Akla Durgunluk Veren Batıl İnançlar

 

Batıl İnanç Nedir?

Gerçeklik payı olmayan, korkuları, çaresizlikleri, eski gelenekleri gereği genellikle doğa üstü olan olaylara, mantıksal bir açıklaması olmayan inançlara, büyük bir bölümü efsanelere dayanan olaylara batıl inanç denir.
Batıl inancın asıl amacı; topluma bazı bilinmesi gereken durumları korku yoluyla öğretmektir. Başka bir deyişle ise sorumlulukları yanlış bir yolla açıklamaktır.
Yüzyıllardır hayatımızın içinde yer alan batıl inançlar, yaşamımızın her alanında etkin bir biçimde rol oynamaktadır.
Bakalım dünya çapındaki o inanışlar nelermiş:

1- KARA KEDİLER

Küçüklüğümüzden beri kara kedilerin uğursuzluk getirdiği inancını hepimiz biliyoruz. Peki altında yatan hikayeye bir bakalım:
Bu inanç Hristiyanlık döneminde yayılmıştır.
Eski Mısır döneminde ise kara kedi inancı kutsal olarak görülmekteydi, üstelik halk dişi kara kedileri tanrıça olarak nitelendiriyordu. Kara kedilerin öldürülmemesi için kanunlar bile oluşturulmuştur. Yine bu dönemde, eğer kişinin önünden kara kedi geçerse bu durum ona şans getirirdi.
Hristiyanlık yayıldıktan sonra bu inanış farklı bir biçimde yorumlanmaya başlamıştır.
Kilise tarafından Avrupa’ya yayılan bir inanca göre, kara kedilerin geceleri şeytana dönüşmesi olayı insanları
bu hayvandan iyice uzaklaştırmıştır.
Evde kedi besleyen kadınların, cadı ya da büyücü olduğu düşünülüp kedileri ile beraber yakılmıştır.

Orta Çağ Avrupası’nın En Kara Dönemininin İnançlarından Biri: Kara Kediler

Kedi tüyleri vücuttaki elektriği atmamızı sağlayan, çevredeki elektriği toplayan, siyah rengi diğer tüm renkleri emen bir renktir ve o dönemlerdeki insanlar bu bilginin farkındaydılar. Bu yüzden olsa gerek kara kediler negatif enerji paratoneri(havadaki elektrik yükünü toprağı aktarmaya yarayan alet) olarak bilinmiştir.

2013 yılında Colorado Üniversitesi’nde yapılan araştırmalara göre barınaktaki siyah kedilerin insanlar tarafından sahiplenilmesi diğer renk kedilere göre dört ila altı gün daha uzun sürdüğünü açıklamıştır.

Yurdumuzda ise yine kara kedinin önünden geçmesi kişiye uğursuzluk getirdiği düşünülmektedir.

 

 

2- SÜPÜRGE

 

 

Süpürgeyle bir yeri süpürdüğün sırada eğer süpürge birinin ayağına değerse, o kişinin kısmeti kapanırmış.

 

 

 

3- 13 Sayısı ve 13.CUMA

Bu rakamın uğursuzluğu eski bir efsane olan İskandinav hikayesine dayanmaktadır. Kötü ve düzenbaz tanrısı olan Loki, diğer 12 tanrının katıldığı bir eğlenceye davet edilmez ve o da 13. kişi yani davetsiz misafir olarak bu eğlenceyi onların burnunda getirir. Bu şölen en sevilen, güzellik, gözde tanrı Balder’ı öldürmesiyle son bulur.

Hristiyanlıkta ise İsa’nın çarmıha gerilmeden önceki ünlü son akşam yemeğinde 12 havarisi ve kendisinin bulunması: 13 kişi. Hristiyanlar bu olaydan sonra mümkün oldukça yan yana gelmemişlerdir.

Nuh Tufanı: Hz. Nuh döneminde meydana gelen bu büyük felaket sel olayı Cuma günü patlak vermiştir.

Hammurabi Kanunları 282 maddeden oluşmasına rağmen 13. madde yer almamaktadır

– Numeroloji’ye göre 12 sayısı bütünlüğü simgeliyor; bir yılda 12 ay olması, 12 burç olması, 12 saat sistemi gibi.  Bu yüzden 13’ün bu düzeni bozduğu düşünülüyor.

– Bir sene içinde ayın 13 kez dolunay olarak görülmesinin yattığını düşünenler de var.

– Bugün hala etkileri görülen bir çok tarafından inanılmaya devam edilen bu inanç günlük hayatımıza da girmiş olup çeşitli örnekleri vardır: asansörlerde 13 sayısının bulunması, ayın 13’üne denk gelen cuma günleri işe gitmeme, uçak ve tren rezervasyonlarının iptali, 13 numaralı otel odasında kalmama…

 

4- GİDENİN ARKASINDAN SU DÖKÜLMESİ

 

Yolculuğa çıkan, gurbete giden birinin arkasından su gibi çabuk dön, ak geri gel,  kazasız belasız gidip gel anlamında olan ve bir sürahi ya da bir tas su yola dökülürek, dualarla uğurlanarak yapılan günümüze kadar gelmiş olan bir inançtır.

 

5- MERDİVEN ALTINDAN GEÇMEK

Duvara yaslanan bir merdivenin duvarla arasında bir üçgen şekli belirir.
– Üçgen, tanrılarla ilişkili bir durumdur. Bazı yerlerde tanrıların işareti ya da sembolü olduğu düşüncesi yatmaktadır. Üçgen içerisinden geçmiş olmak tanrıların işine karışmış olmak düşüncesini doğurduğundan uğursuzluk getireceğine inanılmıştır.

– Hristiyanlıktaki nedeni ise Hz. İsa çarmıha gerilirken bir merdiven kurulmuştur ve bu yüzden
merdivenin altından geçmenin tarihte yaşanan bu ihanete ve kötülüklere ortak olunduğu varsayılmıştır.

– Günümüzde pratik olarak yararına bakacak olursak, duvara dayanmış merdivenin altından geçmek yerine etrafında dolanma düşüncesi daha mantıklı görülmektedir, çünkü tamirci, boyacı veya merdivenleri silen bir insanın işi engellenmemiş olunur hem de kafamıza çekiç, su kovası, boya kutusu ya da o insanın düşme olasılığını doğurmamış oluruz.

 

6- GECE TIRNAK KESİLMESİ VE SAÇ TARANMASI

Halk arasında, geceleri tırnak kesmek “ölünün canını yakarsın” sözü yaygın olarak duyulsa da aslında bu hikaye  çok eskiye dayanmaktadır.
Eskiden çok tanrılı dinler zamanında büyü yapma durumuyla bir bağlantısı vardır.
Büyü yapılacak kişiye ait, özellikle kara büyü yapılacağı durumlarda, saç veya tırnak parçası istenirmiş.
Bu yüzden insanlar da kendilerine büyü yapılmasından korktukları için tırnaklarını gündüz
kesip bir bez parçasına sarıp toprağa gömerlermiş ki kimse bulmasın. O çağlarda şimdiki gibi ışıklandırma olmadığından kesilen parçaları kaybetme, ya da sağa sola sıçraması olasılığı çok yüksekti.
Günümüzde ise bu durumun hiç bir mahsuru yoktur.

 

7- HAPŞIRAN KİŞİYE ÇOK YAŞA DEME DURUMU

Hapşıran birine ‘çok yaşa’ demek adeti her kültürde görülür. İngilizlerin ‘God bless you’,
Almanların ‘Gesundheit’, İtalyanların ‘Felicita’ demesinin kökeni, bu durumun kişi için önemli bir tehlike
olduğuna inanılan çok eski zamanlardan gelir.
Hapşırma bir hastalığın başlangıcı olarak görülmüş ve hastalığın sonunun kötü bitmesin diye hapşıran kişiye ‘uzun yaşa’, ‘sağlıklı yaşa’ gibi cümleler kullanılmıştır.
M.Ö. 4. yüzyılda Aristo ve Hipokrat’ın öğretileriyle insanlar, hapşırmanın başın yabancı maddelere karşı bir savunma refleksi olduğunun farkına varmışlardır.
”Sende gör” karşılığının alınması ise sen de benim ömrümü görecek kadar çok yaşa anlamına gelmektedir.
Çok yaşa denildikten sonra hapşırma durumunun son bulacağına inanan insanlarda varmış.

– Ortaçağ’da hapşırmak için ağzını açanların ağızlarından içeriye kötü ruhların girdiğine inanılmış ve bu kötü ruhlardan korunmak ve onlar tarafından zarara uğramamak için tanrı seni kutsasın anlamında ”God bless you” denmiştir.

– Bazı toplumlar şeytanın elinde dev bir insan listesi olduğuna inanılmış ve şeytan ne zaman bu listeden birinin adını söylese, o kişi hapşırırmış. “Çok yaşa!” dendiği zaman hapşıran kişinin şeytandan korunduğuna inanılırmış.

 

8- DÜNYANIN UYDUSU OLAN AY’A DAİR BATIL İNANÇLAR

Afrika’da zamanın ve ölümün sembolü olan Ay bazı Afrika kabilelerinde çeşitli ağaç türleriyle bağlantılıdır.

– Çin anlayışına göre Güneş’in ışığını yansıttığı için pasif olarak nitelendirilir.

– Yeni doğan Ay’a bakmanın uğursuzluk getireceği düşünülür.

– Batı dünyasında genel olarak Ay’ın delilik getirdiğine inanılmıştır. İngilizcede delilik
anlamına gelen «lunatic, lunacy» kelimeleri Romalıların Ay tanrıçası Luna’ dan gelmektedir.
Fransızca’da ise «lunatique» kararsız insanlara dair kullanılan bir kelimedir.

 

9-BAYKUŞ

3 defa bir baykuşun öttüğünü duymak oraya ölüm getirdiğine inanılır.

 

10- İKİ BAYRAM ARASI DÜĞÜN YAPILMAMASI

Günümüzde sıkça kullandığımız ”İki bayram arası düğün olmaz” cümlesi aslında eskiye kadar uzanır.

– Cahiliye döneminde Arabistan’ta Ramazan ayından sonraki ay olan Şevval ayında nikah yapmak yasaklanmıştı. Bu ayda büyük bir veba salgının olması ve çok sayıda insanın ölmesinden dolayı bu ay uğursuz olarak kabul görmüştür.

– “Bayram cuma gününe denk gelirse, cuma ile bayram namazları arasında nikah yapmaya yetecek kadar bir zaman  kalmayacağı için böyle söylenmiştir” şeklinde ifadeler ortaya atılsa da, bu durum için günümüzde bir sakıncasının olmadığı dile getirilmiştir.

 

11-NAZAR BONCUĞU

                                     Nazarı önlemek için nazar boncuğu asmak.

 

12- Bir erkek iki tane kızın arasından geçerse köse olacağına inanılır.

13- Bir adam iki kadının ortasından geçerse o adamın sözü geçmez.

14- Bir kadının yolda erkeğin önünü kesmesi uğursuzluk getirir.

15- Bir kadın iki erkeğin arasından geçerse çocuğu olmayacağı düşünülür.

16- Yarım çay içen kadının dul kalacağına inanılır.

17- Önce sağ el yıkanmalı, ilk önce sol eli yıkamak uğursuzluk getirir.

18- Çorap giyerken ayağın Kıble’ye doğru uzatılması yanlıştır.

19- Sağ avuç kaşınırsa para gelir, sol avuç kaşınırsa elden para çıkar.

 

20- AKŞAM SAKIZ ÇİĞNEMEK

Gece sakız çiğnemekten kaçınılmasının nedeni karanlıkta sakız çiğnemenin ölen yakınların vücutlarını geri getirdiklerine inanılmasıdır. Aslında ağızda sakızla uyuya kalınmaması aksi takdirde saça yapışması, boğulma gibi durumların meydana geleceği gibi bir uyarı yapmak için söylenmiş ”ölü eti çiğnemek” hurafeler arasındadır.

21- Mısır’da kurdele kesmeden açılış yapmanın uğursuzluk getirdiğine inanılır.

 

22- Ruanda’da kadınlar, sakallarının uzayacağını düşündüklerinden keçi eti yemezler.

 

23- Japonya’da Uzakdoğu kültürünün önemli bir parçası olan ‘yemek çubukları’nın tabağa dik konmasının kötü şans getirdiği düşünülüyor.

24- Hindistan’da Güneş tutulması boyunca insanların evden çıkması yasaktır, çünkü Hintliler tutulma sırasında Güneş ışınlarının zehirli olduğu düşüncesindeler.

25- Almanya’da su bardağıyla şerefe yapmak, karşılarındaki insanın ölmesini istemek anlamındadır.

26- Hollanda’da yemek masasında şarkı söylemek şeytanları çağırmak demektir.

 

27- ÇİN’DE 4 SAYISI

4 Korkusu anlamına gelen “Tetrafobi” inancı Çin, Japonya, Kore gibi ülkelerde etkindir.
4 sayısının telaffuzu olan “si”nin, Japonca’da “shi” ve Korece’de “sa” aynı zamanda “ölüm” kelimesiyle aynı anlamda olmasıdır.

 

28- YILDIZ KAYDIĞINDA BİR İNSANIN ÖLMESİ

Kayan yıldız belli bir süre sonra sönecektir yani ölecektir. Ölmeden önce de dilek dileyenin isteğini yerine getireceğine inanılır.

Bilimsel anlamı ise; meteorların, Dünya’nın yakınından geçerken hızlı bir biçimde atmosfere dalarlar, sürtünmenin etkisiyle yanarlar ve arkalarında parlak bir iz oluşur, bizim gördüğümüz kayma işte bu meteorların bıraktığı izdir.

 

29- BAŞKASININ ELİNDEN BIÇAK ALMAK

Mutfakta bir iş yaparken kişinin bıçak alışverişinde bulunması kavgayla sonuçlanacağını söylenir.

 

30- GECE ISLIK ÇALMAK

Islık çalma şeytan getirir cümlesi aslında şu şekildedir; eskiden mezarlıktan geçerken insanlar çok korkarmış, evine gitmek için mecburen oradan geçmek zorunda olanlar ıslık çalarmış. Mezarlığın sonunda ıslık çalmayı bırakırlarmış. Mezarlığa giren insanın, genelde dinen ölülere selam verilmesi gerektiğinden ıslık çalma şeytan getirir denmiştir.

 

31- Ayakkabının ters dönmesi hastalığa davetiye verir.

32- “Geceleyin dışarıya kül dökülmez” cümlesinin, külün içinde köz kalmış olabilir, yangın çıkabilir, anlamında  söylendiği düşünülmektedir.

33- Kapı eşiğinde oturmak iftiraya, ölüme, şeytana, fakirliğe ve bekar kalmaya yorulur.

 

34- KAPILARA AT NALI ASILMASI

Ortaçağ’da cadıların atlardan korktukları düşünülürdü, nalın da atları simgediğinden kapılarına nal asarlardı.

 

35- YANSIMALARA BAKMAK


Eskiden insanlar öteki dünyadaki yansımalarına görmek için parlak yüzeylere, göllere ve havuzlara bakarlarmış. Baktıkları yerde dalgalanma veya titreşim olması durumu ise felaket demekmiş.

36- Ateşe tükürmek, ateşe sövmek, ateşe tırnak atmak, su dökmek uğursuzluktur.

37- Kedilerin bebeklerin nefesini çaldığı düşünüldüğünden bebeklerden uzak tutulur.

 

38- AYNA KIRILMASI


Sebepsiz yere evde kırılan aynanın 7 yıl şansızlık ya da ölüm getirdiğine inanılır.

39- Gece acı olarak bilinen (biber, soğan, sarımsak) evden dışarıya verilmez.

40- Bir kişinin üzerinde dikiş dikilirse o kişinin kısmeti bağlanır.

 

 

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

Tuğçe Kayhan

Yazar - Mareşal

Akla Durgunluk Veren Batıl İnançlar” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll Up