12 Eylül’ün İlk Yolcuları

0

NECDET ADALI:

12 Eylül’de darbeci generallerin iktidarı ele geçirmeleriyle birlikte, Türkiye’nin dört bir köşesinde devrimci avı başlatıldı. On binlerce insan gözaltına alındı, binlercesi tutuklandı, hapishanelere doldurdu, idam edildi, işkence sonucu öldü. Henüz 19 yaşında genç bir devrimci olan Necdet Adalı, 1977 yılında tutuklanmış ve idamla yargılanmaya başlanmıştı. Adalı, 12 Eylül darbecilerinin idam ettiği ilk kişi oldu.

Kurtuluş örgütü üyesi olan Necdet Adalı, bir kahvehanenin taranması olayına karıştığı gerekçesiyle 1977 yılında hapishaneye atıldı. Adalı, o dönemde Yıldırım Beyazıt Lisesi’nde öğrenciydi. Ankara’nın İsmetpaşa Semti’nde bulunan kahvehanein taranmasıyla, içeride bulunan kişilerden ikisi öldü. Ölenlerin MİT mensubu olduğu iddia edildi.

Necdet Adalı bu olaydan kısa bir süre sonra yakalandı ve kahvehanenin taranmasından sorumlu tutuldu. İdam talebiyle yargılanmaya başlandı. Kararlı bir devrimci olan Adalı, yargılama süreci boyunca düşüncelerinden taviz vermeyen bir tablo çizdi. Ancak kahvehane olayıyla bir ilgisinin bulunmadığının altını ısrarla çizdi.

Dava devam ederken 12 Eylül darbesi gerçekleşti. Bu defa Adalı’nın davası askeri mahkemede görülmeye başlandı. Hakim Albay Hamdi Sevinç, Adalı’nın doğruyu söylediğine inanıyor ve Adalı’nın idamına ilişkin karara şerh koyuyordu. Ancak darbeciler halka gözdağı vermek için Adalı’yı idam etmeye kararlıydılar. Hakkında tek bir kanıt, tek bir gördü tanığı olmamasına rağmen Adalı idama mahkûm edildi. Bunun üzerine Albay Hamdi Sevinç istifa etti.

Necdet Adalı, idam edileceği günü metanetle bekledi. Ölmeden birkaç gün önce ailesine son bir mektup yazdı: “Sevgili anneciğim ve babacığım, sizleri ve ezilen halklar adına mücadeleyi, erken bırakmak zorunda kaldığım için üzgünüm, ama bundan ve içinde bulunduğum durumdan dolayı hiçbir zaman pişmanlık duymadan ve şu kısa yaşamım içerisinde hiçbir şahsi çıkar gözetmeden ezilen halklar adına verilen mücadelede yerimi almaya çalıştım ve bundan dolayı gurur duyuyorum. Hakim sınıfların göstermek istediği gibi bizler hiçbir zaman savunmasız insanlara karşı katliam girişiminde bulunmadık.

Fakat onların bizi böyle göstermeleri ve faşistlerle bizi aynı kefeye koyarak cezalandırmaları, bizim nezrimizde ezilen halkların mücadelesine yapılan bir saldırıdır.

Anneciğim ve babacığım; sizlere kısaca bahsettiğim gibi hiçbir pişmanlık duymuyorum. Sizlerin de ezilen halklar uğruna verilen mücadelede katledilişimden dolayı üzülmemenizi ve bundan gurur duymanızı bekliyorum”.

Yıllar sonra Adalı’nın davası yeniden ele alındı ve onun olayla ilgisinin bulunmadığı ispat edildi.

12 Eylül’ün darbecileri Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya, 2012’de başlayan dava sürecinin sonunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldılar.

 

MUSTAFA PEHLİVANOĞLU:

Ankara’nın Balgat semtinde oturuyor olup 22 yaşındaydı. Ülkücülük suçundan ceza evine girmiş ve idam cezasına mahkum edilmişti. Mamak askeri Cezaevi’nde yatarken bir fırsatını bularak kaçmayı başardıysa da kısa bir müddet sonra tekrar yakalandı. 12 eylül cuntası tarafından, idam edilmesi için verilen emir, 7 Ekim 1980 tarihinde Ankara merkez kapalı Cezaevi’nde yerine getirildi ve sabahın erken saatlerinde asılmak suretiyle şehit edildi. Cenazesi, Ankara Karşıyaka Mezarlığına defnedildi.
İdam kararını veren Sıkıyönetim Mahkemesi Hakimi Ali Fahir Kayacan, daha sonra anlattığı anılarında, Mustafa Pehlivanoğlu’nun asılan solcu Necdet Adalı’ya denge olsun diye idam edildiğini belirtti. Ailesi, idamı ancak infazdan 3 gün sonra çocuklarını ziyarete geldiklerinde öğrenebildi.
Mektup:
Sevgili anneciğim ve babacığım, sizler beni bu yasa kadar büyüttünüz ve yetiştirdiniz. Benim sizlere karşı işlemiş olduğum hataları ve suçlarımı affedin. Hakkınızı helal edin. Ben sizlerin bir evladınız olarak, bugüne kadar Cenab-ı hakkin ve onun resulünün, yüce peygamberimizin yolundan ayrılmadım. Alın yazımız böyle yazılmış. Kader ne ise onu çekeceğiz. Ben de kardeşim Haydar gibi bir an önce
Allah’ın huzuruna çıkacağım. Eğer benim günahım varsa Cenab-ı Allah’ın huzurunda çekmeye hazırım. Yok, bir yanlışlık sonucu ölümüme karar verenler, idam edenler Allah’tan bulsunlar. Şunu hiç bir zaman unutmasınlar ki, Mustafa’lar ölür, Allah davası ölmez, milliyetçilik yaşar. Kellemi verdiğim bu yolun zaferi yakındır.. Zafer her zaman

Allah’a inananlarındır.

Bunun için hiç üzülmeyin. Cenazemin arkasından ağlamayın, günahtır. Sizden ricam ağlamayın. anne, sizlerle helalleşmek isterdim, fakat olmadı. Hakkım varsa, hepinize helal olsun, siz de helal edin.

Son olarak, abime, yengeme, yeğenime, bacıma selam eder, haklarını helal etmelerini dilerim. Nişanlıma da selam eder, Cenab-ı Allah’ın mutlu bir yuva kurması için ona yardımcı olmasını dilerim.

Oğlunuz Mustafa

7 Ekim 1980

Son olarak;
12 Eylül cuntasının yaptıkları hem sağdan asmak hem soldan asmak deyimi cuntacıların ne kadar kan içmek için geldikleri ve darbeyi ülkenin refahını ve huzurunu düşündüğü için değil sırf dış güçlerin yerli köpekleri için yapmışlardır. Ki zaten ülkenin huzuru darbe ile olmazdı olamazda .12 Eylül cuntasının başı Kenan Evren’in ateşi bol olsun.

 

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here