Abdi İpekçi Suikasti

0
14
Milliyet gazetesi genel yayın yönetmeni, itibarlı, saygın ve sözüne itibar edilen bir gazeteci idi. Günümüzde hala asıl failleri hala kesin olarak bulunamamış, neden hedef olarak Abdi İpekçi'nin seçildiği anlaşılamamıştır.

Abdi İpekçi…

Milliyet gazetesi genel yayın yönetmeni, itibarlı, saygın ve sözüne itibar edilen bir gazeteci idi. Günümüzde hala asıl failleri hala kesin olarak bulunamamış, neden hedef olarak Abdi İpekçi'nin seçildiği anlaşılamamıştır.Genel kanı olarak, Abdi ipekçi'nin ünlü, sözü dinlenen bir gazeteci olduğu için suikaste kurban gittiği sanılmaktadır.Bir diğer kanı ise Abdi İpekçi'nin suikaste kurban gitmeden önce 'çok önemli' dediği bir dosya üzerinde çalıştığı bilinmekteydi.

Milliyet gazetesi genel yayın yönetmeni, itibarlı, saygın ve sözüne itibar edilen bir gazeteci idi. Günümüzde hala asıl failleri hala kesin olarak bulunamamış, neden hedef olarak Abdi İpekçi’nin seçildiği anlaşılamamıştır.Genel kanı olarak, Abdi ipekçi’nin ünlü, sözü dinlenen bir gazeteci olduğu için suikaste kurban gittiği sanılmaktadır.Bir diğer kanı ise Abdi İpekçi’nin suikaste kurban gitmeden önce ‘çok önemli’ dediği bir dosya üzerinde çalıştığı bilinmekteydi.

 

Milliyet gazetesi genel yayın yönetmeni, itibarlı, saygın ve sözüne itibar edilen bir gazeteci idi. Günümüzde hala asıl failleri hala kesin olarak bulunamamış, neden hedef olarak Abdi İpekçi'nin seçildiği anlaşılamamıştır.Genel kanı olarak, Abdi ipekçi'nin ünlü, sözü dinlenen bir gazeteci olduğu için suikaste kurban gittiği sanılmaktadır.Bir diğer kanı ise Abdi İpekçi'nin suikaste kurban gitmeden önce 'çok önemli' dediği bir dosya üzerinde çalıştığı bilinmekteydi.

1 şubat 1979 günü Abdi İpekçi’nin dönemin başbakanı Ecevit ile bir görüşmesi olduğu ve başbakana önemli bilgilerin olduğu bir dosya sunacağı tahmin edilmektedir. Fakat evine doğru gitmekte olan İpekçi, evinin olduğu sokağın başında arabasının içinde iken 1 şubat 1979 günü uğradığı silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybetmiştir.

 

 

Görgü tanıklarının ifadesine göre suikasti düzenleyen iki kişi idi. Birisi Mehmet Ali Ağca, diğeri kimliği asla öğrenilemeyen ve başka bir araba ile kaçırılan biriydi.

Milliyet gazetesi genel yayın yönetmeni, itibarlı, saygın ve sözüne itibar edilen bir gazeteci idi. Günümüzde hala asıl failleri hala kesin olarak bulunamamış, neden hedef olarak Abdi İpekçi'nin seçildiği anlaşılamamıştır.Genel kanı olarak, Abdi ipekçi'nin ünlü, sözü dinlenen bir gazeteci olduğu için suikaste kurban gittiği sanılmaktadır.Bir diğer kanı ise Abdi İpekçi'nin suikaste kurban gitmeden önce 'çok önemli' dediği bir dosya üzerinde çalıştığı bilinmekteydi.

 

Suikastin sanığı Mehmet Ali Ağca 11 temmuz 1979 günü yakalandı. Ağca, yargılama başlamadan 25 Haziran 1979 yılında  ceza evinden kaçırıldı. Ağca’nın hapisten kaçırılmasına rütbeli asker ve erlerden oluşan bir ekibin yer aldığı bilinmektedir. Kaçırılma operasyonunun başında yer alan ‘Ömer astsubay’ sırra kadem bastı, izine bir daha rastlanmadı ve kaçırılma operasyonuna katılan erlere de çeşitli hapis cezaları verildi. 28 Nisan 1980 yılında Ağca gıyabında idama mahkum edilmiştir.

Milliyet gazetesi genel yayın yönetmeni, itibarlı, saygın ve sözüne itibar edilen bir gazeteci idi. Günümüzde hala asıl failleri hala kesin olarak bulunamamış, neden hedef olarak Abdi İpekçi'nin seçildiği anlaşılamamıştır.Genel kanı olarak, Abdi ipekçi'nin ünlü, sözü dinlenen bir gazeteci olduğu için suikaste kurban gittiği sanılmaktadır.Bir diğer kanı ise Abdi İpekçi'nin suikaste kurban gitmeden önce 'çok önemli' dediği bir dosya üzerinde çalıştığı bilinmekteydi.

 

Abdi ipekçi suikastinde karanlık kalan bir çok konu vardır. Ağca’nın verdiği bilgilerle çok sayıda Mit görevlisi suç ortağı olarak davaya dahil olmuştur. Fakat yapılan yargılamalar sonucunda çoğu beraat etmiş, çoğu kişi de bulunamadığı için konu mahkemelerden bir sonuç çıkmamıştır.

Davaların kapanmasından sonra birçok delil, şahit ve itirafçı ortaya çıkmasına rağmen zaman aşımı gerekçesi ile hiçbir işlem yapılmamış ve üstü kapatılmıştır.

Firari olan Ağca 1981 yılında Papa 2.Jean Paul’e suikast girişiminde bulunmuş fakat başarılı olamamıştır. İtalya’da yakalanan Ağca idam cezasına çarptırılmıştır. 13 haziran 2000 yılında Ağca çıkarılan af ile tahliye edilmiş ve uçak ile derhal Türkiye’ye getirilmiş ve Kartal ceza evine konulmuştur. Ağca, Abdi ipekçi davasından yargılanmayı zaman aşımından ötürü reddetmiştir. Yargılandığı başka bir gasp davasında Abdi İpekçi suikasti konusu açılınca ‘ben Abdi İpekçi’nin katili değilim, ben sadece aktörüm’ diye ifade verdiği tutanaklara geçmiştir.Çeşitli suçlardan 37 yıl hapis cezası alan Ağca, kanunlardaki değişiklikler ve indirimlerle 2010 senesinde tahliye edilmiştir.

Zaman aşımına uğrayan İpekçi davasının kapanmasından sonra, Ağca’nın Türkiye’ye gelmesi ile İstanbul 7.Ağır Ceza mahkemesinde tekrardan Yusuf Çelikkaya ve Yalçın Özbey’in sanık olduğu ‘taammüden adam öldürmek suçuna katılmak’tan 20 yıl cezalı yeni bir dava açılmıştır. Ağca bu davada tanık sıfatıyla yer almış fakat yeminli tanık olmayı reddetmiştir.

Ne yazık ki Türkiye tarihinin karanlık bir dönemi olan 1980 öncesi işlenen bu cinayet hiçbir zaman aydınlatılamamıştır. Ağca her defasında çeşitli isimler vermiş, çeşitli ifadeler vermiş, her zaman tutarsız konuşmalar yapmıştır.

Ülkenin en iyi gazetecilerinde biri olan Abdi İpekçi, ne olduğu belli olmayan bir suikast ile Türkiye tarihine yitik bir değer olarak yazılmıştır. Allah’tan rahmet dilemekten başka çaremiz kalmamıştır. Allah ülkemize bir daha böyle günler yaşatmasın…

 

 

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here