ABD ve I.Dünya Savaşı

0
131
I. Dünya savaşı, 28 Temmuz 1914 yılında başlayan ve 4 sene süren bir savaştır. Kısaca I. Dünya savaşına değinip ondan sonra ABD'nin bu savaştaki rolüne bakabiliriz.

ABD ve I.Dünya Savaşı

I. Dünya savaşı, 28 Temmuz 1914 yılında başlayan ve 4 sene süren bir savaştır. Kısaca I. Dünya savaşına değinip ondan sonra ABD’nin bu savaştaki rolüne bakabiliriz.

Dünya savaşı, hiç düşündünüz mü? Avrupa’da olan savaşa neden Dünya savaşı dendiğini.

Dünya savaşı denmesinin sebebi, sebebin ta kendisi zaten. Çünkü Avrupalı devletlerden; İngiltere ve Fransa dünyanın her yerinde sömürgecilik yapıyordu. Bunu gören Almanya ve İtalya’da sömürgeciliğe başlamıştı. Bu devletlerin dünyanın her yerinde sömürgeleri olduğu için ve bu sömürgeler de savaşa katıldığı için Dünya Savaşı denmiştir. Sömürgecilik, ham madde ve pazar yarışı mücadelesi, silahlanma, toprak planları ve milliyetçilik akımları I. Dünya savaşının başlıca sebeplerindendir. 28 Haziran 1914 yılında Avusturya-Macaristan prensinin Saraybosna’da bir Sırp milliyetçi tarafından öldürülmesi olayı fitili ateşlemeye yetmiştir.

⇒ İttifak Devletleri: Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu ve Bulgaristan

⇒ İtilaf Devletleri   : İngiltere, Fransa, Rusya, Japonya, ABD, Yunanistan, Romanya, Portekiz ve İtalya 

 Almanya’nın askeri güç olarak önünde duracak bir Avrupa ülkesi yoktu. Çünkü hem askeri açıdan hem silah açısından Almanya muazzam bir güce sahipti. Almanya’nın ilk hedefi Fransa’yı mağlup edip, İngiltere’yi savaşta tek başına bırakmaktı. Rusya’nın hedefi ise Avusturya-Macaristan İmparatorluğu idi. Fakat Almanya bunun farkında olduğu için en iyi komutanını Rusya savaştan çekilene dek bu cephede tuttu.

Almanya, savaşın ilk evrelerinde zor da olsa Belçika direnişini kırıp Paris yolunu açtı. Fakat Fransa, sömürgeler ve İngiltere’den aldığı yardım ile Almanya’nın hızını kesti. Batı cephesinde uzun süre mücadele veren Almanya, bu cephede bir ilerleme kaydedemeyince yüzünü Rusya cephesine çevirdi.Çünkü Rus cephesi kapanırsa oradaki kuvvetler Batı cephesine kaydırılabilirdi. 1917 yılında bunu başardılar ve Rusya savaştan çekildi. Almanya’da General Ludendorf’un başında bulunduğu buradaki kuvvetlerini Batı cephesine kaydırdı. Bu kuvvetler Batı cephesine kaydırılmasına rağmen İngiltere’nin Fransa’ya desteğinden ötürü fazla bir ilerleme kaydedemedi.

Batı cephesinde bu şekilde başarı sağlayamayacağını anlayan Almanya, hedefini İngiltere olarak değiştirdi. İngiltere’yi yenmenin tek yolu ise deniz yolu ile gelen yardımları kesmekti. Bunun için tarihin en büyük denizaltı filosu Atlantik denizine gönderildi.Bu filoya verilen emir; kim olursa olsun İngiltere’ye gelen tüm gemiler batırılacaktı. Buna ABD gemileri de dahildi.

1915 yılında Amerika’nın ‘Lucitiana’ gemisi Almanya tarafından batırıldı. Fakat ABD o tarihte değil de 1917 yılında bu batan gemiyi bahane ederek savaşa girmesi ilginçtir. ABD iki sene bekleyip izle ve gör ya da hangi tarafta olursam bu çıkarıma olur politikası izlediği kesindir. Aslında ABD’nin en büyük isteği savaşın uzun sürmesiydi. Çünkü savaş ne kadar uzun sürerse o kadar çok silah satışı yapabilirdi İtilaf Devletlerine. Yani ABD’nin o tarihte bile tek amacı silah satışı yapmaktı. Savaşın gidişatını gözlemleyen ABD, silah sattığı İtilaf devletlerinin  kaybetmeye başladığını görünce, sattığı silahlarının parasını alamama korkusu ile İtilaf devletlerinin yanında 1917 yılında savaşa dahil oldu. Yalnız ABD savaşa girmeden önce Wilson İlkeleri denen bir bildiri yayınlayarak savaş sonunda yapılacaklara dair 14 maddeden oluşan şartlarını dünyaya açıklamıştır.

Wilson İlkeleri maddeleri kısaca şu şekilde özetlenebilir:

➡ Devletler kendi aralarında gizli antlaşmalar yapmaya son verecektir.

➡ Ülkelerin gelişmelerini kısıtlayan ekonomik engellemeler kaldırılacak, tüm devletler arasında eşitlik sağlanacaktır.

➡ Ülkelerde silahsızlanma çalışmaları başlatılacaktır.

➡ Galip devletler, kaybeden devletlerden toprak ve savaş tazminatı almayacaktır.

➡ Devletlerin karasuları dışında kalan denizler serbest bölge olacaktır. 

➡ Devletler arasındaki anlaşmazlıkları barış yolu ile çözecek uluslar arası bir örgüt olarak Milletler Cemiyeti kurulacaktır.

➡ Boğazlar bütün ulusların ticaret gemilerine açık, milletler arası geçişlere serbest olacak ve bu serbestlik milletlerce kontrol altında tutulacaktır.

➡ Belçika ve Polonya bağımsızlığına kavuşturulacak, Macaristan ve Avusturya halkına muhtariyet altında gelişme imkanı sağlanacaktır.

➡ Romanya, Rusya, Belçika, Sırbistan, İtalya, Karadağ ve Romanya’nın sınırları yeniden belirlenecektir.

➡ Fransa, Rusya, Sırbistan, Romanya ve Karadağ’ın işgal altında olan toprakları derhal boşaltılacaktır.

➡ Osmanlı Devleti’nde Türklerin yoğunlukta olduğu bölgelerin egemenlikleri sağlanacak, diğer bölgelerdeki uluslara da kendi kendini yönetme hakkı tanınacaktır.

Wilson ilkeleri mantıklı ve insana önem veren hükümler taşıyordu. İttifak devletleri bu ilkeler doğrultusunda barış yapmaya hazır olduklarını duyurmuşlardır. İtilaf devletleri ise bu ilkelerin kendi amaç ve çıkarlarına ters düştüğünü gördüklerinden uygulamada bunu aşmayı başarmışlardır.

1917 yılında savaşa dahil olan ABD’nin tam askeri gücü ile katılım sağlaması 02 Şubat 1918 yılının ilk aylarını bulmuştu. ABD’nin ordusu sayı olarak çok fazla tanka sahipti. Almanya ABD’nin katılması ile çok güçlenen İtilaf devletleri güçlerine karşı ele geçirdiği yerlerde bir süre savunmada kaldı.

ABD ve İtilaf birlikleri Batı cephesinde Almanları yenilgiye uğratmıştır. Yunanistan’ın savaşa girmesi sonucunda Bulgaristan ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Balkanlarda zor duruma düşmüşlerdir. Avusturya-Macaristan da baş gösteren ekonomik ve siyasi olaylarda dolayı barış yapmaya yönelmiştir. Avusturya-Macaristan aynı zamanda Almanya’yı da  barış yapmaya kışkırtıyordu.

İngilizlerin aldıkları önlemlerle Almanların denizaltı savaşları da beklenen sonucu vermemişti.İttifak devletlerinin tüm cephelerde yenilgi alması üzerine ateşkes antlaşmaları imzalanmıştır.Eylül sonun da ise Alman hükumeti ulusların kendi geleceklerini kendilerinin belirtmesi ilkesini kabul ettiğini bildirdi. Barış yakın gözükmüyor ve cephelerde savaş devam ediyordu. İtalya cephesinde de İtilaf devletleri saldırıya geçmişler, Avusturya savunmasını yarmayı başarmışlar İtalyan orduları Avusturya topraklarında ilerlemeye başlamışlardı.

1918 yılında tüm cephelerde taarruza geçen İtilaf birlikleri Bulgar kuvvetlerini yenilgiye uğratmıştır. 30 Ekim 1918 yılında Osmanlı İmparatorluğu, 3 Kasım 1918 yılında ise Avusturya-Macaristan’ın ateşkes antlaşması yapmaları ile sonuçlandı. Almanya da da durum iç açıcı değildi. Siyasal grevler, Rus cephesinden gelen askerler Bolşevik düşüncelerle aşılanmış bulunuyorlar ve arkadaşlarını da etkiliyorlardı. Yine de ordular son ana kadar direndi.  Almanya 5 Ekimde ABD devletine Wilson ilkelerine göre barış yapılmasına hazır olduğunu bildirdi. 11 Kasım 1918 de ateşkes antlaşması imzalayan Almanya savaşa son verdi.

ABD, bu savaş neticesinde hiçbir toprak, tazminat talebinde bulunmadan ve barış antlaşmalarına da katılmadan tüm görüşmelerden çekilmiştir. Çünkü ABD bu savaş sonunda rekor seviyede yaptığı silah satışı ile ekonomisini dünyanın en iyi ekonomisi durumuna getirmiştir. Kötü durumda olan ABD ekonomisi bu savaş sonunda çok iyi duruma gelmiştir.

 

 

 

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here