29 Ekim’de Cumhuriyet İlan Edilir..

0
22

Ve o gün geldiğinde 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edilir.. Ömrü savaşlarla mücadelerle geçen bir savaşcının ödülü topluma sonsuza dek sürecek olan bir  armağan etmiştir..

Cumhuriyet, 29 Ekim 1923’te Meclis’te bulunan 158 milletvekilinin oylarıyla kabul edilir..Bu karardan 15 dakika sonra ise Cumhurbaşkanı seçimine geçilir ve M. Kemal 158 kişinin oylarıyla Cumhurbaşkanı seçilir..

29 Ekim günü parti grubunda görüşe sunulan tasarıda şunlar yer alıyordu:

1-Türkiye Devleti’nin hükûmet şekli cumhuriyettir.

2-Türkiye Devleti, Büyük Millet Meclisi tarafından yönetilir.

3-Türkiye Devleti, hükûmetin böldüğü idarî birimleri Bakanlar Kurulu aracılığıyla yönetir.

 

2 Şubat 1925’te, Hariciye Vekaleti’nce (Dışişleri Bakanlığı) düzenlenen bir kanun teklifinde 29 Ekim’in bayram olması önerilmiştir. Bu teklif Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelenmiş ve 18 Nisan’da karara bağlanmıştır. 19 Nisan’da ise teklif TBMM tarafından kabul edilmiştir. 628 sayılı bu kanun ile 29 Ekim, 1925’ten itibaren ülke içinde ve dış temsilciliklerde bayram olarak kutlanmaya başlamıştır. 

 

Atatürk ilan sonrasında şu önemli sözleri söylemiştir..

 

Efendiler, asırlardan beri, şarkta mağdur ve mazlum olan milletimiz; Türk Milleti, hakikatta meftur olduğu hasailden muarra telâkki ediliyordu.

Son senelerde milletimizin fiilen gösterdiği kabiliyet, istidat, idrak, kendi hakkında suizanda bulunanların ne kadar gafil ve ne kadar tetkikten uzak zevahirperest insanlar olduğunu pek güzel ispat etti. Milletimiz haiz olduğu evsaf ve liyakatini hükümetinin yeni ismiyle, cihanı medeniyete daha çok suhuletle izhara muvaffak olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti, cihanda işgal ettiği mevkie lâyık olduğunu aşariyle ispat edecektir.

Arkadaşlar, bu müesseseyi âliyeyi vücuda getiren Türk Milletinin son dört sene zarfında ihraz ettiği zafer, bundan sonra da birkaç misli olmak üzere tecelliyatını gösterecektir. Acizleri mazhar olduğum bu emniyet ve itimada kesbî liyakat etmek için pek mühim gördüğüm bir noktadaki ihtiyacı arz etmek mecburiyetindeyim. O ihtiyaç heyeti aliyenizin şahsım hakkındaki teveccüh ve itimadının ve müzaharetinin devamıdır, ancak bu sayede ve Allanın inayetiyle şahsıma tevcih buyurduğunuz ve buyuracağınız vezaifi hüsnü ifaya muvaffak olabileceğimi ümidederim.

Günümüz Türkçesi ile açıklarsak …

Filhakika Hakimiyeti milliye esasının tabiî ve tam bir şekilde tahakkuku ancak cumhurî idare ile mümkündür, zira Cumhuriyette bütün hakimiyet, daha doğrusu hâkimiyeti meydana getiren bütün kuvvetler (teşriî, icraî ve adlî) milletin elindedir. Ve millet bu kuvvetleri istimal edecek organları intihap eder”

“Atatürk, hâkimiyet tabirini istimal ederken onu hudutsuz ve en üstün bir kuvvet ve kudret olarak kabul etmiş ve TBMM’ini, milletin yegâne temsilcisi olarak bu üstün kuvvet ve kudretle mücehhez cumhuriyet rejimini ikame edebilmek maksadiyle tek çare olarak görmüştür”

Büyük Atatürk, Hâkimiyeti Milliye, esasını işlemekle ve onu yeni Türk Devletinin temel taşı yapmakla, yeni devletin devlet ve hükümet şeklini de tayin ve tesbit etmiş oluyordu. Cumhuriyet rejiminin tohumunu atmıştır.. Ve böylelikle  cumhuriyetin kurulması ile halk idaresi gerçekleşmiştir. Halk aciz olmaktan kurtulmuş, kendi kendini idare edecekleri seçmeye hazırlanan efendi konuma geçmiştir ..

Türkiye’de Cumhuriyet, demokratik rejime yönelik demokratik Cumhuriyet olmuştur. Türkiye’de Cumhuriyet batılı anlamda modern devlet şekli olarak gelişip, Türkiye’de Cumhuriyet, ırk, din, dil ve cinsiyet farkı gözetmeksizin, bütün vatandaşların paylaştıkları ve yararlandıkları siyasî rejimin adı olmuştur.

Günümüz’de Cumhuriyetin önemi herzaman ön plandadır ve değeri daha çok anlaşılmaktadır…Ve diğer ülkelerede örnek olmaya devam eder..Allahın vermiş olduğu bu özel kişi olan Mustafa Kemal Atatürk’e sonsuz şükranlarımızı sunarız..

 

 

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here