Ahmet Fakih Kimdir ?

0

Ahmet Fakih Kimdir ?

Anadolu’da Oğuz Türkmen Türkçesinin ilk temsilcilerinden biri kabul edilen ve Konya’da yaşadığı bilinen Ahmet Fakıh hakkında değişik kaynaklarda farklı bilgiler mevcuttur. Ahmet Ehlâkî’nin birçok eseri vardır; Menâkıbü’l Ârifin, Muhyittin’in Hızırnâme, Seyyid Hârunî Velî’nin Menâkıb, Hacı Bektâş-i Velî’nin Velâyetnâme, Kirderci Alî’nin Kesik Baş destanı gibi.

Ayrıca Ahmet Fakıh’a ait bir Menâkıb (Menkîbenin çoğulu olan menâkıb, tanınmış kimselerin üstünlüklerini dile getiren ve hayatları övgü ve eksiği itibariyle anlatan rivâyet veya eserlere denir. Hadis terimi olarak menâkıb, hadis kitaplarındaki Hz. Peygamber, diğer peygamberler ve ashabın yaşayış, davranış ve üstünlüklerinin konu edildiği bölümdür.) vardır. Yunus Emre divânında da “Ahmet Fakıh kutbittin, Sultan Seyyid necmüttin, Mevlâna Celâleddin ol kut bu erhân kanı.” beyitiyle Ahmet Fakıh’tan söz edilir.

Ahmet Fakıh’ı ilim âlemine bu kaynaklarda mevcut bilgilerle ilk tanıtan kişi Fuat Köprülü olmuştur. Köprülü onu 13. yüzyıl şairi olarak takdim eder. Ancak Konya’da yaşayan Ahmet Fakıh’ın ölüm tarihi için farklı yılların gösterilmesi, Konya’ya geldiği yerin Horasan veya Azerbaycan olarak bildirilmesi, Tebriz’de, Konya’da ve Akşehir’de Ahmet Fakıh adına mezarların bulunması neticesinde en az 5 kişinin bu ismi taşıdığı ve bunların birbirine karıştırıldığı ortaya çıkmaktadır.

Günümüze kadar gelen yerleşik bilgilerde Ahmet Fakıh’ın Horasan’dan geldiği, Sultanü’l Ulemâ Bahaeddin Veled’ten (Mevlanâ’nın babası) fıkıh dersleri aldığı, bu yüzden kendisine “Fakıh” dendiği, hocasından “Hidarye” adlı kitabı okurken cezbeye kapılıp dağlara çıktığı, hocasının vefatından sonra Konya’ya döndüğü, Mevlanâ’yı gördüğü zaman halka: “Çekilin, ayaklı hazine geliyor, yol verin.” diye bağırdığı gibi hususlar belirtilir.

Elimizdeki Ahmet Fakih adına kayıtlı eserlerin bu beş şahıstan hangisine ait olduğu kesin değildir. Ayrıca bu eserler dil yönünden incelenince bunların 14. yüzyılın ikinci yarısı veya 15. yüzyılın ilk yarısına ait oldukları kanaati ortaya çıkmaktadır.

ESERLERİ

Çarhname

Eğirdirli Hacı Kemal’in Câmiü’n-nezâir adlı nazire mecmuasında yer alan 100 beyitlik bir kasidedir. Mecmuanın sonundaki isteğe göre 100 beyit olması gereken kasidenin elimizde 83 beyiti bulunmaktadır.

Mefâ’îlün Mefâ’îlün Fe’ûlün vezniyle kaleme alınan kaside dini-didaktik mahiyette dünyanın faniliği, dünya zevklerine kapılmanın yanlışlığı, kabir azabı, mahşer ve dünyadayken ahiret için hazırlanmanın gereği gibi konuları ele alır.

Kitab-u Elsâf-ı Mesâcîd-i Şerife (Şerefli Mescidlerin Özellikleri)

British Museum’da kayıtlı mecmuada yer alan eser Mefâ’îlün Mefâ’îlün Fe’ûlün vezniyle kaleme alınmıştır. İçinde gazel ve kaside gibi nazım şekilleri de bulunur.

Hac ziyaretinden dönen Ahmet Fakih bu eserde Mekke, Medine, Kudüs, Şam ile buralarda ziyaret ettiği mukaddes yerleri anlatır. Şair büyük bir dikkatle sözü edilen camilerin kaç kapısı olduğunu, kubbelerin sutünlarını, merdiven basamaklarının sayısını adım hesabıyla camilerin en ve boylarını vermiştir. İlk defa Hasibe Mazıoğlu tarafından ilim âlemine tanıtılan bu eser Türk Dil Kurumu tarafından yayınlanmıştır.

Şiirleri

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü seminer kitaplığında mevcut bir yazıda Ahmet Fakih’e ait yazılar vardır. Bunlardan bazıları yukarıda tanıttığımız eserlerdir.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here