yağmur olarak düştüğünü… Bu su döngüsünden detaylı bir şekilde birçok ayette bahsedilmiştir. Zümer suresi 21. Ayet / Rum suresi 24. Ayet / Hicr suresi 22. Ayet / Mü’minün suresi 18. Ayet / Nur suresi 43. Ayet / Rum suresi 48. Ayet / A’raf suresi 17. Ayet / Furkan suresi 48-49. Ayet Fatır suresi 9. Ayet / Yasin suresi 34. Ayet / Mülk suresi 30. Ayet / Tarık suresi 11. Ayet.
Kur’an’da yüzlerce ayet sadece su döngüsünden bahseder ki bilim dünyası son dönemlerde keşfetmiştir. Konuşmaya devam edebiliriz. Bugün öğrenmeye başladık ki bitkilerin cinsiyeti olduğunu ki önceden bilmiyorduk. Kur’an Taha suresi 53. Ayette bundan bahsediyor. ‘…Böylece onunla çeşitli bitkilerden çift çift çıkardık.’ Bugün öğrendik ki 2 tip su vardır. Tatlı ve tuzlu. Ve aralarında bir bariyer vardır. Buna Kur’an’da Furkan suresi 53. Ayette değinilmiştir. Ve Rahman suresi 19-20. Ayette ‘İki denizi birbiri ile karşılaşacak (birbirine kavuşacak) şekilde akıttı. İkisi arasında berzah (engel) vardır. İkisi birbirinin sınırını geçemez (birbirinin özelliğini, düzenini bozamaz.)’ Bugün bilim adamları diyor ki dağlar deprem olmasını engellemektedir. Bu da 1400 yıl önce Kur’an Ne’be suresi 6-7. Ayetlerde bahsedilmiştir. Kur’an biyoloji hakkında diyor ki ‘…hayatı olana her şeyi sudan yarattık…’ Enbiya suresi 30. Ayette. Kur’an bunu 1400 yıl önce bize haber vermiştir. Kur’an zooloji hakkında bize haber veriyor. Örümceğin hayat tarzından: Ankebut suresi 41. Ayette, Karıncalar hakkında: Neml suresi 18. Ayette, Arılar hakkında: Nahl suresi 68-69. Ayette. Kur’an embriyoloji hakkında bize bildiriyor. Alak suresi 2. Ayet ‘O, insanı pıhtılaşmış kandan (alak’tan) yarattı.’ Alak’ın (yapışkan madde) olduğunu yeni öğreniyoruz. Kur’an Mü’minün suresi 13-14. Ayette embriyolojik aşamalardan bahseder. Bilimsel noktalardan konuşmaya devam edebilirsiniz. Kur’an’da 1000’den fazla ayet bilimden bahseder. Her bilimsel gerçekten sonra ‘Bunu Kur’an’da kim bahsetmiştir?’ sorusunu sorun. Ateistin verebileceği tek cevap; yaratıcı, imalatçı, mucit, üretici…. Bu yaratıcıyı, bu imalatçıyı, bu mucidi, bu üreticiyi, biz Müslümanlar Allah olarak adlandırıyoruz.

Allah’ı tüm eksikliklerden tenzih ederiz.

Yaratılışca siz mi daha çetinsiniz, yoksa gök mü? Onu Allah bina etti.

Tavanını yükseltti, onu bir düzene koydu.

Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı. (Naziat / 27-29)

Göklerin ve yerin mülkü O’nundur; çocuk edinmemiştir. O’na mülkünde ortak yoktur, her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir. (Furkan/2)

O, öyle bir Allahdır ki, hanginizin daha güzel amel işleyeceğini imtihan etmek için gökleri ve yeri altı günde yarattı. Arşı da su üstündeydi.

Onlara “öldükten sonra tekrar dirileceksiniz” dersen, o kafirler de kesinlikle sana:

“Bu apaçık bir sihirden başka birşey değildir.” diyecekler. (Hud/7)

Görmüyor musunuz; Allah, yedi göğü birbirleriyle bir uyum (mutabakat) içinde yaratmıştır (Nuh/15)

Bana ne olmuş ki, beni yaratana ibadet etmeyecekmişim!

Halbuki, hepiniz O’na döndürüleceksiniz. (Yasin/22)

Allah’ı inkar etmenin hiçbir faydasını görmeyecek olan insan bütün herşeyi mükemmel bir sistemle yaratmış olan Allah’a inanması gerekmez mi ?

 

ricardo izecson

billgatesweb.com
ricardo izecson

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here