10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü

0
13

Ruh sağlığı nedir? Öncelikle onu açıklığa kavuşturalım;

Ruh sağlığı, anne karnında başlayıp tüm yaşam boyu süren; öğrenme, iletişim, düşünce, özgüven, duygusal gelişimi içeren, bedenen de iyi olabilmek ve sağlıklı yaşam için gerekli olan çok geniş ve çok önemli bir kavramdır. Kişinin ruh sağlığının yerinde olması, ev, iş, okul, bireysel ilişkiler, toplumsal ilişkiler, ikili ilişkiler ve aile ilişkilerinde denge, uyum ve doyum sağlayabilmesi anlamına gelir.

Ruh sağlığı yerinde olan kişi, başta kendini olmak üzere, insanları ve hayatı sever. Olaylara ve kişilere sevgiyle, anlayışla, pozitif ve objektif olarak bakar. Mutludur, verimlidir, sabırlıdır. Çevresine iyi bir enerji vermekle birlikte çevresine yararlı insandır.

Dünya Ruh Sağlığı Günü de, Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu‘nca 1992 yılından bu yana ruh sağlığına ve ruhsal hastalıklarına dikkat çekmek amacıyla kutlanan bir gündür.

Dünya çapında her yıl belirlenen temaya göre ruh sağlığı ve hastalıkları konusunda çeşitli farkındalık faaliyetleri yürütülmektedir. 2017 yılının teması ise ‘iş yerinde ruh sağlığı‘dır.

Psikanaliz kurucusu Freuda göre ruh sağlığının ölçütünün ‘çalışmak ve sevmek’ olduğunu da göz önünde bulundurursak, oldukça güzel bir tema seçildiğini söyleyebiliriz.

Bir düşünelim? Kaçımız iş yerinde mutluyuz?

Kaçımız hayalimizdeki işi yapıyoruz?

Kaç kişi, hak ettiğini düşündüğü pozisyonda çalışıyor ve kaç kişi tatmin edici bir maaş alıyor?

Kaç kişinin üstlerinin ego savaşına çarpıp geri çekilmiyor?

Bunların hepsi yerine getirildi diyelim; kaç kişinin işi evine yakın ve işine stressiz, trafiksiz, güle oynaya, mutlu gidiyor acaba?

Pazartesi sendromuna yakalanmayan, iş mesai saatinin nasıl da çabuk geçtiğini düşünmeyen, iş çıkışında sosyal aktivite için gerekli enerjisi, vakti ve parası olan kaç kişi vardır dersiniz?

Bitmedi bir de mobing var. İş yerindeki kaçınılmaz, sözlü, yazılı, kıdemli, bakışlı tacizler, imalar var.

Peki iş yerinde strese, haksızlığa, yorgunluğa, tatminsizliğe uğrayan, uyum ve doyum sıkıntısı yaşayan insanlar, trafikte birbirlerine, evde ailelerine, eşlerine, sevgililerine ve arkadaşlarına karşı ne kadar sevgi dolu ve verimli olabilirler acaba?

Bu çerçevede düşünülünce ruh sağlığı yerinde olan çok kişi yoktur herhalde.

Stefano D’Anna, ‘Dünya böyle, çünkü sen böylesin’ diyor.

Öyleyse kendimizden başlayalım düzeni bozup, dünyayı düzeltmeye;

Mutluluğun, bir gülümseyişle başlayıp; içimizde hiç sönmeyen o umudum ışığıyla büyüyerek coştuğunu unutmayalım. Ruh sağlığımız yerinde olduğu kadar mutlu, başarılı, verimli olduğumuzu, vücut sağlığımızın ruh sağlığımıza bağlı olduğunu, ruhumuz kadar sevip sevildiğimizi es geçmeyelim. Ruhun enerjisi bulaşıcıdır; gülümsemek de öyle. Gülümseyip, ruhumuzu iyilikle beslersek, birbirimizin ruhlarını sararsak, önce kendi dünyamız, sonra da gerçek dünya değişir…

Ruhunuza iyi bakın…

[poll id=”2″]

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here