Acı

0
75

   Kalemimden akan ayrılık akıyor satır boşluklarından aşağıya, kirleniyor beyazlara sarılmış sayfalarım.

   Benliğimin içerisine sızmak isteyen yoğun bir acı hissediyorum. Ellerimle şekillendiremeyeceğim fakat tarif edebileceğim bir acı. Kelimelere sığdıramam, ama sanırım birkaç cümleye benzetebileceğim bir acı. “Artık seni sevmiyorum” gibi bir acı mesela. Bu cümleden sonra yüreğinde ki tüm yeşeren dallarının kökten kopup kuruması gibi. “Gidiyorum, gitmek zorundayım” gibi ya da. Oturup bir kaldırım taşının üzerine, ufalana kadar izlemek gideni ve ne yaparsan yap döndürememek onu yolundan. Yürüdüğü yol, direndiği rüzgar olup geri gelmesini istemek ama sadece istemekle kalmak. O an; kendini o cansız beton yığınından daha değersiz hissetmek. “Ayrılalım” gibi bir acı sanırım. Terk edilmene mi yalnız kalmana mı üzüleceğini bilmediğin bir acı. Ayrılığın, seni küçük bir çocuk gibi çekilip bir köşeye; bağıra çağıra ağlamaya mahkum ettiği bir acı.

    Hiçbir şey yokken ortada aniden saçlarını kestirmek isteyeceğin, ağlayarak makasa direnemeyeceğin bir acı hissediyorum. Sanki bir liman dolusu acı varmış ve benim saçlarım denizmiş gibi. Liman yanmış ve o acıların hepsi benim saçlarıma düşmüş gibi. Ve sanıyorum ki saçlarımı kestirdiğim  zaman acılar çöpe düşecekmiş gibi. Fakat aslında biliyorum ki sadece kendimi kandırıyorum. Saçlarım gitse de acılar gitmeyecek. Ne acı terk edecek benliğimi ne de pişmanlık.

Bir Yazar.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here