Ali Lidar Kimdir?

0

Ali Lidar Kimdir?

Ali Lidar Eskişehir doğumlu, felsefe öğretmeni yazar aynı zamanda da şairdir. En sevdiği kitabın Küçük Prens olduğunu belirten yazar yine en sevdiği yazarlardan olan Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar eserini de çok beğenmektedir. Bu eser yazarın en sevdiği kitapların başında gelmektedir. Genç yazar favori şairlerini ise şu şekilde sıralıyor:

Alper Gencer,

Cahit Zarifoğlu,

İlhan Berk,

İsmet Özel, ve

Sinem Sal.

Lidar yazılarını çocukluğa, büyümeye, Beşiktaş’a, ilişkilere ve aşka dair yazıyor. Buradan da Lidar’ın Beşiktaş taraftarı olduğunu görüyoruz. Yazılarını bazen Ferdi Tayfur ile bazen Oğuz Atay ile taçlandırıyor. Yazdıklarını kesinlikle çok başarılı buluyorum ve pek çok kişi tarafından da ilgi görmektedir. Onun bu kadar sevilmesinin nedenleri arasında;

Şiirlerini bir sohbet havasında yazması,

Herkesin anlayabileceği bir dil kullanması,

Hepimizin duygularına hitap etmesi,

Okuyan herkesin kendinden bir şeyler bulması,

Dile gelmesi kolay olmayan şeyleri muazzam bir şekilde anlatması,

Yapaylıktan uzak ve doğal olması,

İçten yazması ve doğru noktaya parmak basması…

Yazdıklarına baktığımızda tarz olarak Muhsin Ünlü’ye benzediğini görürüz. Bu ülkede böyle genç yazarlara çok ihtiyaç var. İnsanların içine dokunan yazıları var ve sadece aşka dair yazmıyor. Yazdığı her şeyi de aşkla yazıyor. Lidar yazarlığa bir blog üzerinden başladı. Bloğu sıkıntılı zamanlarında içini dökmek için sığındığı bir mecra olarak tanımlıyor. Vermek istediği bir mesajı kaygısı olmadığını dile getiren Lidar, okunuyor ya da okunmuyor olmanın çokta umrunda olmadığını söylüyor. Çünkü onun amacı içini dökmek, yaşadıklarını yazılara dökerek rahatlamaktır. Belki de bu yüzden insanlar tarafından çok seviliyor, hiçbir kaygı gütmeden yazdığı için samimiyeti ve doğallığı sayesinde seviliyor. Gün içinde yaşadığı tüm duyguları yazılara döküyordu. Böyle olunca da sadece duyguları değil yazıları da karmakarışık bir hal alıyordu. Ali Lidar, ‘Tesirsiz Parçalar”ı çıkardı. Bu onun çıkarıdığı ilk kitaptır. Bu kitap, Ali Lidar’ın sosyal medyada yazdığı yazılardan oluşmaktadır. Daha sonraları da Lidar çok ünlendi. Lidar’ın kalemi okuyanlarını oldukça eskiye, geçmişlerine götürüyordu. Zaman geçtikçe de okuyucusu arttı ve binlerce takipçisi oldu.

✏ Eserleri:

✖ Yolun Başı

✖Alengirli Şiirler

✖ Z Raporu

✖ Tesirsiz Parçalar

✖ Aslında Herkes Haklı

✖ Kişisel Edebiyat Atlası

 

Ali Lidar Sözleri

? Gençtim, bilmiyordum o zamanlar, gitmeye yeltenmenin gitmek demek olmadığını.

? Birini ya da bir şeyi sevmek, değer vermek, onu her şeyiyle sevmek demektir çoğu zaman. Ne olduğunu, ne olacağını, sınırlarını bilip, hatalarıyla, eksiklikleriyle, yanlışlarıyla ve sebep olduğu üzüntülerle kabul etmek demektir.

? Seni çok anıyorum ama arayamıyorum. Çünkü biz, birbirimizi acıdan öldürürüz.

? İyi kitaplar dışında kimse elimden tutmadı.

? Onlar nereden bilsinler senin kıymetini, bilmez onlar. Seni sevmesini de beceremezler. En güzel ben severim seni. Hem onlar kağıttan galata kulesi yapabilirler mi hiç? Yapamazlar işte ben yaparım. Anlasana kimse yapamaz başka kimse sevemez böyle seni.

? Beni affetme. Anlama da. Hayatımın özeti düzeltilemeyecek kadar vahim bir anlatım bozukluğu. Beni daha fazla konuşturma. Ben susayım, sen ağla.

? Çok hayal kırıklığı yaşadım. Belki de geçen ömrümün özetidir kocaman bir hayal kırıklığı. Böyle olsun istemezdim tabi. Her yola çıktığımda güzel şeyler hayal ettim aslında. Ama işte iyi niyet iyi bir yaşantı için yeterli olamıyor.

? Kendimi dahi anlamına gelen de gibi hissediyorum. Diğerleriyle bitişik durduğum zaman huzursuzlanıyor, sırıtıyor, eğreti gibi duruyorum. Benim ayrı yazılmam lazım; kimselerin yanına yakışmıyorum.

? Neden bu kadar çok kitap okuyorsun? İnsan sevmiyorum ben. Gerçek insanları sevmiyorum. Fazla sıkıcılar. O yüzden kitaplarda bulduğum ve gerçek olmadıklarını bildiğim insanlar ruhumu dinlendiriyor.

? Ben seni severim sevmesine de toplum buna hazır değil.

? Hiçbir şeyi, özlediğin şeylerden daha çok sevemezsin.

? Oysa bir bilse gülüşünün kıyısına sığınıp bir ömür geçirebileceğimi. Bilse sesini her duyduğumda içimden durmaksızın bilmediğim, unutulmuş dillerde şarkılar söylediğimi.

? Ulaşınca herkes sever seni. Ben ulaşamayınca da sevdim.

? Yaptıklarıyla değil yapmadıklarıyla kırar insan sevdiğini. Ve söylediklerinden çok söylemedikleriyle.

? Türk kadınlarıyla yeteri kadar ilgilenmiyorsunuz beyler. Yoksa bir insan durduk yere, patlıcandan reçel, kabaktan tatlı yapmaz.

? Hadi geçtim her şeyden sesine nasıl kıyayım.

? Gerçek aşk, hiçbir şey yapmamaktır. Bir şeyler yapmak kolay; aramak, ağlamak, yalvarmak, kızmak, yalan söylemek, dünyayı yerinden oynatmak. Zor olan bunların hepsini yapmaya gücün yetecekken hiçbir şey yapmamaktır. Beklemektir zor olan, herhangi bir beklentiye sığınıp yaslanmadan beklemek. Hiçbir şey ummadan, hiçbir şeyi değiştirmeye kalkmadan, gücünü sadece masumiyetten alan ve sabırla beslenen.

? O kadar uzak ki aslında herkes herkese, yan yana olsak bile birbirimize dokunamıyoruz.

? Kimseyle konuşmuyorum. Böyle daha iyi oluyor sanki. Bir anlamı olduğundan değil. Konuşamadığımdan da değil. Canım istemiyor sadece. Aslında canım isterse bir saksı bitkisiyle hava durumu hakkında bile konuşabilirim. Ama hiç canım istemiyor işte. Sahiden de hiçbir şey söylemeden susarsam ne demek istediğim anlaşılabilir mi ki?

? Ben seni severim aslında da; düzenim bozulur diye korkuyorum. durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar. sinemaya gitmeye, ele ele tutuşmaya falan kalkarız.işin yoksa; saçına bak, parfüm sık. Küsmesi, barışması, ayılması, bayılması. Ona baktın, bunu süzdün tafraları. hatta; eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması. Bu kadar ceremeye ne gerek var.’ Uzaktan seveyim seni uzaktan.

? Seninle benim yan yana oturacağımız çekyata, ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik…

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here