Kazım Ersun Yanal

Ersun Yanal,17 Aralık 1961 tarihinde İzmir’de Buca’da doğmuştur.Tam adı Kazım Ersun Yanal’dır. Annesi Behiye... 

Hayat

Hayat Hayat bazen sobada yaktığımız el gibidir Yaklaşma ,elleme derler, değme elini yakarsın ,canın acır derler.. Dinlemezsin.. Çünkü... 

Piyango 2

Piyango, toto, loto, at yarışı,casino kumarı vs. bütün şans oyunları. Adı gibi oyun işte. Yıllardır nice insanlara... 

Piyango

Rızkı veren Hüda’dırKula minnet eyleme..   “İsa (as) günün birinde bir kabristana uğramıştı.... 

Aşk Aslında Oydu…”O” ise Mevlana Celaleddin Rumi …

  O bir okyanustu aslında; İçinde kendine has ilmi, güzelliği ve sırları olan büyük bir okyanus. Öyle ki ; aşkı... 

Akbaba Dergisi Hakkında

Kategori : Ana Sayfa, Eğitim, Sanat, Tarih - Etiketler :, , , , , , , , , , - Tarih : 07 Aralık 2017

Share

AKBABA DERGİSİ

Haftalık yayınlanan bir siyasi mizah dergisidir, 7 Aralık 1922 tarihinde yayın hayatına başlamıştır.
Akbaba Dergisi’nin içerik olarak; eleştiri yazıları, tiyatro oyunları, fıkralar, genç fırçalar köşesi ve karikatürlerden oluşuyordu. Derginin arka kapağında yabancı karikatüristlerin eserleri yer alıyor, bu köşenin adı derginin ilk yıllarında “Ecnebi karikatürleri” olarak anılsa da sonraki yıllarda “Dünya karikatürleri” halini aldı.

Dergi Yusuf ve Orhan Seyfi Orhon tarafından çıkarılmaya başladı. Ana karakterler bu ikili olsa da dergide pek çok yazar yazılarıyla kaliteyi arttırıyordu. Bunlar arasında Osman Celal Kaygılı, İbrahim Alaattin Gövsa, Ercüment Ekrem Talu, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz ve Muzaffer İzgü bulunuyordu. Çizerleri arasında ise Münif Fehim, Zeki Beyner, Fethi Develioğlu, Ali Ulvi, Ramiz, Nemci Rıza ve Semih Balcıoğlu vardı.

Kuruluş amacı, Aydede Dergisi’nden sonraki boşluğunu doldurmaktı. Akbaba, 208 sayı çıktıktan sonra kapanıp, 1933’te yeni harflerle tekrar yayımlanmaya başladı. Bir arada aşırı muhalefet karşıtı içriklerinden dolayı okur sayısında düşüş yaşadı. Bazı zamanalarda ise ülkenin içinde bulunduğu ekonomik şartlar dolayısıyla yayına ara verdi. Ama bu onun kendi alanında yayın hayatına en uzun süre devam eden dergi olmasını engellemedi.

Şimdi Selçuk Üniversitesi’nde hazırlanmış bir yüksek lisans tezinden edindiğim Akbaba dergisi karikatürlerine bakalım.

Gördüğünüz gibi karikatürlerin işleniş biçimleri çok özgün ve verilmek istenen mesajlar çok net. Ancak, siyasi etkenler nedeniyle karikatürler işleniş konuları bakımından sınırlı. İstenilen her konu karikatürize edilememekle birlikte bu durum dönemin siyasi durumunun her konuya nasıl yansıma yaptığını dile getirmekte.
Yusuf Ziya Ortaç’ın Soyadı Kanununu ele alan bir yazısı mizahi açıdan önemli ve gündemsel haber olma açısından okunmaya değer bir yazıdır. Tabi burada anlatılmak istenen eleştiri süzgecine alınan soyadlarının neye göre belirleneceğidir. Tabi bu durumda ortaya trajikomik bir olay çıkmaktadır ki akla şu soruyu getirmektedir, ‘Soyadı neden verilsin ki’ ?

Zamane bakanlık seçimlerine karşılık olarak ise bu karikatür nabza göre şerbet deyimini çok iyi açıklamaktadır. Dönemin siyasi tavrına göre insanların fikir düşünce değişikliğine dikkat çekilmek istenmiştir. Görüldüğü gibi harp dönemi, şapka zorunluluğuyla birlikte giyim tarzı ve daha sonrasında akademik değişimin yansıması bu karikatürde çarpıcı biçimde dile getirilmiştir.

Baba isimli karikatür 1935’teki genel seçimler milletvekili seçimleri ardından adaylığı konu alan , belirli olmayan ve düzen değiştikçe fikirlerin de değiştiğini eleştirmektedir. Bu resim ise ‘ne istediğini bilen ama neden istediğini bilmeyen insan profiline işaret etmektedir. Ve toplumdaki buna benzer insanlara dikkat çekmektedir.

zamanı İtalya’nın Oniki Adalara sahip olması akabinde silahlandırılmış olmasıyla Habeşistan’ı işgal etmişti. Ve İtalya’nın Akdeniz’i kendi denizi ilan etmesi durumu göstermekteydi. Akbaba bu konuyla ilgili önemli çizgiler yayınlamış söze çok fazla ihtiyaç duymamıştı.

İkinci Dünya Savaşının Türkiye’ye yansımaları oldu. Dış politikada İngiltere, Rusya, Fransa gibi devletlerle anlaşma yollarına girdik tabi bu bizim siyasi misyonumuzda sorunlara yol açtı. Akbaba Savaş sürecini çok iyi takip etti.

Savaş sonrası ekonomik bunalım vergiler vb. yollarla denge tutmaya çalıştı. Bu da halk için yiyecek giyecek kısaca geçim sıkıntısı demekti.

 

Savaşın süreçleri dediğimiz gibi Akbaba’da karikatür yazılara yansımıştır. Savaşın yıl dönümleri veya yeni yıla geçişlerde savaşa dair mizahi karikatürler dergi literatürüne geçmiştir. Burada ki karikatürlere benzer daha nice karikatürde savaşın bitmesine dair istek, dilek ya da savaşa dair eleştiriler çizilerek ya da yazılarak anlatılmıştır.


Daha sonraları seçim vaatleri, etrafta bitmek tükenmek bilmeyen seçim konuşmaları, tutulmayan vaatler, bütün derdi geçim sıkıntısı olan halkın hem kafasını karıştırmış hem de bunaltmıştır.

İşte bana en çarpıcı gelen karikatürlerden biri…

Özetle Akbaba zamanın, halkın içinden, gündemden dergisidir ve şu an bizim için ise tarihin aynası olması açısından önemlidir.

Ayşe Nur Topal

Ayşe Nur Topal

Ben Ayse Nur. Kitap, defter ve kalemlerinden başka hiç bir varlığı olmayan kimse ...
Ayşe Nur Topal

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Share