2001 Türkiye Ekonomik Krizi: Kara Çarşamba

0

Türkiye ekonomisi 2001 yılının 21 Şubat’ında Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir krize girmiştir. Krizin en büyük belirtisi iki gün önce MGK’da (Milli Güvenlik Kurulu) dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e anayasa kitapçığını fırlatması oldu. Bu siyasi krizin ardından piyasalar altüst oldu. Borsa yüzde 15 gibi tarihi bir düşüş yaşarken, 21 Şubat’ta gecelik faiz yüzde 7 bin 500’e kadar yükseldi. Merkez Bankası’ndan yaklaşık 7.6 milyar dolarlık döviz çıkışı oldu. Ziraat ve Halk Bankası, tarihlerinde ilk defa 3 milyar dolar açık verdi. Piyasalar kontrol edilemeyince o dönemde DSP-MHP-ANAP’tan oluşan koalisyon hükümeti sabit kur rejiminden dalgalı kur rejimine geçme kararı aldı. Bu kararın ardından dolar 690 bin liradan 900 bine yükseldi. Nisan ayında dolar 1 milyon 161 bine kadar tırmandı. Türk Lirası değer kaybettikçe sermaye kaçışı hızlandı. Bu da birbirini tetikleyen bir süreç olduğu için kriz daha da derinleşti.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük ekonomik krizi olması dolayısıyla bu kriz tarihe ‘Kara Çarşamba’ olarak geçmiştir.

Kriz Öncesi Ekonomik Durum

O dönemde yaşanan siyasi istikrarsızlık 2001 krizinin en büyük nedenlerindendir. Yurtiçi sermaye çıkışı da krizin diğer bir nedenini oluşturdu. Piyasanın kontrol edilememesi yatırımcılarda güven kaybı ve panik oluşturdu. Kasım 2000 ile Eylül 2001 tarihleri arasında ülkeden ciddi sermaye çıkışları oldu. Artan sermaye çıkışı Türkiye genelinde bütçe açıklarının finanse edilememesi ve şirketlerin batmasıyla sonuçlandı. Şirketlerin batması aynı zamanda ülkede milyonlarca kişinin işsiz kalmasına sebep oldu. İşsizliğin tavan yaptığı ekonomide esnaflar kepenk kapatarak protestolar yapmaya başladı. Akıllarda kalan bu protestolardan en önemlisi hatta krizin simgesi, bir esnafın dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e yazarkasa fırlatmasıydı.

Bu istikrarsızlık döneminde faiz oranlarının sürekli artış trendinde olması krizin bir başka nedenidir. 1999 Marmara Depremi’nin ülkenin ekonomisine vurmuş olduğu ciddi darbe de unutulmamalıdır.

1994 Türkiye Finansal Krizi

1980’lerin sonuna doğru ‘döviz kurunu düşük tutarak enflasyonu düşürme politikası’ sermaye hareketlerinin serbestleşmesiyle birlikte hız kazanmış, bütçe açıkları kısa vadeli yabancı sermaye ile kapatılmaya çalışılmıştır. Kısa vadeli borçların ödenmesi ise iç borçlanmayla sağlandığı için bu da faiz oranlarının yükselmesine neden olmuştur. Aynı dönemde çıkan Körfez Krizi ve Ortadoğu’daki siyasi karışıklıklar dış pazarımızın daralmasına neden olmuştur. Aynı dönemde hükümet ‘yüksek ücret’ politikası uyguladığı için iç ve dış tüketim (ithalat) artarken ihracat azalmış bu da bütçe açığına neden olmuştur. Bu duruma siyasi istikrarsızlık da eklenince hükümet devalüasyon (hükümet kararıyla yerli paranın yabancı para karşısında değerinin düşürülmesi) kararı almış bu şekilde kriz ortaya çıkmıştır.

Kara Çarşamba 1999 Gölcük Depremi

17 Ağustos 1999’da yerel saatle 03:02’de merkez üssü Gölcük olan 7.6 şiddetinde bir deprem olmuştur.  45 saniye süren Gölcük depremi sadece Kocaelinde değil, Ankara’dan İzmir’e kadar geniş bir bölgede ve Marmara’da hissedildi. Resmi bilgilere göre 18.373 kişi hayatını kaybetti, 23.781 kişi yaralandı, 505 kişi sakat kaldı, 285.211 ev, 42.902 işyerinde ekonomik hasar meydana geldi. Bu dönemde ülkemizde Milli Yas ilan edilmiştir. Depremin Türkiye’nin sanayi bölgesi olan Marmara bölgesinde gerçekleşmesi Türk ekonomisini bir hayli zora sokmuştur.

2000 Türkiye Finansal Krizi

2000 krizi bankaların nakit bulamamasındaki sıkıntıdan dolayı patlak vermiştir. Bankalar ihtiyaçları olan nakdi bulmak ve döviz rezervlerindeki açığı kapatmak için döviz talebini artırdığı sırada bankacılık kanununda yaşanan değişiklikler bankaları bu konuda acele davranmaya sevk etmiş bu da faiz oranlarının suni bir şekilde birden artmasına neden olmuştur. Portföyünde fazla miktarda hazine bonosu bulunan bankalar bunları bir anda nakde çevirmeye çalışınca zararla karşılaşmış ve bazı bankaların TMSF’ye (Tasarruf Mevduatı ve Sigorta Fonu) devri gündeme gelmiş bunun sonucunda bankalar arası borç verme faizi bir anda yükselmiştir. Bankalar daha yüksek faizle borç bulmaya ve hazine bonolarını düşük fiyattan satmaya razı oldu. Bu da finansal krizin çıkmasına nedem olmuştur.

Şubat 2001 Türkiye Finansal Krizi

2000 de yaşanan finansal kriz, cari açık, ekonomik ve siyasi istikrarsızlık ve işsizliğin artması krizin zaten kısa bir zaman sonra geleceğinin sinyallerini vermiştir. Cumhurbaşkanı A.Necdet Sezer ile Başbakan Bülent Ecevit’in arasında yaşanan kitapçık krizi de ekonomik krizin sembolü olmuştur. Kriz sonrasında devalüasyon yapılmış, faizler tavan yapmış ve işsizlik had safhaya ulaşmıştır. Nitekim işsizlik oranı %10.9’a çıkmıştır. Bu da yaklaşık 1.5 milyon kişinin işsiz olduğu anlamına gelmektedir. 10 adet banka iflas etti, Milli Gelir %25 azaldı. Borsa düştü ve gecelik faziler tavan yaptı. 15 bin şirket iflas etti. Yapılan genel seçimle halk bir nevi faturayı meclisteki partilere kesmiştir. Ekonomik kriz ülkeyi siyasi ve sosyolojik buhrana sürüklemiş IMF’den borçlanılıp Avrupa’ya siyasi tavizler verilmeye başlanılmıştır.

Krizin Çözümü İçin Atılan Adımlar

Kriz döneminde hükümet ekonomik önlemlerin kurumsal bir şekilde alınabilmesi için dönemin Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Kemal Derviş’e görev verdi. Sabit döviz kuru uygulamasından dalgalı kura geçildi. Ekonomik istikrara ve rekabet gücüne kavuşabilmek için kurumsal ve yapısal düzenlemelere öncelik verilmiştir. Mali disiplin ve sıkı para politikasına önem verilmiştir. Nisan 2001’de TCMB Kanunu’nda yapılan değişiklikle Merkez Bankasının hükümete karşı özerkliği sağlanmış, kamu kesimine kredi açmasına son verilmiştir. Bankaların temel amacının fiyat istikrarı olduğu belirlenmiştir. TMSF’deki bankaların sorunlarının en kısa sürede çözümlenmesi hedeflenmiştir. 2004 yılında banka mevduatlarına verilen sınırsız güvence kaldırıldı. Bütçede gelir gider birliğinin disiplinin sağlanması hedeflendi. Bunun yanı sıra maliye politikasında, para politikasında ve ödemeler bilançosu politikasında değişiklikler yapılmıştır.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here